2. Hukuk Dairesi 2016/15059 E. , 2018/4614 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından; nafakalar ve davacı kadının alacak davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri e
**2. Hukuk Dairesi 2016/15059 E. , 2018/4614 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından; nafakalar ve davacı kadının alacak davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Mahkemece, dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylar, evlilik birliği temelinden sarsıldığı gerekçesiyle kusur belirlemesinde dikkate alınmıştır. Dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylar kusur belirlemesinde esas alınmaz ve taraflara bu olaylar kusur olarak izafe edilemez. Bu sebeple dava dosyasında, erkeğin ve kadının boşanmaya gerektirir kusuru kanıtlanmamış ve Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumu gerçekleşmemiştir. Davanın reddi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. 2-Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b)Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. "İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır (HMK m.141)". Davacı kadın dava dilekçesi ile yoksulluk nafakası ve alacak talebinde bulunmamış, yasal süresinden sonra yoksulluk nafakası ve alacak talebinde bulunmuş, davalı tarafın ise bu talep açık muvafakat olmamıştır. Bu talep, iddianın genişletilmesi niteliğindedir. Davacı tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır. Kadının TMK 174/1. maddesi kapsamında olmayan alacak talebi yönünden, sonradan harcın yatırılmış olması bu davayı usulüne uygun açılmış bir dava haline getirmeyecektir. O halde, davacının yoksulluk nafakası ve alacak talebi hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilecek yerde yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.04.2018(Prş.)