(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/12189 E. , 2010/14774 K. MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle “...Taşınmazın belgesizden davalı adına …
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/12189 E. , 2010/14774 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle “...Taşınmazın belgesizden davalı adına kadastroda tesbiti yapılmıştır. Davacı Hazinenin savı karşısında, 3402 Kadastro Yasasının 14 ve 17. maddelerine göre kadastro tesbitinden öncesine ilişkin 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin ya da imar ihyanın varlığını davalının kanıtlaması gerekir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları, taşınmazın otunu biçmek suretiyle kullanıldığı şeklinde soyut olup, kullanıma ilişkin beyanlar maddi olaylara dayalı olmadığı gibi, taşınmazın kimden kime kaldığı, kimlerin ne süreyle ne şekilde kullandığı ve zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı konuların da ayrıntılı bilgi alınmamıştır. Kaldı ki; taşınmaz 1984 tarihli memleket haritasında beyaz renkli açık alanda kaldığı bildirilmişse de, en eski tarihli memleket haritası getirtilip uygulanması gerekirken 1984 tarihli memleket haritasında lokal olarak işaretlemekle yetinilmiş, harita ve paftaların ölçekleri denkleştirilerek aplike edilmemiştir. Taşınmazın renkli fotoğrafında yüksek eğimde ve taşlık görünümünde olduğu görülmektedir. Ayrıca uzman orman bilirkişi tarafından taşınmazın hava fotoğraflarındaki görünümü ile 1980'li ve 1990'lı yıllara ait fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftası getirtilerek taşınmaz ve çevresinin davalı olan aynı adadaki diğer parsellerle birlikte o tarihlerde kullanılıp kullanılmadığı ve sözü edilen bu haritalarda mülkiyet sınırının gözüküp gözükmediği özel aletlerle ve bilimsel yöntemlerle araştırılıp incelenmemiştir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve dava konusu parselin fen bilirkişisi .'in 25.09.2007 tarihli rapor ve krokisinde (A) ile işaretli 1503,48 m² yüzölçümlü bölümün Hazine adına, geriye kalan 6066,96 m² yüzölçümlü bölümün tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından 6066,96 m² yüzölçümlü bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yeniden yapılan keşif sonucunda uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 6066,96 m² yüzölçümlü bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen gerçek kişi yararına 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 29/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.