6. Hukuk Dairesi 2011/11341 E. , 2011/15559 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 3 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm dav…
**6. Hukuk Dairesi 2011/11341 E. , 2011/15559 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 3 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Tebligat Kanunun 11.maddesine göre, Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. Tebligat yasasının 16.maddesine göre ise kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. Buna göre kişinin geçici olarak tatil, misafirlik gibi sebeplerle bulunduğu yerde ancak kabulü halinde bizzat kendisine tebligat yapılabilir. Bu gibi durumda Teb. K.'nun 16 ve Tebligat tüzüğünün 22. maddesi gereğince aynı konutta oturduğundan bahisle orada bulunan şahıslara yapılacak olan tebligat geçersizdir. Somut olayda, davalı ...'ya dava dilekçesi ve duruşma günü tebliği için 17.07.2006 tarihinde adresine çıkartılan tebligat, kayın babası ...'nın beyanına göre “... ... ... ... ... Almanya” adresinde ikamet ettiğinden, bahisle bila tebliğ iade edilmiştir. Mahkemece belirtilen yurt dışı adresine tebligat çıkarılması gerekirken, 07.11.2007 tarihinde ilk tebligatın yapıldığı adrese yeniden tebligat çıkartılmış, bu kez tebligat muhatap komşuya gittiğinden bahisle aynı konutta oturan kayın babası ... imzasına tebliğ edilmiştir. Dosya içerisinde davalının Türkiye'ye dönüş yaptığına dair kayıt bulunmadığı gibi mernis adresi de, yurt dışı adresidir. 07.11.2011 tarihli tebligatta davalının aynı konutta birlikte oturduğundan bahisle kayın babasına tebligat yapılmış ise de, tebligat yapılan kişinin davalı ile aynı konutta sürekli oturduğu hususu tebligat parçasına yazılmadığı gibi, sonrasındaki yapılan tebligatlar ise yine yurt dışında ikamet ettiğinden bahisle kabul edilmemiştir. Bu durumda usulünce taraf teşkili yapıldığı söylenemez. Mahkemece hüküm adı geçen davalının adresine Teb.K. 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise öncesinde geçerli bir tebligatın olmaması nedeni ile Teb. K. 35. maddesine göre yapılan tebligatlarda geçerli değildir. Buna göre, mahkemece usulünce taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.