23. Hukuk Dairesi 2016/5758 E. , 2019/5122 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikt…
**23. Hukuk Dairesi 2016/5758 E. , 2019/5122 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, taraflar arasında 03.07.2008-03.10.2008 tarihlerini kapsayacak şekilde hizmet alım sözleşmesi düzenlendiğini, ihale süresinin bitimi nedeniyle belirli süreli iş akitleri sona eren dava dışı işçiler tarafından, çeşitli işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan davalar sonucunda hüküm altına alınan toplam 110.762,86 TL’nin müvekkilince ödendiğini, söz konusu mahkeme kararları uyarınca davalının da müşterek ve müteselsil borçlu olarak sorumlu olduğunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 67. maddesi yürürlüğe girmeden önce belediyeler tarafından asıl işlerin alt işverenlere verilmesinin geçersiz olduğu, dolayısıyla dava dışı işçilerin en baştan itibaren münhasıran davalının işçileri sayılması ve bu borcun tamamından davalının sorumlu olması gerektiğini, bunun kabul edilmemesi halinde TBK’nın 167. maddesi hükmü gereğince, müteselsil borçlular birbirlerine karşı eşit oranlarda sorumlu olduklarından, müvekkili şirketin yaptığı ödemenin yarısını davalıdan talep etme hakkına haiz olduğunu, öte yandan, işçilerin dava dışı başka taşeron şirketler nezdinde de çalıştıklarını, bu sürelere karşılık gelen işçilik alacaklarından müvekkilinin sorumlu olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 110.762,86 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının bünyesinde çalışan işçilerin işçilik alacakları nedeniyle, mahkeme kararına dayalı olarak yapılan ödemelerden esas itibariyle davacının sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede, davacının alt işveren, davalının asıl işveren konumunda olduğu, sözleşme ve şartname hükümleri uyarınca, işçilerle ilgili olarak ortaya çıkacak tüm hukuki sorumlulukların davacı yükleniciye ait bulunduğu, bu itibarla iş mahkemesince hüküm altına alınan işçi alacaklarından, davacının tek başına sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.