11. Ceza Dairesi 2020/4732 E. , 2024/6557 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1085 E., 2016/726 K. SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir o…
**11. Ceza Dairesi 2020/4732 E. , 2024/6557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1085 E., 2016/726 K. SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 209 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 5'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... ve ... müdafilerinin temyizleri özetle; suçun sübutuna, yasal unsurlarının oluşmadığına, fazla ceza verildiğine, 2. Sanık ...'ın temyizi özetle; eksik araştırma ile karar verildiğine, 3. Katılan vekilinin temyizi özetle; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'ın katılanın eski eşi olduğu, boşandıkları sırada evle ilgili olduğunu söyleyerek katılandan adet imzalı senet aldığı, daha sonra bu senedin 40.000 TL bedelli ve sanık ... lehine doldurulmuş, ...'dan ciro yoluyla ...'a, ...'dan da sanık ...'e devredilmiş, sanık ... tarafından da katılan aleyhine icra takibini başlatılmış olduğu kabul edilerek sanıkların açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan cezalandırılmasına dair temiz incelemesine tabi mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.05.2001 tarihli ve 2001/6-70 Esas, 2001/77 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu başka bir kişiye vermesi halinde, kağıdın yeni zilyedi olan sanık ... açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olduğu, açığa imza atandan aldığı kağıdı diğer sanığa veren sanık ... ile icra takibi başlatan sanık ...'in'ın eylemlerinin ise “bertakrip ele geçiren failin” fiiline iştirak niteliği taşıdığı anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuş, Kabule göre de; Sanıklara isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümlerden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 3 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanıkların hukuki durumunun karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.