Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6335 E. , 2024/3917 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6335 Karar No : 2024/3917 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-... İl Özel İdaresi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... Yapı İnşaat Taşıma Mad. San. Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmekted
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6335 E. , 2024/3917 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6335 Karar No : 2024/3917 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-... İl Özel İdaresi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... Yapı İnşaat Taşıma Mad. San. Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, ... köyü, ... mevkii, ... Irmağı üzerinde bulunan davacının işlettiği kum ocağı tesisine verilen ... numaralı 1(a) Grubu Maden İşletme Ruhsatının iptaline ilişkin Sivas İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, her ne kadar davalı idareler tarafından davacı ile akdedilen 14/09/2015 tarihli sözleşmenin 20. maddesi ile dava konusu alanda davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından proje geliştirildiğinde davacının hiçbir hak talep etmeden ocak yerini terk edeceği taahhüt altına alındığı belirtilmiş ise de, anılan sözleşme hükmünde söz konusu projede inşaat aşamasına gelindiğinde davacının ocak sahasını terk edeceğinin taahhüt altına alındığı, bilirkişi raporunda belirtildiği ve keşif sırasında tespit edildiği üzere anılan projede inşaat aşamasına gelinmediği, davalı DSİ Genel Müdürlüğü'nün dava konusu ruhsatın iptaline ilişkin talep yazılarındaki tespitlerin aksine akarsu yatağından yatak duraylığını bozacak ve serbest akışa engel olacak şekilde malzeme alınmadığı, suyun akış yönünü değiştirerek kıyı oyulmalarına sebep olunmadığı, ocak sahasında orjinal talveg hattının bozulmadığı ve talveg hattından daha derinden malzeme alınmadığı, dolayısıyla dava konusu kum çakıl ocağının bir kısmı davalı idare tarafından yapılan dere yatağı ıslahı ve rekreasyon projesinin çok az bir kısmıyla çakışıyor olsa da bunun projeye zarar vermediği, kaldı ki davalı idare tarafından proje ile çakışan kısmı mutlak koruma alanı olarak da belirlenebileceği hususu da dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay 8. Dairesinin 22/03/2022 gün ve E:2019/3847, K:2022/1907 sayılı bozma kararı doğrultusunda dosya Bölge idare Mahkemesince yeniden ele alınmış ve dava konusu yerde Hidrojeoloji Mühendisi, Çevre Mühendisi ve Maden Mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti refakatinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, 2015 yılında 5 yıl için kiraya verilen ve 2020 yılında kiralama süresi sona eren kum ocağında işe başlamadan önce ocak sahasının çevresi beton kazık veya benzerleri ile işaretlenip, ocak sahasının akarsu yatağı içindeki başlangıç ve bitim noktaları kıyıda çakılacak en az 1,5 metre yüksekliğindeki beton kazıklar ile belirlenmediğinden ve DSİ personeli tarafından düzenlenen 08.08.2017 tarihli tutanakta ve Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu 08.05.2018 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda yapılan talveg kotu ölçümlerinin teknik ve usul açısından (Nivo-Mira kullanılarak veya uygun başka yöntemler kullanılarak ölçülmediğinden) yetersiz kaldığı, akarsu yatağından en son 2020 yılında malzeme alındığı ve işlem tarihinden itibaren 6 yıl süre geçtiği, nehir yatağında bölgesinde oluşmuş olan çukurluk ve benzeri yapısal değişikliklerin mevcut durumlarını ve oluşmuş olan çukurlukların taban kotlarının talveg kotunun altında olup olmadığının, ortalama akım miktarı 40 m³/sn kadar ve maksimum debisi ise saniyede 350 metreküp düzeyinde olan bir akarsuyun üç yıl boyunca taşıdığı silt, mil, kum ve çakıl malzemelerinin söz konusu çukurlukların önemli bir kısmını doldurmuş olacağından, günümüzde ölçerek belirlemenin anlamlı olmayacağının bilirkişi raporu ile ortaya konulduğu, dolayısıyla işlem tarihinde nehir yatağının talveg kotunun altına inilerek malzeme alındığı hususunda yeterli bir tespit yapılmaksızın eksik inceleme ile ruhsat iptali işleminin tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılarak, istinaf istemlerinin gerekçe ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1-... İL ÖZEL İDARESİ'NİN İDDİALARI :Dava konusu alanda, davacı tarafından talveg kotunun daha derininden malzeme alınması neticesinde dere akışının bozulduğunu, DSİ tarafından ıslah proje geliştirildiği sabit olup, mahkemece işlemin iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporunda aleyhe olan hususların kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu kum ocağının, DSİ tarafından yapımına başlanmış olan rekreasyon projesi içinde kaldığının tespit edildiği ileri sürülmektedir. 2- ... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN İDDİALARI : Mahkeme kararına esas alının bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olduğunu, raporda DSİ tarafından yapılan ölçümlerin salt DSİ tarafından yapıldığı için tartışmalara neden olacağı belirtirmiştir. Ancak, sahada DSİ tarafından yapılan ölçümler fotoğraflanmış ve tutanağa bağlanmıştır. Bilirkişi raporunda üretimin en son 2020 yılında yapıldığı ve aradan 3 yıl geçtiği için dere yatağında oluşan çukurların talveg kotunun altında olup olmadığının günümüzde belirlenmesinin hiçbir anlamı olmadığından bahsedildiği ancak uydu görüntüleri incelendiğinde üretim yapıldığı tarihte talveg kotunun altına inilip inilmediğinin tespit edilebilir olduğu belirtilmiştir. DSİ 19. Bölge Müdürlüğü'nün 25.08.2017 tarihli yazısı ile bildirilen tutanakta, davacı ocak işletmecisi tarafından talveg kotunun 3.50-4.00 metre daha derininden malzeme alındığını, bunun sonucu olarak dere yatağında bozulmalar olduğu, dere akışının bozulduğu ve Bölge Müdürlüğü tarafından yapılmakta olan ıslah projesinin zarar gördüğünün tespit edildiği; bu tespitler neticesinde işlem tesis edildiğini, ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden davalıDevlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Sivas ili, Koyulhisar İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii Kelkit Irmağı üzerinde 1(a) grubu maden alanın 14/09/2015 tarihinde davaca adına 5 yıl süreli ... ruhsat numaralı 1(a) grubu Maden İşletme Ruhsatı düzenlendiği, Devlet Su İşleri 19.Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile ruhsat alanı ile taraflarınca yapılmakta olan dere yatağı ıslahı ve rekreasyon proje ve etkileşim alanının çakıştığı, ocağın işletilmesi sırasında orijinal talveg hattının bozulduğu, bunun da yapılmakta olan projeye zarar verdiği, yapılacak kamu yatırımına engel olduğu, dere yatağının hidroliğini bozacağı, projenin inşaatına başlanıldığı belirtilerek ocak işletmesinin ocak yerini terk etmesinin sağlanmasının talep edildiği, Devlet Su İşleri 19. Bölge Müdürlüğü tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı yazıda ise taraflarınca 08/08/2017 tarihinde anılan ocak sahasında yapılan inceleme sonucunda tutulan tutanak ile anılan ocak işletmecisi tarafından dere talveg kodunun 3.50-4.00 m. daha derinden malzeme alındığı, bunun soncu olarak dere yatağında bozulmalar olduğu, dere akışının bozulduğu, yürütülen projenin zarar gördüğünün tespit edildiği belirtilerek ocak işletme şartlarına uyulmayarak dere yatağında orjinal talveg hattının bozulmasına sebebiyet verildiği gerekçesiyle ruhsat süresinin bitimine kadar anılan sahada üretim yapılmasının uygun olmadığı belirtilerek anılan ocak sahasında işletmecinin ocak yerini terk etmesinin sağlanması gerektiği belirtilmesi üzerine Valilik Makamının ... tarih ve ... sayılı Olur'larına istinaden Sivas İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü tarafından ... tarih ve ... sayılı işlemle davacının ... ruhsat numaralı 1(a) grubu Maden İşletme Ruhsatı'nın iptal edildiği, bunun üzerine davacı tarafından 24/10/2017 tarihinde itiraz edildiği, itirazının reddedilmesi üzerine dava konusu ruhsat iptali işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 08.12.2007 tarihli 26724 Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kum, Çakıl ve Benzeri Maddelerin Alınması, İşletilmesi ve Kontrolü Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde "İşletme süresince akarsu yatağında yatak duraylılığını bozacak ve serbest akışa engel olacak şekilde malzeme alınması, mahfuz, servis yolu ve benzeri yapılar yapılarak suyun akış yönü değiştirilerek kıyı oyulmalarına, sedde bulunan yerlerde seddelere, bulunmayan yerlerde ise yatak kenarlarında bulunan ocak kullanım alanı dışında yer alan tarım alanları, meskun mahaller ve benzeri tesislere zarar verecek şekilde yatak üzerinde çalışma yapılması yasaktır.", aynı maddenin (e) bendinde ise, "Belirlenecek talveg kotundan daha fazla derine inilmez." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanunu'nun uygulanacağı haller" başlığını taşıyan 31. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır." düzenlemesi bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 08.12.2007 tarihli 26724 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kum, Çakıl ve Benzeri Maddelerin Alınması, İşletilmesi ve Kontrolü Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, işletme süresince, akarsu yatağında yatak duyarlılığını bozacak ve serbest akışa engel olacak şekilde malzeme alınmasının ve yatak kenarlarında bulunan ocak kullanım alanı dışında yer alan tarım alanları, meskun mahaller ve benzeri tesislere zarar verecek şekilde yatak üzerinde çalışma yapılmasının yasak olduğu, aynı maddenin (e) bendinde de, belirlenecek talveg kotundan daha derine inilemez kuralına yer verilmektedir. Dairemizin bozma kararı doğrultusunda, Bölge İdare Mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için mahallinde dosya yeniden ele alınmış ve dava konusu yerde Hidrojeoloji Mühendisi, Çevre Mühendisi ve Maden Mühendisinden oluşan bilirkişi yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 12/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise de; "... kum Ocağı İşletmecisi ... firmasının söz konusu dere yatağından en son malzeme alımının 2020 yılında gerçekleşmiş olduğu, arazide yerinde yapılan gözlem ve inceleme tarihi arasından yaklaşık 3 yıl gibi uzun bir süre geçtiği, akarsu yatağından 2020 yılında alınan malzeme sonucunda, yatak bölgesinde oluşmuş olan çukurluk ve benzeri yapısal değişikliklerin mevcut durumlarını ve oluşmuş olan çukurlukların taban kotlarının talveg kotunun altında olup olmadığını günümüzde ölçerek belirlemenin mantıklı bir anlamının bulunmadığı, zira ortalama akım miktarı 40 m³/sn kadar ve maksimum debisi ise saniyede 350 metreküpler düzeyinde olan bir akarsuyun üç yıl boyunca taşıdığı silt, mil, kum ve çakıl malzemelerinin söz konusu çukurlukların önemli bir kısmını doldurmuş olacağı, dolayısıyla... ruhsat numaralı kum ucağının işletilmesi sırasında orijinal talveg hattının bozulduğu veya talveg kotunun altına inilip inilmediği' sorusuna verilecek makul ve mantıklı bir cevap olamayacağı, gerek DSİ'nin 08/08/2017 tarihinde (yaklaşık 6 yıl önce) yapmış olduğu talveg kotu ölçümleri, gerekse 08/05/2018 (5 yıl önce) tarihinde yapılan ilk bilirkişi talveg kotu değerlendirmelerinin bilimsel, teknik ve usul açısından yetersiz kaldığı, bu yüzden heyet tarafından özellikle orjinal talveg hattının bozulup bozulmadığı, dere yatağı hidroliğinin ve dere akışının bozulması gibi soruların, bugünkü koşullara göre değerlendirilmesinin mümkün olamadığı, madencilik faaliyetiyle dere yatağı talveg kotu altından malzeme alınması sonucunda nehir hidroliğinin ve dere akışının bozulmasının muhtemel olacağı, bu yüzden söz konusu kum ocağının talveg kotunun madencilik faaliyetlerine başlamadan önce belirlenmesi gerektiği, belirlenen talveg kotuna göre, Kum, Çakıl ve Benzeri Maddelerin Alınması, İşletilmesi ve Kontrolü Yönetmeliğinde de belirtilen (08 Aralık 2007 tarih ve26724 sayılı Resmi Gazete'de yürürlüğe giren- üçünçü bölüm akarsu ve kuru dere yalaklarında kum, çakıl ve benzeri malzeme ocağı işletilmesine dair usul ve esaslar- madde 6) usul ve esaslara uygun olarak yapılmasının madencilik faaliyeli nedeniyle dere yatağının zarar görmesini ve beraberinde olası çevresel etkileri en aza düşüreceği, Sivas Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... kararında ... ruhsat numaralı kum ocağının, çevresel etkilere karşı alınması öngörülen önlemlerin yeterli görüldüğü," tespitlerine yer verilmiş olup Bölge idare mahkemesi tarafından raporun hükme esas alındığı anlaşılmıştır. Esasen, Devlet Su İşleri 19. Bölge Müdürlüğünce yapılan çalışmalar neticesinde taraflarınca 08/08/2017 tarihinde anılan ocak sahasında yapılan inceleme fotoğraflanmış ve sonucunda tutulan tutanak ile anılan ocak işletmecisi tarafından dere talveg kodunun 3.50-4.00 m. daha derinden malzeme alındığı, bunun soncu olarak dere yatağında bozulmalar olduğu, dere akışının bozulduğu, yürütülen projenin zarar gördüğünün tespit edildiği belirtilerek 02/06/2015 tarihli görüşümüzde belirtilen ocak işletme şartlarına uyulmayarak dere yatağında orjinal talveg hattının bozulmasına sebebiyet verildiği gerekçesiyle ruhsat süresinin bitimine kadar anılan sahada üretim yapılmasının uygun olmadığı belirtilerek anılan ocak sahasında işletmecinin ocak yerini terk etmesinin sağlanması gerektiği kanaatine varıldığı ifade edilmiştir. 12/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise sözkonusu hususlara değerlendirilmeyerek, bilimsel ve teknolojik inceleme yapılmadan rapor hazırlandığı, bu hali ile raporun hükme esas alınamayacağı açıktır. Bu nedenle madencilik faaliyeti nedeniyle dere yatağının zarar görüp görmeyeceği hususlarının ve madencilik faaliyetinin bir bütün olarak çevresel etkilerinin ortaya konulmasını sağlamak amacıyla, konusunda uzman, madencilik faaliyetinin derenin su akışına ve çevreye olacak etkilerinin araştırılabilmesi için aralarında en az bir çevre mühendisi ile nehir hidroliği ve su yapıları konusunda hidrojeoloji mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılıp, davacı tarafından yürütülecek madencilik faaliyetinin olası tehlike ve riskleri belirlenerek bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçe ile reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 27/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.