5. Hukuk Dairesi 2025/13446 E. , 2026/4739 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/137 Esas, 2023/146 Karar Taraflar arasında açılan davada İzmir 2. Aile Mahkemesince, davacının iddiası genel hükümlere dayalı olup, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında bir talep niteliğinde olmadığı gibi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 'nun 174 üncü maddesinin 1 inci fıkrası kapsamında bulunan maddi tazminat niteliğinde de olmadığı, bu durumda davanın dayanağı sebepsiz zenginleşme o…
5. Hukuk Dairesi 2025/13446 E. , 2026/4739 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/137 Esas, 2023/146 Karar Taraflar arasında açılan davada İzmir 2. Aile Mahkemesince, davacının iddiası genel hükümlere dayalı olup, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında bir talep niteliğinde olmadığı gibi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 'nun 174 üncü maddesinin 1 inci fıkrası kapsamında bulunan maddi tazminat niteliğinde de olmadığı, bu durumda davanın dayanağı sebepsiz zenginleşme olup, bu uyuşmazlıklara genel mahkemede bakılması gerektiği, uyuşmazlığın Aile Mahkemesi'nin görevine girmediği, davanın niteliğine göre görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna kararı verildiği; İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesince ise dosyada yetki itirazının ileri sürülmediği gibi, davanın niteliği itibariyle kesin yetki kuralının da geçerli olmadığı, mahkeme gerekçesinde yetki hususunda herhangi bir gerekçe veya ihtilaf tartışması bulunmadığı, bu hususlar dikkate alındığında, kısa kararda mahkemenin yetkili kılınmasına ilişkin kararın maddi hataya dayalı olarak yazıldığının düşünüldüğü gerektiği gerekçesiyle karşı görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilerek ortaya çıkan olumsuz yetki uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Yargıtaya gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 22 nci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: “İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.” Olumsuz görev uyuşmazlığından bahsedilebilmesi için mahkemeler arasında karşılıklı olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi zorunludur. Somut olayda, İzmir 2. Aile Mahkemesince kendi yargı çevresinde olan Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi (o mahkemece de gerekiyorsa yetkisizlik kararı verilmesi) gerekirken; farklı yargı çevresindeki İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik ve yetkisizlik kararı verildiği, İstanbul Anadolu 8.Asliye Hukuk Mahkemesince de uyuşmazlığın çözümünde aile mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, bu kararın da kesinleşmesi üzerine dosyanın yargı yerinin belirlenmesi için Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır. Oysa ki, olumsuz görev uyuşmazlığından bahsedilebilmesi için İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesince kendi yargı çevresi içindeki aile mahkemelerine yönelik görevsizlik kararı verilerek dosyanın gönderilmesi, şayet o mahkemece de görevli olunmadığı düşünülürse görevsizlik, yetkili olunmadığı düşünülürse yetkisizlik kararı verilmesi ve sonucuna göre yargı yerinin belirlenmesi için ilgili Bölge Adliye Mahkemesine ya da Yargıtay'a gönderilmesi gerektiği nazara alındığında yargı yeri belirlenmesi için aranan "iki mahkeme arasında olumsuz görev veya yetki uyuşmazlığı bulunması" koşulunun henüz gerçekleşmediği kuşkusuzdur. Bu nedenle yargı yeri belirlenmesi koşulları oluşmadığından dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bu aşamada yargı yeri belirleme koşulları bulunmayan dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmek üzere MAHALLİNE İADESİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.