6. Hukuk Dairesi 2023/3418 E. , 2025/884 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1090 E., 2023/743 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/410 E., 2021/682 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından h…
**6. Hukuk Dairesi 2023/3418 E. , 2025/884 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1090 E., 2023/743 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/410 E., 2021/682 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Merkez Tesislerindeki İdari Bina ve Misafirhanede Bakım Onarım işi için 30.01.2015 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin 04.02.2015 tarihinde aslında gerçeklerle bağdaşmayan ancak davalı idare ile güven ilişkisini zedelememek amacıyla yer teslim tutanağını imzaladığını, bu tutanağın kurum amirince 05.02.2015 tarihinde onaylandığını, müvekkilinin işi güvenli şekilde yapabilmek için 04.02.2015 tarihinde All Risk sigortası yaptırdığını, yine aynı amaçla ... isimli şirkete iş sağlığı ve güvenliği konusunda müşavirlik hizmeti almak amacıyla 05.02.2015 tarihinde başvurduğunu, bu süreçte 150 gün olan iş süreci ile ilgili tedarikçilerle görüştüğünü, hatta çeşitli firmalarla sözleşme yaptığını, müvekkilinin davalıdan sözlü olarak binaların boşaltılmasını talep ettiğini, ancak kendisine misafirhane için yazılı başvuru yapmasını, idari binayı da ayarlayacaklarını söylediklerini, bunun üzerine bu yönde davalıya dilekçe verildiğini, yer teslimini beklediklerini, sözlü ve yazılı talebe rağmen yer teslimi yapılması gereken yerlerin boşaltılmaması üzerine Kayseri 4. Asliye Mahkemesi'ne 11.02.2015 tarihinde başvuruda bulunarak, yer teslimini gerçekleşip gerçekleşmediği ve ilgili binaların fiili tasarrufunun kimde olduğunun belirlenmesi için 2015/4 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, 12.02.2015 tarihinde misafirhanenin boşaltıldığını, ancak idari binaların halen davalının hüküm ve tasarrufu altında olduğunun keşif tutanağına yansıdığını, müvekkiline sözde yer teslimi yapılan alanda fiili durumun yer teslimi olarak değerlendirilemeyeceğini, binaların boşaltılmaması ve davalı yetkililerinin binaların tahliyesinin mümkün olmadığını beyan etmesi üzerine ... isimli firmaya ek bir başvuru yapılarak, 13.02.2015 tarihinde iş sağlığı ve güvenliği müşavirlik hizmetinin talep edildiğini, 17.02.2015 tarihinde iş yerinin tahliyesi gerçekleşmeden çalışılamayacağı hususunda rapor alındığını, bunun üzerine binanın boş tesliminin gerçekleştirilmesi ile süre uzatım talebini içeren, bunun gerçekleşmemesi halinde sözleşmeyi feshedeceklerini içeren 17.02.2015 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurulduğunu, müvekkilinin iş kazası riskleri dolayısıyla bu şartlarda işe başlamaya zorlanılamayacağını, yer teslimi yapmayan davalının temerrüde düştüğünü ileri sürerek açıklanan bu nedenlerle sözleşmenin feshine, Kuveyt Türk Katılım Bankası ...Şubesi'nden onaylı 43.500,00 TL bedelli teminat mektubunun iadesine, sözleşmenin hükümsüz kalmış olması sebebiyle uğranılan maddi zarar olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 16.000,00 TL’nın (karar pulu, sözleşme bedeli, KİK payı, All Risk Sigortası, ihale ve sözleşme masrafları, ihale kaçırılması nedeniyle uğranılabilecek olumlu olumsuz tüm zarar kalemlerine mahsuben) ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketle yapılan sözleşme kapsamında 04.02.2015 tarihinde yer teslimi yapıldığını ve yer tesliminin 05.02.2015 tarihinde onaylandığını, yüklenicinin işe başlaması gerekirken Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/4 D. İş sayılı dosyası ile 12.02.2015 tarihinde tespit yaptırdığını, yüklenici ile yapılan sözleşme hükümleri arasında yüklenicinin çalışacağı iş alanının boşaltılacağı şeklinde bir hüküm olmadığını, yer teslimi yapılırken söz konusu alanların boşaltılacağına yönelik bir kayıt olmadığını, yüklenicinin buna bir itirazı kayıt koymadığını, yüklenicinin çalışacağı alanların boş olmasını arzu ettiğini, müvekkilinin verdiği hizmet dolayısıyla 150 günlük bir süre için idari binaları boşaltmasının mümkün olmadığını, davacının iyi niyetli olmadığını, davacı tarafın işi yapabilmesi için gerekli imkânın tanındığını, davacı tarafından alınan iş güvenliği raporunun bağlayıcı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 30.01.2015 tarihli sözleşme kapsamında davacıların yüklendikleri işlerin çok tehlikeli iş kolu sınıfında yer aldığı, sözleşmede, işin yapımında ifa sıralamasının yapılmadığı, iş sağlığı güvenliği açısından ifanın imkansızlığına dair bir tespitin de bulunmadığı, 05.02.2015 tarihli yer teslimi tutanağı ile işin yapılacağı yer olan idari bina ile misafirhane binasının yükleniciye tesliminin gerçekleştirildiği, çalışma yapılacak yerlerde çalışmaya mani herhangi bir durum olmadığının görüldüğünün taraflarca imza altına alındığı, davacıların yer teslim tutanağını ihtirazi kayıtsız olarak kabul edip imzaladığı, davacıların sözleşme gereği üstlendikleri işin yapımına misafirhane ve idare binasının dış cephesinden başlamasına ve boşaltılan misafirhane binasının iç mekanlarındaki işlerin yapımına davalının itirazının olmadığının görüldüğü, yükleniciler tacir olduğundan genel kabule göre basiretli davranmaları gerektiği, sözleşmeye konu işin yapılacağı yerlerin enerji alanında kamu hizmeti gören davalının idari binası ve ekleri olduğu, davalının ifa ettiği hizmetin niteliği gereği kesintisiz hizmet vermeye devam etmesi gerektiği, davacıların sözleşmeyi yaparken bu hususu bilecek durumda oldukları, hayatın olağan akışına göre değerlendirildiğinde anılan idari bina ve eklentilerinin işin yapılması sürecinde söz konusu idari işlerin yapılmasını engeller şekilde tamamen boşaltılmasının mümkün olmadığının değerlendirildiği, bu nedenle davacıların işbu işi üstlenirken yani sözleşmeyi imzalarken basiretli bir tacir ve TBK'nın 471. maddesi anlamında yüklenici olarak bu hususları gözönünde bulundurmuş olması gerektiği, bu hususların yüklenici olan davacıların yasal özen borcu kapsamında olduğu, nitekim idare binasında davalının hizmet vermeye devam etmesi nedeniyle iş sağlığı ve iş güvenliği açısından önemli derecede risklerin artmış olacağı nedeniyle yüklenici olan davacıların işin yapımına başlamadıkları ileri sürülmüşse de, davacıların delil olarak dayandıkları ... İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezi'nin 17.02.2015 tarihli değerlendirme raporunda hizmet binalarının dış cephesinde yapılacak bakım ve onarım işlerinin yapımı esnasında gerekli tedbirler alındığı taktirde dış cephede çalışılmasına engel bir durumun olmadığı belirtildiği halde davacıların misafirhane ve idare binasının dış cephesindeki ve boşaltılan misafirhane binasının iç mekanlarındaki işlerin yapımına başlamadıklarının açık olduğu, benimsenen bilirkişi kurulunun 04.05.2021 tarihli raporundaki tespit ve görüşlerine göre davalıya ait idari binanın ve misafirhane binasının dış cephesinde ve boşaltılmış olan misafirhane binasının iç mekanlarında yapmayı yüklendiği iş yönünden ileri sürdüğü iddialarının işin niteliği kapsamında ve işe hiç başlanılmamasını gerektirecek nitelikte yasal riskleri taşımadığının ortada olduğu, İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu'na göre çok tehlikeli işlerde risklerin tamamen yok edilmesinin mümkün olmadığının yasal düzenlemelerde kabul edildiği, idare binasının boşaltılmadan sözleşme konusu işlerin yapımında olağan akışa aykırı bir durumun bulunmadığı, genel olarak hizmet verilmeye devam edilen bir çok iş yerlerinde de bakım onarım işlerinin yapılmakta olduğunun da herkes tarafından bilinen bir durum olduğu, iş yeri teslim tutanağında ve idari teknik şartname ile sözleşmenin incelenmesinde iş yerinin tamamen boşaltılarak teslim edileceğine dair bir maddenin yer almadığı, davalı tarafından bu yönde bir sözlü beyan ve taahhütte bulunduğuna ilişkin iddia ve delil de bulunmadığı, ayrıca dosyada bulunan iş sağlığı ve güvenliği konusunda teknolojik gelişmelerin tüm imkanları kullanılarak gerekli önlemler alınmak koşulu ile işlerin yapılmasının mümkün olduğu, binanın tamamen boşaltılmadığı nedeniyle ifanın imkansızlığı veya artan riskler nedeniyle yapım işinin gerçekleştirilemeyeceği hususunda alınmış görüş ve raporların genel hayat tecrübelerine uygun olmadığı, iş sağlığı ve güvenliği bakımından yapılan değerlendirmede ifayı engelleyecek, imkansızlaştırılacak, sözleşme ve şartnamelerin aksine bir hususun tespit edilemediği, bu nedenle davacıların sözleşmeyi feshetmesinin haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesini tekrar ederek, her bir bilirkişi heyetinin dosyaya farklı görüşler sunması ile dava konusu uyuşmazlıkta çelişki ortaya çıktığını, bu haliyle çelişkinin giderilmesi gerekirken, gelen son rapor olan 04.05.2021 tarihli rapor esas alınarak hüküm kurulduğunu, dava konusu işin basit bir tadilat işi olmadığından, misafirhane ve idari bina tadilatı işi, binalar tamamen boşaltılmadığı takdirde hem çalışan personel açısından hem inşaat işçileri açısından hem de binaya giren çıkan diğer kişiler açısından iş sağlığı ve güvenliği bakımından tehdit oluşturduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin feshi, teminat mektubunun iadesi ve tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.