3. Ceza Dairesi 2023/28 E. , 2023/1600 K. "" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/688 SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 19.07.2019 tarihli ve 2019/1474 Esas, 2019/5051 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2…
**3. Ceza Dairesi 2023/28 E. , 2023/1600 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/688 SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 19.07.2019 tarihli ve 2019/1474 Esas, 2019/5051 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2022 tarihli ve KD-2022/162107 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ 06.05.2022 tarihli dilekçenin incelenmesinde; İşlenen suç ne kadar ağır olursa olsun, failin cezalandırılması adil bir yargılama sonunda, suçun hukuka uygun delillerle ispatına bağlıdır. Bu ispat, Yargıtay CGK'nın ve Ceza Dairelerinin bir çok kararında ver verdiği üzere; "Ceza hukukunun genel prensiplerinden olan şüpheden sanık yargılanır ilkesi uyarınca bir suçtan cezalandırılmanın temel koşulunu, suçun kuşkuya yer verilemeyeceği şekilde ispat edilmesine zbağlı olduğunu, kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddiaların sanık(ların) aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, yine ceza mahkumiyetinin yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşan olası kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanması ve bu ispatın hiçbir. kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olması gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayalı olarak sanığın cezalandırılmasının ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına geleceği, bu durumda ceza yargılamasında mahkumiyetin büyük veya küçük olasılığa değil her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmasının şart olduğu, adli hataların önüne geçebilmenin de başka bir yolu olmadığı” şeklinde ifade edilmiştir. Yargıtay 16. ( Kapatılan) ve 3. Ceza Dairesi de pek çok kararında bu ilke doğrultusunda hareket etmiştir.