Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle son
Davacı vekili dava dilekçesi ile; tacir olan taraflar arasında akdedilmiş olan 03.03.2012 tarihli komisyon sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 2.maddesinde sözleşmenin konusunun, " ihracatçı firma ile aracı firma arasında yapılan bu sözleşme, aracı firmanın ihracatçı firma adına yurtdışı firma ile bağlantıları kurma, ihracatçı firma ile yurtdışı firma veya ihracat bağlantılı yurtiçi teslimler ile ilgili olarak aralarında koordinasyonu sağlamak, tanıtanını yapmak firma adına sipariş almak ve bu siparişlerin yüklemelerini firma adına yapılmasını sağlamaktır ve bu işler karşılığında 3. madde de belirtilen komisyonu alacaktır..." olarak belirlendiğini, işbu sözleşmeye göre faaliyetlerini sürdüren müvekkili şirketin, davalı/borçlu şirketten bu kapsamda alacağının doğduğunu, ödenmeyen alacağının şimdilik bir kısmı için davaya esas icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun iş bu davaya konu icra takibine hukuka ve sözleşmeye aykırı gerekçelerle itiraz ettiğini ve itiraz dilekçelerinde netice olarak alacağın tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin haksız yere durduğunu, davalı/borçlunun açıkça kötü niyetli olduğunu, davalı/borçlunun HMK 188 gereği davacı/alacaklı müvekkiline 127.452,21 TL borçlu olduğunu ikrar ettiğini, fakat bu borcu, dava dışı şirket olan ... Ltd. Şti.’den olan 164.760 Euro alacaklarını alamadıkları için ödeyemediklerini, takibe konu alacağın da ... ile ilgili işlemlerden kaynaklı doğduğunu iddia ettiğini, davacının, dava dışı ...dan var olduğunu iddia ettiği 164.760 Euro alacağının tamamını tahsil ettiğini düşünseler dahi, davalı/borçlu ile davacı/alacaklı müvekkili arasındaki dava konusu 08.03.2012 tarihlî komisyon sözleşmesi gereği, davacı/alacaklı müvekkili şirkete 16,476 Euro komisyon bedeli ödemesi gerektiğini, bu durumda, davalı/borçlunun ikrar ettiği 127.452-21 TL’den ödememe gerekçesi olarak ileri sürdüğü dava dışı şirketten olan alacağı üzerinden müvekkiline ödemesi gereken 16.476 Euro düştüğünde, kalan (127.452,21 - 16.476) Euro’yu bugüne kadar ödememiş olmasının hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığını, davalı/borçlunun işbu davaya esas icra takibine yaptığı itirazın bu anlamda da mantıksız ve tamamen geçersiz olduğunu, tacir olan davalı/borçlunun sözleşmenin 4 (e) bendindeki düzenlemeye aykırı davrandığını ve bu nedenle davacı müvekkili şirkete karşı sözleşmenin 5 (b) bendi gereği 100.000 USD veya karşılığı cezai bedeli ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, tahsil garantisi için sigorta yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, varlığı HMK 188 gereği ikrar ettiği borcunu ödemeyerek, üstüne de bu borca ilişkin başlatılan takibe haksız olarak itiraz ederek, hem borcun hem de zararın oluşmasına kendi kusuru ile sebep olan davalı/borçlunun; ifaya ek olarak sözleşmenin 5 (b) maddesinde belirlenmiş olan cezai bedeli, ikrar ettiği borcunu, kabul etmediği fakat yargılama neticesinde ortaya çıkacak olan bakiye borcunu, icra inkar tazminatına, yargılama giderlerini, yasal vekalet ücreti ile birlikte ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm haklan saklı kalmak kaydıyla, davalı/borçlunun 14.03.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, HMK 188.maddesi kapsamındaki ikrarı ile nizasız ve kazasız hale gelen davacı/alacaklı müvekkilinin 127.452,21 TL bedelli alacağının, yargılama sırasında özellikle dikkate alınarak, davalı/borçlunun takibe karşı yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazının kulliyen iptali ile, takibin 134.114,44 TL asıl alacak üzerinden ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa (Diğer) yıllık %10,5 oranında ve değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte devamına; alacak likit olduğundan, davalı/borçlu aleyhine, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı hesaplanmasına; ayrıca, tacir olan taraflarca 08.03.2012 tarihli takip konusu Komisyon Sözleşmesinin 5 (b) bendinde belirlenmiş olan ve harcını yatırdıkları; 100.000,00 USD (Dava tarihi: 31.10.16 TCMB 3,1084=310.840 TL) ifaya eklenen cezai bedelin de, kusurlu olarak sözleşmenin başta 4 (a) ve 4 (e) maddelerini ve diğer maddelerini ihlal eden davalı/borçludan alınarak davacı/alacaklı müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davaya konu komisyon sözleşmesi gereği davalı şirketten olan komisyon alacağının, itirazın iptaline konu asıl davada tespit edilecek miktardan düşülmek suretiyle tespit edilen alacağın, esas faturanın veya ödemeye ilişkin vadenin başladığı tarihten itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, belirsiz alacak davası olarak açtığı davada 5.000,00 TL miktar üzerinden harç yatırmıştır. Birleşen davada davacı vekilinin sunmuş olduğu 26/04/2019 tarihli bedel artırım dilekçesinde; belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL üzerinden ikame ettiği dava değerini; (110.898,67 EURx6.56=727.495,27 TL) + (195,88 GBPx7.58=1.484,77 TL), (143.361,98 EURx6.56=940.454,58TL) + (73.399,18 GBPx7.58=556.365,78 TL), (39.983,47 EURx6,56=262.291,56 TL) ekli harç hesaplama için kullanılan TCMB kur tablosu uyarınca toplam 2.488.091,97 TL tutarında artırarak bedel artırımı ile birlikte, birleşen belirsiz alacak davamızın değeri toplam 2.493.091,97TL komisyon alacağın dava tarihinden tarihten itibaren işletilecek ticari faizi ve tüm ferileriyle birlikte, davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.