Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3170 E. , 2024/4647 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3170 Karar No : 2024/4647 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmit Belediye Başkanlığında 5393 sayı…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3170 E. , 2024/4647 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3170 Karar No : 2024/4647 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmit Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli personel statüsünde eğitmen olarak görev yapan davacının, işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşıldığından bahisle, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının eğitmen kadro karşılığı sözleşme yapılmadan önce anılan belediyenin iştiraki olan ... A.Ş. bünyesinde hizmet alımı yoluyla veri giriş ve raporlama personeli ve sekreter olarak çalıştığı, 375 sayılı KHK'nın Geçici 23. maddesi gereğince daimi işçi statüsüne geçiş yaptığı ve sekreter olarak çalışmaya devam ettiği, 01/03/2019 tarihinde eğitmen kadro karşılığı sözleşmeli personel statüsüne geçmiş ise de, yine sekreter olarak çalışmaya devam ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; uzun süreli olarak anılan belediye ve belediye iştiraki şirkette çalışan davacının eğitmen kadrosundan çıkartılıp fiilen çalıştığı görevleri ve mezuniyet durumu dikkate alınarak işlem tesis edilmesi gerekirken, eğitmen kardosunda görev yapmak için "Fakültelerin, yüksekokulların, meslek veya teknik liselerin ilgili bölümlerinden mezun olmak" şartını sağlamadığından ve işe alınma açısından gerekli olan niteliği taşımadığının sonradan anlaşıldığından bahisle davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, mahrum kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 27/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İçişleri Bakanlığı Teftiş Raporunda, “bazı sözleşmeli personelin alındıkları kadro ile ilgisi olmayan birimlerde ve işlerde istihdam edildiği görülmüştür. Kanun koyucu, uzmanlık ve teknik bilgi gerektiren kadrolarda çalıştırılmak üzere, sözleşmeli personel istihdamına olanak sağlamıştır. Bu kişilerin uzmanlık alanları ile hiçbir ilgisi olmayan işlerde çalıştırılmaları Kanunla bağdaşmamaktadır.” tespiti yapıldığı, bu sebeple, sözleşme kadro ünvanı ile ilgisi olmayan işlerde çalışan kişilerin sözleşmelerinin yenilenmediği, belediyenin bir önceki döneminde, işçi statüsünde çalışan, büyük çoğunluğu büro personeli, şöfor, sekreter, fotoğrafçı gibi elemanlardan oluşan pek çok personel, bu yönde hiçbir ihtiyaç yokken, belediyenin zararına olacak şekilde, dönemin Belediye Başkanının ifadesiyle, rica üzerine, vefa duygusu ile, koruyup, kollamak ve güvence altına almak amacıyla, yerel seçimlere çok az kala 5393 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 3. fıkrasında sayılan teknik ve uzmanlık gerektiren kadrolar üzerinden sözleşmeli personel statüsüne geçirildiği, haksız maaş ödemeleri ve niteliksiz kişilerin sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesi sebebiyle, belediyenin yıllık yaklaşık 2,5 milyon lira zarar ettiği, bu kişilerin fiilen büro personeli vs gibi niteliksiz görevler yaptıkları halde, nitelikli kadrolara atanmaları nedeniyle yüksek maaş ödendiği, davacının D düzeyinde KPDS veya dengi belgesinin bulunup bulunmadığının sorulması gerektiğinden kararın eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, sözleşmeli personellikten memur kadrosuna geçtiği, kadrolu memur olarak çalıştığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : İzmit Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesine istinaden sözleşmeli personel statüsünde eğitmen olarak görev yapan davacının hizmet sözleşmesinin, öğrenim şartını taşımadığından bahisle, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yenilenmeyeceği bildirilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından, hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin İzmit Belediye Başkanlığının 30/12/2019 tarih ve 2971 sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin 3. fıkrasında; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..." hükmüne yer verilmiş; 5. fıkrasında; 3. ve 4. fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personel hakkında, bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda, vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendinde ise; sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali ve istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği hükme bağlanmıştır. 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilen ve 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esasların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtildikten sonra, 22/11/2010 tarih ve 2010/1169 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 15. maddesinde; bu Esaslara eklenen Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir (4) sayılı Cetvelde belirtilenler dışında sözleşmeli personel pozisyonları kullanılamayacağı ve talepte bulunulamayacağı, kurumların, söz konusu Cetvelde belirlenen asgari niteliklere, hizmetin gereği ilave nitelikler belirleyebilecekleri kurala bağlanmış; Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları İle Asgari Nitelikleri Gösterir 4 Sayılı Cetvelin "Eğitici" ünvanına ilişkin kısmında da; "Yükseköğretim kurumlarının en az lisans düzeyinde veya Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi ve dengi okul mezunu olmak, alanıyla ilgili literatürü takip edebilecek düzeyde yabancı dil bilmek" düzenlemesine yer verilmiştir. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin (a) bendinde ise; "İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması" halinde, personelin sözleşmesinin tek taraflı feshedileceği düzenlenmiştir. Aynı düzenleme, davacının İzmit Belediye Başkanlığı ile imzalandığı hizmet sözleşmesinin 14. maddesinin (a) bendinde de yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların ekinde yer alan 4 sayılı Cetvelde, eğitici (eğitmen) ünvanı için aranan asgari nitelik "Yükseköğretim kurumlarının en az lisans düzeyinde veya Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi ve dengi okul mezunu olmak, alanıyla ilgili literatürü takip edebilecek düzeyde yabancı dil bilmek" şeklinde belirlenmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, 16/06/2000 tarihinde İzmit İmam Hatip Lisesinden, 05/06/2006 tarihinde Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İktisadi ve İdari Programlar Bölümünün iki yıl süreli Halkla İlişkiler Programından mezun olduğu, öğrenim yönünden "Yükseköğretim kurumlarının en az lisans düzeyinde veya Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi ve dengi okul mezunu olmak" koşulu ile dil yönünden "alanıyla ilgili literatürü takip edebilecek düzeyde yabancı dil bilmek" koşulunu taşıdığı yönünde dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim davalı idare de, gerek istinaf başvuru dilekçesinde, gerekse temyiz dilekçesinde; davacının bu koşulu taşıyıp taşımadığı yönünden değerlendirme yapılmadan karar verildiğini ileri sürmektedir. Bu durumda; davacının, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda "eğitici" ünvanı için aranan "Yükseköğretim kurumlarının en az lisans düzeyinde veya Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi ve dengi okul mezunu olmak" ve "alanıyla ilgili literatürü takip edebilecek düzeyde yabancı dil bilmek" koşullarını taşıyıp taşımadığı araştırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 27/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, mahrum kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 27/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/11/2024 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava dosyasının incelenmesinden; İzmit Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin 3. fıkrasına istinaden 657 sayılı Kanunun 4/B kapsamında tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde eğitmen olarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihinde sona eren sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin İzmit Belediye Başkanlığının 31/12/2019 tarihli işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince; ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmesi üzerine, yargı kararının uygulanması amacıyla davacı ile 2020 yılı için sözleşme imzalandığı ve davacının sözleşmeli statüde çalışmaya devam ettiği, bilahare 26/01/2023 tarih ve 32085 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan; 7433 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 sayılı Kanun Hükmünde kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi uyarınca, 2023 yılı itibarıyla 657 sayılı kanunun 4/A maddesi kapsamında kadrolu memur statüsüne geçtiği anlaşılmaktadır. 7433 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen Geçici 48. maddesinin (b) bendinde; il özel idaresi, belediye veya bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinde 5393 sayılı Kanunun 49 ncu maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde 28/11/2022 tarihi itibarıyla çalışmakta olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmesi devam eden ve 48 nci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, sözleşmeli personel olarak çalıştırılmalarına esas alınan memur kadrolarına, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde kurumlarınca atanırlar” hükmüne yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararlarında, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, "insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet" şeklinde tanımlanmıştır. Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında sayılan hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi "hukuki güvenlik ilkesi"dir. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Diğer bir ifadeyle hukuki güvenlik ilkesi, kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri anlamına gelirken, "idari istikrar ilkesi" ise, bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesini ifade etmektedir. Anayasanın 138. ve 2577 sayılı Yasanın 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk ise de; iptal edilen işlemle eğer subjektif kazanımlar söz konusu ise, bu subjektif etki ve sonuçların korunması da yukarıda değinildiği üzere hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerinin bir sonucudur. Uyuşmazlık konusu olayda ise, davacının 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin yargı kararıyla iptali sonucunda, idarece anılan yargı kararı üzerine davacı ile 2020 yılı için idarece sözleşme imzalandığı ve 2023 yılına kadar davacının, 657 sayılı Kanunun 4/B kapsamında çalışmaya devam ettiği açık olup, sözleşme yenilenmek suretiyle çalışmaya devamı sağlanmış ve 2023 yılında çıkarılan 7433 sayılı Kanun ile getirilen imkandan yararlanarak 4/B statüsünden 4/A statüsüne atanmak suretiyle, bu statü gereği kişisel kazanım elde etmiştir. Bakılan davada, her ne kadar, davacının işe giriş şartlarından birini taşımadığı gerekçesiyle sözleşmesi feshedilmiş ise de 7433 sayılı Kanunla getirilen düzenlemede; 657 sayılı Kanunun 48 nci maddesinde belirtilen genel şartları taşıyanların kadroya geçmeleri imkanı getirildiğinden, sözleşmeli personel için işe girişte aranan şartların, 4/A statüsüne geçişte aranmadığı görülmektedir. Bu itibarla, davanın reddedilmesi halinde davacının, yargı kararının uygulanması kapsamında elde ettiği yeni hukuki statüyü ve sübjektif kazanımı ortadan kaldıracak şekilde bir sonuç doğuracağı, başka bir ifadeyle 4/B statüsünden 4/A statüsüne geçme şartı olan; 28/11/2022 tarihi itibarıyla sözleşmeli olarak çalışıyor olmak ve sözkonusu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla sözleşmesi devam ediyor olmak şartını ortadan kaldıracağı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın dava konusu işlemin iptaline ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.