(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1115 E. , 2009/2182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.01.2005 gününde verilen dilekçe ile dere yatağına elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... ve ...vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne ka
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1115 E. , 2009/2182 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.01.2005 gününde verilen dilekçe ile dere yatağına elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... ve ...vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, aktif dere yatağının beton santral atıklarının deşarj edilmesi suretiyle oluşan aletmanın giderilmesi ve atıkların giderilme bedeli 3500 YTL’nin tahsili istemleriyle açılmıştır. Davalı gerçek kişiler aktif dere yatağına elatmaları olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dere yatağına elattığı saptanan ... Beton İnşaat Tekstil A.Ş’nin hukuka aykırı elatmasının önlenmesine, istekle bağlı kalınarak 3500 YTL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, davalı gerçek kişiler temyiz etmiş, Dairemizin 07.12.2006 günlü ilamıyla karar bozulmuştur. Mahkemece dava kabul edilmiş, bilirkişi krokisinde 1288.16 m2 olarak ölçülen yere vaki müdahalenin önlenmesine 3500 YTL atıkların kaldırılması bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü davacı idare ile davalı gerçek kişiler temyiz etmiştir. Mahkeme karar başlığında davanın “İş Mahkemesi sıfatıyla” görüldüğü yazılı ise de bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı ve mahkemece düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. 1-Hükmüne uyulan Dairemizin 07.12.2006 tarihli ilamında; elatmanın Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi ... Beton İnşaat Tekstil A.Ş tarafından gerçekleştirildiği, bu şirketi yargı yerinde ve diğer işlemlerinde kanuni temsilcileri temsil edebileceğinden şirketi temsile yetkili kişilerin saptanarak davanın onların huzuruyla görülmesi gereğine değinilmiştir. Her ne kadar mahkemece ticaret sicili memurluğundan ... Beton İnşaat Tekstil A.Ş’yi temsile yetkili kişilerin kimler olduğu sorulmuş ve şirket yetkililerinin ..., adlı kişiler olduğu yanıtı alınmış ise de bu kişilerin şirketi münferiden veya birlikte temsile yetkili olup olmadıkları yönü üzerinde durulmamıştır. Kuşkusuz bunlardan birisi şirketi temsile yetkili ise yargı yerinde şirketi o kişi, birlikte temsile yetkili iseler tamamının huzuruyla şirket temsil edilebilir. O yüzden mahkemece ... Beton İnşaat Tekstil A.Ş’nin kimler tarafından temsil edildiği imza sirküleri sağlanarak belirlenmeli, şirketi temsile yetkili kişilere tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra çekişmenin esası üzerinde durulmalıdır. Aksi halde tüzel kişi olan şirket davada taraf durumunu almış kabul edilemeyeceğinden aleyhine hüküm kurulamayacağından mahkemece HUMK.nun 73. maddesi hükmüne aykırı şekilde davada usulünce taraf durumunu almayan şirket aleyhine hüküm kurulamaz. Mahkemece HUMK.nun 73. maddesi hükmüne aykırı şekilde davada usulünce taraf durumunu almayan şirket aleyhine hüküm kurulması doğru değildir. Kabul şekline göre de; davalılar ... ve ...’ın elatmaları olmadığından bunlar hakkındaki davanın reddi yerine bu davalıların da elatmaları varmış gibi müdahalelerinin önlenmesine ve yargılama giderleriyle sorumlu tutulmalarına karar verilmesi doğru olmamıştır. 2-HUMUK.nun 417. maddesi hükmü gerğince yargılama giderlerinin davada haksız çıkan taraftan tahsili veya her iki tarafta kısmen haksız çıkmışsa paylaştırılması gerekir. Eldeki uyuşmazlıkta, davacı idarenin davası kabul edildiğinden yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesi yerine davacı tarafından karşılanmasına karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle davacı idare yararına bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün temyiz eden davalılar, 2 bent gereğince de davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.