TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET KANAR BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/33904) Karar Tarihi: 13/10/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M.Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Tuğba TUNA I ŞIK Başvurucu : Mehmet KANAR Vekili : Av. Ali TOPÇU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; iş sözleşmesinde kararla ştırılan cezai şart ın tazmini istemi ile aç ılan davan ın Yarg
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET KANAR BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/33904) Karar Tarihi: 13/10/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M.Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Tuğba TUNA I ŞIK Başvurucu : Mehmet KANAR Vekili : Av. Ali TOPÇU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; iş sözleşmesinde kararla ştırılan cezai şart ın tazmini istemi ile aç ılan davan ın Yarg ıtay daireleri aras ındaki görü ş farkl ılıklar ı ortadan kald ırılmadan aleyhe sonuçland ırılmas ı nedeniyle hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının, yarg ılaman ın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 5/9/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 3A. Başvurucu Hakk ındaki Yarg ılamaya İlişkin Süreç 8. Başvurucu 1/9/2010 tarihinde imzalanan hizmet sözle şmesi ile bir tar ım kredi kooperatifinde (i şveren) çal ışmaya başlam ıştır. 9. Başvurucu ile i şveren aras ında imzalanan hizmet sözle şmesinde, sözle şmenin süresinin ilk iki ay ı deneme süresi olmak üzere üç y ıl olduğu, sözleşme tarihinden itibaren üç yıllık asgari çal ışma süresi dolmadan taraflardan birinin sözle şmeyi haks ız ve geçersiz olarak feshetmesi durumunda kar şı tarafa cezai şart ödeyece ği hususlar ına yer verilmi ştir. 10. Sözle şme ekinde yer alan ve taraflarca imzalanan 1/9/2010 tarihli "Taahhütname" başlıklı belgede, sözle şme süresinin bitiminden önce hakl ı ve geçerli nede n olmadan sözle şmeyi fesheden taraf ın diğer tarafa fesih tarihindeki ihbar tazminat ına esas giydirilmi ş ayl ık brüt ücretinin 5 kat ı tutar ında cezai şart ödeyece ği kararlaştırılm ıştır. 11. Başvurucu, i şverene sundu ğu 4/3/2011 tarihli istifa dilekçesinde, Maliye Bakanl ığı gelir uzman yard ımc ılığı sınav ını kazanmas ı sebebiyle 7/3/2011 tarihinde i şinden istifa etmek istedi ğini bildirmi ş; bu şekilde iş sözleşmesini tek tarafl ı olarak feshetmi ştir. 12.İşveren 1/6/2011 tarihinde ba şvurucu aleyhine açt ığı davada feshin haks ız olduğunu iddia etmi ş ve hizmet sözle şmesinde kararla ştırılan cezai şart ın tazminini talep etmiştir. 13. Uşak İş Mahkemesi (Mahkeme), 9/11/2012 tarihinde davan ın reddine kara r vermiştir. Mahkeme karar gerekçesinde 22/5/2003 tarihli ve 4857 say ılı İş Kanunu'nun 11. maddesinde belirtilen şartlar bulunmad ığından taraflar aras ında düzenlenen hizmet sözleşmesinin belirsiz süreli sözle şme niteli ğinde oldu ğunun kabulü gerekti ği, sözleşmede düzenlenen cezai şart ın işçi aleyhine oldu ğu, daval ıya cezai şart uygulanmas ının hakkaniyete ve belirsiz süreli i ş sözleşmesinin hükümlerine uygun olmad ığı ifade edilmi ştir. 14. Daval ının temyizi üzerine Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin (Daire) 27/12/2013 tarihli karar ı ile mahkeme karar ı bozulmu ştur. Bozma karar ı gerekçesinde, taraflar aras ında düzenlenen hizmet sözle şmesinde her iki taraf yönünden de cezai şart düzenlendi ği, davac ı işçinin resmî kuruma atanma gerekçesi ile yapt ığı tek tarafl ı feshin hakl ı nedene dayanmad ığı, dolay ısıyla iş sözleşmesinde kararla ştırılan cezai şart ın koşullar ının oluştuğu belirtilmiş; cezai şarta ilişkin talebin olay tarihinde yürürlükte bulunan 22/4/1926 tarihli ve 818 say ılı mülga Borçlar Kanunu'nun 161. maddesinin üçüncü f ıkras ının dikkate al ınarak çal ışılan süre de gözönünde bulundurulmak suretiyle hüküm alt ına al ınmas ı gerektiği ifade edilmiştir. 15. Mahkeme, bozma karar ına uymak suretiyle 14/5/2014 tarihinde davan ın kabulüne, bilirki şi raporu ile hesaplanan 8.250,85 TL cezai şart ın istifa tarihinden itibare n işleyecek yasal faiziyle birlikte ba şvurucudan tahsiline karar vermi ştir. 16. An ılan karar ba şvurucunun temyizi üzerine Dairenin 31/10/2014 tarihli karar ıyla bozulmu ştur. Karar gerekçesinde, ba şvurucunun sorumlu olaca ğı cezai şart miktar ının hesab ında 818 say ılı mülga Kanun'un 161. maddesinin üçüncü f ıkras ı uyar ınca çal ışılan sürenin de gözönünde bulundurulmas ı gerektiği, bu bağlamda hükmüne uyula n bozma ilam ının gereğinin tam olarak yerine getirilmedi ği belirtilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 417. Mahkeme, bozma ilam ına uyarak yapt ığı yarg ılamada yeniden bilirki şi raporu alm ıştır. Bilirkişi, başvurucunun daval ı işyerinde çal ıştığı ve çal ışmay ı taahhüt etti ği süreleri oranlamak suretiyle cezai şart miktar ını hesaplam ıştır. Mahkeme, bu bilirki şi raporunu esas alarak 1/9/2015 tarihinde davan ın k ısmen kabulü ile 6.810,96 TL cezai şart ın istifa tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ba şvurucudan tahsiline karar vermi ştir. 18. Söz konusu karar, ba şvurucu ve davac ı taraf ından temyiz edilmi ştir. Daire 17/2/2016 tarihli karar ıyla, daval ının işçi olduğu ve ald ığı ücret miktar ı dikkate al ındığında hükmedilen cezai şart miktar ının fahiş olduğu, Mahkemece belirlenen cezai şart miktar ından dava tarihi itibar ıyla yürürlükte bulunan 818 say ılı mülga Kanun'un 161. maddesinin üçüncü fıkras ı gereğince makul bir indirim yap ılarak hüküm kurulmas ının hakkaniyete uygun olaca ğı gerekçeleriyle bozma karar ı vermiştir. 19. Mahkeme, an ılan bozma karar ına uyarak 25/1/2017 tarihinde davan ın k ısmen kabulü ile 5.775,59 TL cezai şart ın istifa tarihinden itibaren i şleyecek yasal faizi ile başvurucudan tahsiline karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde 818 say ılı mülga Kanun'un 161. maddesinin üçüncü f ıkras ı gereğince çal ışılan süre de gözönünde bulundurulmak suretiyle tespit edilen cezai şart miktar ından takdiren %30 oran ında hakkaniyet indirimi yap ıldığı ifade edilmiştir. 20. Başvurucu ve davac ı taraf ından temyiz edilen karar Dairenin 20/6/2017 tarihli karar ı ile onanarak kesinle şmiş ve nihai karar 11/8/2017 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 21. Başvurucu 5/9/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. B. Üçüncü Ki şi F.U. Hakk ındaki Yarg ılamaya İlişkin Süreç 22. F.U. 1/9/2010 tarihinde bir tar ım kredi kooperatifi (kooperatif) ile 3 y ıllık hizmet sözle şmesi imzalam ıştır. 23. An ılan sözleşme devam ederken F.U. 8/3/2011 tarihinde Maliye Bakanl ığı gelir uzman ı yard ımc ılığı sınav ını kazand ığı gerekçesiyle istifa dilekçesi vermi ştir. 24. Kooperatif taraf ından hizmet sözle şmesi kapsam ında cezai şart düzenlemesinin bulunduğu, sözleşmenin haks ız yere feshedildi ği gerekçesiyle F.U. aleyhine U şak İş Mahkemesinde dava aç ılm ıştır. 25. Mahkeme 3/11/2011 tarihinde ba şvurucunun açt ığı davada vermi ş olduğu ayn ı gerekçeyle (bkz. 13) davan ın reddine karar vermi ştir. 26. Söz konusu karar Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesinin 13/3/2014 tarihli karar ı ile onanm ıştır. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk1.İlgili Mevzuat 27. 22/5/2003 tarihli ve 4857 say ılı İş Kanunu'nun 8. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 5"İş sözleşmesi, bir taraf ın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, di ğer taraf ın (işveren) d a ücret ödemeyi üstlenmesinden olu şan sözle şmedir. İş sözleşmesi, Kanunda aks i belirtilmedikçe, özel bir şekle tâbi de ğildir." 28. 4857 say ılı Kanun'un 11. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "İş ilişkisinin bir süreye ba ğlı olarak yap ılmad ığı halde sözle şme belirsiz süreli say ılır. Belirli süreli i şlerde veya belli bir i şin tamamlanmas ı veya belirli bir olgunun ortaya çıkmas ı gibi objektif ko şullara ba ğlı olarak işveren ile i şçi aras ında yaz ılı şekilde yap ılan iş sözleşmesi belirli süreli i ş sözleşmesidir.'' 29. 818 say ılı mülga Kanun'un 158. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Akdin icra edilmemesi veya natamam olarak icras ı halinde tediye edilmek üzere ceza i şart kabul edilmi ş ise, hilaf ına mukavele olmad ıkça, alacakl ı ancak ya akdin icras ını veya cezan ın tediyesini isteyebilir." 30. 818 say ılı mülga Kanun'un 161. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Akitler, cezan ın miktar ını tayinde serbesttirler. ... (3) Hakim, fahi ş gördüğü cezalar ı tenkis ile mükelleftir." 31. 1/7/2012 tarihinde yürürlü ğe giren 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Bir sözle şmenin hiç veya gere ği gibi ifa edilmemesi durumu için bir cez a kararlaştırılmışsa, aksi sözle şmeden anla şılmad ıkça alacakl ı, ya borcun ya da cezan ın ifas ını isteyebilir.'' 32. 6098 say ılı Kanun'un 182. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Taraflar, cezan ın miktar ını serbestçe belirleyebilirler." 33. 6098 say ılı Kanun'un ''Ceza koşulu ve ibra'' kenar ba şlıklı 420. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Hizmet sözle şmelerine sadece i şçi aleyhine konulan ceza ko şulu geçersizdir.'' 2. Yarg ıtay Kararlar ı 34. Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesinin 5/5/2009 tarihli ve E.2008/31149, K.2009/12756 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... Somut olayda, daval ı işçi acil durum t ıbbi teknisyeni olup, daval ıya ait hastanede süreklilik gösteren bir i şte görev yapm ıştır. Bu itibarla taraflar aras ında belirli süreli i ş sözleşmesi yap ılmas ını gerektiren objektif nedenler bulunmad ığı gibi, 1.12.2006 tarihinde Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 6yenilenmesi yönünde de yasan ın arad ığı anlamda esasl ı neden söz konusu de ğildir. Bu itibarla i ş sözleşmesinin belirsiz süreli olarak de ğerlendirilmesi gerekir. Böyle olunca süreye ba ğlı olarak öngörülen cezai şart yönünden yasal ko şullar oluşmam ıştır. ..." 35. Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesinin 22/6/2010 tarihli ve E.2008/35227, K.2010/21068 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... Yasada belirli süreli i şlerle, belirli bir i şin tamamlanmas ı veya belli bir olgunun ortaya ç ıkmas ı gibi objektif ko şullara ba ğlı olarak belirli süreli i ş sözleşmesi yap ılabilecektir. ... Somut olayda, daval ı işçi hemşire olup. davac ıya ait hastanede süreklilik gösteren bir işte görev yapm ıştır. Bu itibarla taraflar aras ında belirli süreli i ş sözleşmesi yap ılmas ını gerektiren objektif nedenler bulunmad ığı gibi, 05.06.2006 tarihinde yenilenmesi yönünde de yasan ın arad ığı anlamda esasl ı neden söz konusu de ğildir. Bu itibarla i ş sözleşmesinin belirsiz süreli olarak de ğerlendirilmesi gerekir. Böyle olunca süreye ba ğlı olarak öngörülen cezai şart yönünden yasal ko şullar oluşmam ıştır. Daval ı işçinin sözle şme süresinden önce bir feshi söz konusu olmad ığına göre cezai şart öngören kural geçersizdir. Böyle olunca davac ı işverenin açm ış olduğu cezai şart ödenmesi iste ğinin reddi yerine k ısmen kabulüne karar verilmesi hatal ı olup bozmay ı gerektirmi ştir. ..." 36. Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin 6/12/2012 tarihli ve E.2012/7662, K.2012/27350 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... Cezai şart mevzuat ımızda 818 say ılı Borçlar Kanunu'nda düzenlenmi ş olup, 4857 say ılı İş Kanununda konuya dair bir hükme yer verilmemi ştir. Belirsiz süreli sözle şmelerde ceza i şart konulamayaca ğı yönünde bir düzenleme bulunmamaktad ır. Belirsiz süreli bir i ş sözleşmesinde asgari çal ışma süresi kararla ştırılabilir ve bu asgari süreye riayeti sa ğlama amac ına yönelik cezai şart kararla ştırılabilir. Dolay ısıyla gerek belirli gerekse belirsiz süreli iş sözleşmelerinde, cezai şart içeren hükümler, kar şılıklılık prensibinin bulunmas ı halinde kural olarak geçerlidir. Ancak, belirli süreli oldu ğu iddia edilen i ş sözleşmesinin süresinde n önce feshi şart ına bağlı cezai şart ın sonuç do ğurabilmesi için, öncelikle taraflar aras ındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olup olmad ığının tespiti gerekir. 4857 say ılı Kanun'un 11. maddesindeki düzenleme kar şısında, taraflar aras ındaki iş sözleşmesinin belirsiz süreli nitelikte de ğerlendirilmesi dosya içeri ğine uygundur. Somut olayda, belirsiz süreli i ş sözleşmesi işverence hakl ı sebebe dayan ılmaks ızın feshedilen davac ının sözleşmede kararla ştırılmış olan cezai şart ı talep etme hakk ı bulunmaktad ır. Mahkemece cezai şart talebi kabul edilmeli, ancak bu alacaktan 818 say ılı Kanun'un 161/son maddesi gere ği ve dosya içeri ğine göre k ıdemi itibariyle i şçinin iş güvencesi hükümlerinden faydalanamad ığı dikkate al ınarak, dört ayl ık iş güvencesi tazminat ını aşmayacak şekilde bir indirime gidilmelidir. Yaz ılı gerekçeyle cezai şart alacağının reddedilmesi hatal ı olup bozmay ı gerektirmi ştir. ..." Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 737. Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin 29/5/2014 tarihli ve E.2013/12632, K.2014/15162 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "...davac ının niteliği ve yapt ığı iş itibar ıyla, her ne kadar sözle şme süreli olarak yap ılmış ise de, 4857 say ılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyar ınca sözle şmenin belirli süreli olmas ını gerektiren objektif şartlar bulunmad ığından sözle şmenin ba şından itibaren belirsi z süreli olarak kabulü gerekir. Ancak, sözle şmenin belirsiz süreli olarak kabul edilmesi, öngörülen cezai şart ın geçersizli ği sonucunu do ğurmamal ıdır. Aksi durumda sözle şmede kararlaştırılan tüm hususlar ın geçersiz olmas ı gibi bir sonuç ortaya ç ıkar. Objektif şartlar ın bulunmamas ı sadece taraflar ın belirli süreli sözle şme yapma haklar ını ortadan kald ırır ve sözleşme belirsiz hale dönü şür. Sözle şmenin belirsiz süreli olmas ı cezai şart kararlaştırılmas ına engel de ğildir. Bu sebeple objektif şartlar ın yokluğu nedeniyle belirsiz süreli say ılan sözle şmedeki cezai şart ın geçersiz oldu ğunu kabul etmek mümkün de ğildir. Başka bir anlat ımla belirli süreli olarak yap ılan sözleşmenin belirsiz süreli oldu ğu kabul edilse bile sözle şmede öngörülen süre bitmeden haks ız olarak sözle şmeyi fesheden taraftan diğer taraf ın cezai şart talep hakk ı korunmal ıdır. Mahkemece aksi dü şünce ile, davac ının cezai şarta ilişkin talebinin reddine karar verilmesi hatal ı olup, bozmay ı gerektirmi ştir. ..." 38. Yarg ıtay İçtihad ı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 8/3/2019 tarihli ve E.2017/10, K.2019/1 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "...Taraflarca sözle şmede kararla ştırılan süre boyunca sözle şmenin yaln ızca hakl ı nedenle fesh edilebilece ği; hakl ı neden olu şturmayan di ğer hallerde sözle şmeye devam edilmesi kabul edilmi ştir. Taraflar, bu hususdaki taahhütlerini yerine getirmek amac ıyla sözleşmede bask ı arac ı niteliğinde olan cezai şarta ilişkin düzenlemeye yer vermi şlerdir. Belirli süreli i ş sözleşmesinin objektif ko şullar ı bulunmamas ı nedeniyle belirsiz süreli olarak nitelendirilmesi, taraflar ın cezai şarta ilişkin sözleşme iradelerinin geçersizli ği sonucun u doğurmamal ıdır. Yap ılan aç ıklamalar ışığında, işçi ve işverenin belirli süreli i ş sözleşmesinde belirledikleri süre boyunca hakl ı neden olmaks ızın sözleşmenin fesh edilmemesini garanti alt ına almak amac ıyla sözleşmede öngördükleri cezai şart hükmü, sözle şmenin, belirli süreli iş sözleşmesinin objektif ko şullar ı taşımad ığından belirsiz süreli i ş sözleşmesi olarak kabu l edilmesi halinde, kararla ştırılmış olan süre ile s ınırlı olmak üzere geçerlili ğini koruyacakt ır. Hal böyle olunca belirli süreli olarak yap ılmış ancak objektif şartlar ı taşımad ığı için belirsiz süreli olarak kabul edilen i ş sözleşmesinde kararla ştırılan süreden önce haks ız feshe bağlı cezai şart hükmünün, kararla ştırılmış olan süre ile s ınırlı olmak üzere geçerli olduğu sonucuna var ılmıştır. SONUÇBelirli süreli olarak yap ılmış ancak objektif şartlar ı taşımad ığı için belirsiz süreli olarak kabul eden i ş sözleşmesinde kararla ştırılan süreden önce haks ız feshe ba ğlı ceza i şart hükmünün, belirlenen süre ile s ınırlı olmak üzere geçerli oldu ğuna, 08.03.2019 tarihli ikinci oturumda üçte ikiyi a şan oy çoklu ğu ile karar verilmi ştir." B. Uluslararas ı Hukuk 39. Konu hakk ındaki ilgili uluslararas ı hukuk için bkz. Yasemin Bodur , B. No: 2017/29896, 25/12/2018, 24-32. Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 8V. İNCELEME VE GEREKÇE 40. Mahkemenin 13/10/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Hakkaniyete Uygun Yarg ılama Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 41. Başvurucu, kendisi ile benzer durumda olan F.U. aleyhine aç ılan dava ile kendi aleyhine aç ılan davan ın ayn ı ilk derece mahkemesince ayn ı gerekçe ile reddedildi ğini, ancak dava dosyalar ının temyiz incelemesi için Yarg ıtay ın farkl ı dairelerine tevzi edilmesi sebebiyle F.U. hakk ında verilen ret karar ının Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesince onand ığını, kendi davas ında verilen ret karar ının Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesince bozuldu ğunu ve sonuçta davan ın aleyhine sonuçland ığını bildirmiştir. Başvurucu, Yarg ıtay 9. ve 22. Hukuk Daireleri aras ındaki yorum farkl ılıklar ının benzer nitelikteki davalar ın karara ba ğlanmas ı sürecind e hukuki belirsizli ğe yol açt ığını, benzer durumda bulunan ki şiler aras ında yarg ısal sistemin işleyişinden kaynaklanan nedenlerle farkl ı hukuki statüler meydana getirilmesinin öngörülebilirlik s ınırlar ı içinde de ğerlendirilemeyece ğini, söz konusu durumun hukuka ve yarg ıya olan güveni zedeledi ğini iddia etmi ş; daha iyi şartlarda bir i şe geçmesinin kendisine cezai şart ödettirilmek suretiyle engellenmeye çal ışıldığını belirterek adil yarg ılanma hakk ının, eşitlik ilkesinin, zorla çal ıştırma yasağının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 42. Anayasa n ın "Hak arama hürriyeti" kanar ba şlıklı 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: ''Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. 43. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetlerinin özünün hakk ında açılan davan ın Yarg ıtay daireleri aras ındaki görü ş ayk ırılığı giderilmeden aleyhine sonuçland ırılmas ına yönelik oldu ğu değerlendirilmi ş, ihlal iddialar ı adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ı kapsam ında incelenmi ştir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 44. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 45. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında; herkesin yarg ı organlar ına davac ı ve daval ı olarak ba şvurabilme ve bunun do ğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 9yarg ılanma hakk ı güvence alt ına al ınm ıştır. 3/10/2001 tarihli ve 4709 say ılı Kanun'un Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ına "adil yarg ılanma" ibaresinin eklenmesine ili şkin 14. maddesinin gerekçesine göre " değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınm ış olan adil yarg ılama hakk ı metne dahil" edilmiştir. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 36. maddesine herkesin adil yarg ılanma hakk ına sahip olduğu ibaresinin eklenmesinin amac ının Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ının anayasal güvence alt ına al ınmas ı olduğu anlaşılmaktad ır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 54). 46. Adil yarg ılanma hakk ı, uyuşmazl ıklar ın çözümlenmesinde hukuk devleti ilkesinin gözetilmesini gerektirmektedir. Anayasa'n ın 2. maddesinde Cumhuriyet'in nitelikleri aras ında say ılan hukuk devleti ilkesi, Anayasa'n ın tüm maddelerinin yorumlanmas ı ve uygulanmas ında gözönünde bulundurulmas ı zorunlu olan bir ilkedir. 47. Bu noktada hukuk devletinin gereklerinden birini de hukuk güvenli ği ilkesi oluşturmaktad ır (AYM, E.2008/50, K.2010/84, 24/6/2010; E.2012/65, K.2012/128, 20/9/2012). Ki şilerin hukuki güvenli ğini sağlamay ı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi hukuk normlar ının öngörülebilir olmas ını, bireylerin tüm eylem ve i şlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaç ınmas ını gerekli k ılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem ki şiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve ku şkuya yer vermeyecek şekilde aç ık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmas ını, ayr ıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalar ına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013). 48. Hukuk kurallar ını n ne şekilde yorumlanaca ğı veya birden fazla yorumunun mümkün oldu ğu durumlarda bu yorumlardan hangisinin benimsenece ği derece mahkemelerinin yetkisinde olan bir husustur. Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuruda derece mahkemelerince benimsenen yorumlardan birine üstünlük tan ımas ı veya derece mahkemelerinin yerine geçerek hukuk kurallar ını yorumlamas ı bireysel ba şvurunun amac ıyla bağdaşmaz. Anayasa Mahkemesinin kanunilik ilkesi ba ğlam ındaki görevi, hukuk kurallar ının birden fazla yorumunun varl ığının hukuki belirlilik ve öngörülebilirli ği etkileyip etkilemedi ğini tespit etmektir ( Mehmet Arif Madenci, B. No: 2014/13916, 12/1/2017, 81). 49. Yarg ısal kararlardaki de ğişiklikler, hukukun dinamizmini ve mahkemeleri n yaklaşımlar ını yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini yans ıtmas ı yönüyle olumludur. Ancak uygulamadaki birlikteli ği sağlamas ı beklenen yüksek mahkemeler içinde yer alan dairelerin benzer davalarda tatmin edici bir gerekçe göstermeksizin farkl ı sonuçlara ula şmas ı, bir karar ın belirli bir daireye dü ştüğü takdirde onanaca ğı, başka bir daire taraf ından ele alındığı takdirde bozulaca ğı gibi ihtimale dayal ı ve birbirine z ıt sonuçlar ı ortaya ç ıkar ır. Bu ise hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters dü şecektir. Ayr ıca böyle bir alg ının toplumda yerle şmesi hâlinde bireylerin yarg ı sistemine ve mahkeme kararlar ına duymalar ı beklenen güven zarar görebilir ( Türkan Bal [GK], B. No: 2013/6932, 6/1/2015, 64). 50. Anayasa Mahkemesi bu noktada derece mahkemelerinin hukuk kurallar ını yorumlamas ından kaynaklanan içtihat fark ının süregelen bir hâl ald ığı, başka bir anlat ımla kısa say ılamayacak bir zaman dilimi içinde uygulamada birli ğin sağlanamad ığı durumlarda uygulamadaki tutars ızlıklar ı ortadan kald ıracak nitelikteki tedbirlerin önemine i şaret etmektedir. Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 1051. Yüksek mahkemelerin ya da nihai merci olarak bir uyu şmazl ığı çözüme bağlayan mahkemelerin ayn ı konuya ili şkin kararlar ında davalar ın içeriğinden kaynaklanmayan farkl ı kabullerin bulunmas ı hâlinde ise hareket noktas ı, derece mahkemelerinin de ğerlendirme veya yorumlar ından hangisinin do ğru olduğu ve tercih edilmesi gerekti ğinin tespit edilmesi olmayacakt ır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, kararlarda ya şanan değişimin hukuki bir belirsizli ğe yol aç ıp açmad ığına ve ba şvurucu bak ımından öngörülebilir olup olmad ığına yönelik bir inceleme yapabilir ( Türkan Bal , 58). 52. Hukukun üstünlü ğü ilkesi gere ği yarg ı sistemine olan güveni sa ğlamak ve korumakla yükümlü olan devlet, ayn ı yarg ı koluna dâhil mahkemeler aras ındaki derin ve süregelen içtihat farkl ılıklar ını ortadan kald ırabilecek nitelikte bir mekanizmay ı kurmak ve bu mekanizman ın etkin bir şekilde işleyişini sağlayacak düzenlemeler yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, adil yarg ılanma hakk ının güvencelerinden biri olarak kabul edilmelidir. (Engin Selek , B. No: 2015/19816, 8/11/2017, 58). ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 53. Somut olayda ba şvurucu ile i şveren aras ında imzalanan 1/9/2010 tarihli i ş sözleşmesinde sözle şmenin süresi üç y ıl olarak belirlenmi ş ve taraflardan birinin süresinden önce haks ız veya geçersiz olarak sözle şmeyi feshetmesi durumda sözle şme ekindeki taahhütnameye göre kar şı tarafa cezai şart ödeyece ği kararlaştırılm ıştır. Başvurucu, Maliye Bakanl ığı gelir uzman yard ımc ılığı sınav ını kazand ığı gerekçesiyle 7/3/2011 tarihinde i ş sözleşmesini feshetmi ştir. 54. Başvurucunun ba şvuru formunda yer verdi ği F.U. da ba şvurucunun i şvereni kooperatif ile ayn ı kooperatifler birli ği çat ısında yer alan ba şka bir kooperatifte ve ba şvurucu ile ayn ı tarihte, ayn ı şartlar ı haiz iş sözleşmesi ile i şe başlam ıştır. F.U. da ba şvurucu gibi Maliye Bakanl ığının gelir uzman yard ımc ılığı sınav ını kazanmas ı nedeniyle kooperatifteki işinden 8/3/2011 tarihinde istifa etmi ş, bu şekilde iş sözleşmesini tek tarafl ı olarak feshetmiştir. 55. Başvurucu ve F.U. aleyhine i şverenleri taraf ından feshin haks ız olduğu ve sözleşmede kararla ştırılan cezai şart ın tazmini istemi ile aç ılan davalar U şak İş Mahkemesinde görülmü ş, Mahkeme ayn ı gerekçe ile davalar ın reddine karar vermi ştir. Bu kararlar davac ı işverenlerce temyiz edilmi ştir. 56. Bahsedilen uyu şmazl ıklar ın çözümünde görevli Yarg ıtay Daireleri 9. ve 22. Hukuk Daireleri olup F.U. hakk ında görülen davada verilen ret karar ı Yarg ıtay 9. Huku k Dairesinin 13/3/2014 tarihli karar ı ile onanm ış iken başvurucu hakk ında görülen davada verilen ret karar ı Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin 27/12/2013 tarihli karar ı ile bozulmu ştur. Neticede ba şvurucu hakk ında aç ılan dava ba şvurucunun aleyhine sonuçlanm ıştır. 57. Başvurucu, hakk ında aç ılan davan ın Yarg ıtay daireleri aras ındaki görü ş farkl ılıklar ı ortadan kald ırılmadan aleyhine sonuçlanmas ından şikâyet etmektedir. 58. Uygulamadaki birlikteli ği sağlamas ı beklenen yüksek mahkemelerin ayn ı olay ve hukuksal sorunlar anlam ında birbirinden farkl ı karar vermesi durumunda çeli şkinin adil yarg ılanma hakk ına ayk ırılık teşkil edip etmedi ğinin ölçülebilmesi için içtihat farkl ılığının derin ve süregelen bir nitelik ta şıyıp taşımad ığının, kararlar aras ındaki çeli şkiyi çözecek bir mekanizman ın bulunup bulunmad ığının, varsa somut olayda uygulan ıp uygulanmad ığının Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 11öncelikle belirlenmesi, bu ba ğlamda Yarg ıtay daireleri aras ındaki yorum farkl ılıklar ının başvurucu yönünden hukuki belirlilik ve öngörülebilirli ği etkileyip etkilemedi ğinin tespit edilmesi gerekmektedir. (1) Kararlar Aras ında Çelişkinin Varl ığı 59. Yarg ıtay 9. ve 22. Hukuk Daireleri, somut olayda yapt ıklar ı temyiz incelemelerinde davalar ın taraflar ı aras ında belirli süreli olarak imzalanan i ş sözleşmelerinin 4857 say ılı Kanun'un 11. maddesinde öngörülen objektif ko şullar ı sağlamamas ı nedeni ile belirsiz süreli i ş sözleşmesi olarak nitelendirmesi konusunda hemfikir olmakla birlikte sözleşmelerde yer alan süreye ba ğlı cezai şart hükmünün geçerlili ği konusundaki görü ş ayr ılıklar ı nedeni ile farkl ı sonuçlara ula şmışlard ır. 60. Her iki Daire aras ındaki görü ş ayr ılığının Yarg ıtay İçtihad ı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca verilen 8/3/2019 tarihli içtihad ı birleştirme karar ı ile giderildi ği anlaşılmakla birlikte içtihad ı birleştirme karar ı öncesinde Yarg ıtay dairelerinin uygulamalar ının ne yönde oldu ğunun ortaya konulmas ı gerekmektedir. 61. Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesinin bahsedilen içtihad ı birleştirme karar ının verildiği tarihe kadar geçen süredeki uygulamalar ı incelendi ğinde belirli süreli yap ılm ış olmas ına rağmen kanunda öngörülen objektif şartlar ı sağlamamas ı nedeniyle belirsiz süreli olarak nitelendirilen i ş sözleşmelerinde yer alan süreye ba ğlı cezai şart hükmünün geçersiz olaca ğı yönündeki içtihad ını istikrarl ı bir şekilde uygulad ığı görülmektedir. 62. Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesi, dava tarihinden sonraki sürede 14/2/2011 tarihli ve 6110 say ılı Kanun ile 4/2/1983 tarihli ve 2797 say ılı Yarg ıtay Kanunu'nun 7. maddesinde yap ılan değişiklik ile kurulmu ş ve ard ından Yarg ıtay Büyük Genel Kurulunun 12/5/2011 tarihli karar ı ile Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesi ile benzer uyu şmazl ıklar ın çözümünde görev almaya ba şlam ıştır. Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesi göreve ba şlad ığı tarihten bu yana objekti f şartlar bulunmad ığı için belirsiz hâle gelen i ş sözleşmelerindeki süreye ba ğlı cezai şart hükümlerinin kar şılıklılık ve denklik unsurlar ını sağlamas ı durumunda geçerli say ılmas ı gerektiği görüşünde olmu ştur. 22. Hukuk Dairesi verdi ği kararlarda 9. Hukuk Dairesinin uygulamalar ından hangi nedenlerle ayr ıldığının gerekçelerini ba şvurucu ve üçüncü ki şiler taraf ından objektif olarak anla şılmas ına imkân verecek şekilde aç ıklam ıştır. 63. Yarg ıtay Büyük Genel Kurulunun 21/1/2013 tarihli karar ı ile dava konusu ile benzer uyu şmazl ıklar ın çözümünde Yarg ıtay 9. ve 22. Hukuk Dairelerinin yan ı sıra görev almaya ba şlayan Yarg ıtay 7. Hukuk Dairesi de bir süre Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesinin savunduğu görüşü benimsemi ş iken (Yarg ıtay 7. Hukuk Dairesi, 13/3/2014, E.2013/9069, K.2014/6022) daha sonra somut olaya benzer uyu şmazl ıklarda Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesi gibi süreye ba ğlı cezai şart hükmünün geçerli olaca ğı sonucuna varm ıştır (Yarg ıtay 7. Hukuk Dairesi, 30/6/2015, E.2015/19958, K.2015/13335). Yarg ıtay 7. Hukuk Dairesi, Yarg ıtay Birinci Ba şkanl ık Kurulunun 22/12/2016 tarihli karar ıyla 1/1/2017 tarihi itibar ıyla kapat ılm ıştır. (2)İçtihat Uyumunu Sa ğlayan Mekanizman ın İşletilmesi Süreci 64. Başvurucunun davas ının kesinle ştiği 20/6/2017 tarihinden sonraki sürede Yarg ıtay Birinci Ba şkanl ık Kurulu 28/9/2017 tarihli karar ı ile Yarg ıtay 9. ve 22. Hukuk Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 12Daireleri aras ında oluşan görüş ayr ılığının Yarg ıtay İçtihad ı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca içtihatlar ın birleştirilmesi yoluyla giderilebilece ğine karar vermi ştir. 65. Yarg ıtay İçtihad ı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu 8/3/2019 tarihli içtihad ı birleştirme karar ı ile belirli süreli olarak yap ılm ış ancak objektif şartlar ı taşımad ığı için belirsiz süreli olarak kabul edilen i ş sözleşmesinde kararla ştırılan süreden önce haks ız feshe bağlı cezai şart hükmünün belirlenen süre ile s ınırlı olmak üzere geçerli oldu ğu sonucuna ulaşmıştır. (3) Hukuki Belirlilik ve Öngörülebilirlik İlkesi Yönünden Yap ılan Değerlendirme 66. Başvurucunun davas ının yarg ılamas ının yap ıldığı tarihlerde dava konusu uyuşmazl ık ile benzer uyu şmazl ıklar ın çözümünde görev alan Yarg ıtay daireleri aras ında ayn ı hukuki olgu ile ilgili olarak birbirinden farkl ı iki yorum benimsenmi ş durumdad ır. Başvurucunun davas ı ise Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin kendi içinde istikrarl ı olarak uygulad ığı içtihad ı doğrultusunda çözümlenmi ştir. Yarg ısal makamlar ın ayn ı hukuki olgu ile ilgili farkl ı yorumlar benimsemesinin tek ba şına hukuki güvenlik ilkesine ayk ırılık oluşturmayaca ğı, yarg ısal kararlardaki de ğişikliklerin hukukun dinamizmini ve mahkemelerin yakla şımlar ını yaşanan geli şmelere uyarlama kabiliyetlerini yans ıtmas ı açısından pek çok zaman olumlu görülebilece ği, başvurucunun davas ının kesin olarak karara bağland ığı tarihten sonra da olsa Yarg ıtay daireleri aras ındaki içtihat farkl ılığını giderece k mekanizmalar ın etkili olarak i şletildiği ve içtihat birli ğinin sağland ığı, üstelik ba şvurucunun davas ında uygulanan Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesince getirilen yakla şımın içtihad ı birleştirme karar ında da benimsenmi ş olduğu hususlar ı gözönünde bulunduruldu ğunda başvurucunun davas ında var ılan sonucun ba şvurucu için öngörülemez oldu ğunu ve yarg ılaman ın bütünü içinde hakkaniyeti zedeledi ğini söylemek mümkün de ğildir. 67. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa n ın 36. maddesinde güvence altına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir. B. Makul Sürede Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 68. Başvurucu, davan ın aç ıldığı 1/6/2011 tarihinden Yarg ıtay ın nihai karar ını verdiği 20/6/2017 tarihine kadar devam eden yarg ılama süresi nedeniyle makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmektedir. 2. Değerlendirme 69. Bireysel ba şvuru yap ıldıktan sonra yürürlü ğe giren 25/7/2018 tarihli ve 7145 say ılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 say ılı Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine Yap ılm ış Baz ı Başvurular ın Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmi ştir. 70. 6384 say ılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre yarg ılamalar ın uzun sürmesi ve yarg ı kararlar ının geç veya eksik icra edilmesi ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yap ılan ve bu maddenin yürürlü ğe girdiği tarih itibar ıyla Anayasa Mahkemesi Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 13önünde derdest olan bireysel ba şvurular ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik karar ının tebliğinden itibaren üç ay içinde yap ılacak müracaat üzerine Bakanl ık İnsan Haklar ı Tazminat Komisyonu Ba şkanl ığı (Tazminat Komisyonu) taraf ından incelenmesi öngörülmü ştür. 71.Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018, 26) karar ında Anayasa Mahkemesi yarg ılamalar ın makul sürede sonuçland ırılmad ığı ya da yarg ı kararlar ının geç veya eksik icra edildi ği ya da hiç icra edilmedi ği iddias ıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel ba şvurulara ili şkin olarak Tazminat Komisyonuna ba şvuru imkân ının getirilmesine ili şkin yolu ula şılabilir olma, ba şarı şans ı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunup bulunmad ığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkilili ğini tart ışmıştır. 72.Ferat Yüksel karar ında özetle an ılan başvuru yolunun ki şileri mali külfet alt ına sokmamas ı ve başvuruda kolayl ık sağlamas ı nedenleriyle ula şılabilir oldu ğu, düzenleni ş şekli itibar ıyla ihlal iddialar ına makul bir ba şarı şans ı sunma kapasitesinden mahrum olmad ığı ve tazminat ödenmesine imkân tan ımas ı ve/veya bu mümkün olmad ığında başka türlü telafi olanaklar ı sunmas ı nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sa ğlama imkân ına sahip olduğu hususunda de ğerlendirmelerde bulunulmu ştur (Ferat Yüksel , 27-34). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bak ışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialar ıyla ilgili başarı şans ı sunma ve yeterli giderim sa ğlama kapasitesi oldu ğu görülen Tazminat Komisyonuna ba şvuru yolu tüketilmeden yap ılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteli ği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak ba şvuru yollar ının tüketilmemi ş olmas ı nedeniyle kabul edilemezlik karar ı vermiştir (Ferat Yüksel , 35, 36). 73. Mevcut ba şvurunun bu k ısm ı yönünden söz konusu karardan ayr ılmay ı gerektiren bir durum bulunmamaktad ır. 74. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, 2. Makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının İHLAL ED İLMEDİĞİNE, C. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA, Başvuru Numaras ı: 2017/33904 Karar Tarihi : 13/10/2020 14D. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 13/10/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA M.Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI