9. Ceza Dairesi 2021/6947 E. , 2023/7205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/119 E., 2015/154 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakeme
**9. Ceza Dairesi 2021/6947 E. , 2023/7205 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/119 E., 2015/154 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2011/119 Esas, 2015/154 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.11.2018 tarihli ve 14-2015/259841 sayılı onama görüşül Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk müdafiinin Temyiz İsteği Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece "...Yukarıda belirtilen nedenlerle itibar edilmeyen suça sürülenen çocuğun inkara dayalı savunmasına nazaran, suça sürüklenen çocuğa iftira atmasını gerektirir bir neden tespit edilemeyen mağdurun özde değişmeyen tutarlı anlatımları, olayın ortaya çıkış biçimi tanık ...' ın aşamalardaki anlatımları tanık ...' in Cumhuriyet Başsavcılığı anlatımı, mağdura ait genital muayene raporları, mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna dair Adli Tıp raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suça suç tarihinde 15-18 yaş grubunda çocuk olan suça sürüklenen çocuk ... ile suç tarihinde 15 yaşını bitirmemiş çocuk olan ... arasında 2011 yılı yaz aylarında duygusal arkadaşlık başladığı bu arkadaşlık neticesinde ilk kez 2011 yılı Temmuz ayında suça sürüklenen çocuğun mağdur ile ilçe merkezinde bulunan boş bir binada mağdurun rızası ile anal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, yine aynı yerde mağdur ile suça sürüklenen çocuğun bir hafta sonra bir kez daha mağdurun rızası ile anal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri son olarak olayın ortaya çıktığı tarih olan 21/02/2012 tarihinden yaklaşık bir ay kadar önce mağdur ve suça sürüklenen çocuğun mağdurun rızası ile anal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri bu eylemler nedeniyle mağdurun ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğu maddi olayın bu şekilde geliştiği kabul ve vicdani kanaatine varılmıştır. ..." şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30.03.2015 tarihli rapora göre mağdurede (Depresif uyum bozukluğu) tespit edildiği, tespit edilen bu psikiyatrik tablonun ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olduğu, bu tablonun iddia edildiği gibi cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği; ancak bu psikiyatrik tablonun yaş farkı fazla olmayan mağdure ve sanığın hile, şiddet veya zorlama olmaksızın erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği gibi olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının belirtilmesi üzerine suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının tatbik edilmişse de, mağdurenin ruh sağlığının suça sürüklenen çocuğun eylemine bağlı olarak bozulduğu hususunda çelişkinin bulunması karşısında suça sürüklenen çocuk açısından lehe düşünülerek anılan maddenin tatbik edilmemesi gerekirken suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini, 2. Kayden 10.01.1998 doğumlu olup, suç tarihi itibarıyla on dört yaş içinde olan mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adlî Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 3. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında "Hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu delilller hakimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir" ile aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verildiği nazara alındığında mahkemece aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin teminiyle bizzat dinleyerek söz konusu olayla ilgili ayrıntılı beyanlarının alınıp, varsa ifadeler arasındaki çelişkiler de giderildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Bozma sebeplerine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ile Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2011/119 Esas, 2015/154 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.