2. Hukuk Dairesi 2012/24376 E. , 2013/9650 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı koca tarafından; kişisel ilişki, tazminatların ve iştirak nafakasının miktarı yönünden, davalı kadın tarafından ise, tamamına yönelik temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni…
**2. Hukuk Dairesi 2012/24376 E. , 2013/9650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı koca tarafından; kişisel ilişki, tazminatların ve iştirak nafakasının miktarı yönünden, davalı kadın tarafından ise, tamamına yönelik temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kadının harcı yatıralarak usulüne uygun açılmış bir karşı davası bulunmadığı halde, karar başlığında davalının karşı davacı olarak gösterilmesi maddi hatadan kaynaklanmış olup, mahallinde her zaman düzeltilmesinin (...m.304/1) imkan dahilinde bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı kadının tüm, davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir. 2-Velayeti davalı anneye bırakılan tarafların müşterek çocukları 2007 doğumlu ... ile davacı baba arasında her ay ve dini bayramlarda düzenlenen kişisel ilişkinin, yatılı kurulmaması sebebiyle amacına uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı baba ile küçük arasında kurulan kişisel ilişkide babalık duygularının da tatmin edilmesi gerektiği gibi, çocuğun da babaya güven duyması ve sevgisinin oluşması onunda üstün yararınadır. Ayrıca tarafların her ikisinin de ... Merkez'de oturdukları anlaşılmaktadır. Ülkemizdeki ulaşım durumu dikkate alındığında ayrı yerlerde otursalar dahi, bunun taraflar açışından sorun olmadığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda davacı baba ile müşterek çocuk arasında her ay kurulan kişisel ilişki ile dini bayramlarda kurulan kişisel ilişkinin yatılı olması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması ve yine tarafların ayrı yerlerde oturmaları halinde düzenlenen kişisel ilişki şekli doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK.md.438/7).