(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/10267 E. , 2007/11872 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı gerçek kişi, 22.03.2002 tarihli dilekçesiyle, ... Köyü 1468 sayılı parselin, dedesi Şahali ... tara
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/10267 E. , 2007/11872 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı gerçek kişi, 22.03.2002 tarihli dilekçesiyle, ... Köyü 1468 sayılı parselin, dedesi Şahali ... tarafından ... hediyesi olarak kendisine bağışlandığını, taşınmazın Şubat 1307 tarih ve 134 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında olduğu gibi, 1952 yılında makiye ayrılmakla orman rejimi dışına çıkarıldığı ve 20 yıldan fazla süreyle eklemeli zilyetliklerinin bulunduğunu, Hazine adına olan tapu kaydının iptalini ve adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp 07.08.1942 tarihinde köyde ilan edilerek 07.11.1942 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir. Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parsellerin 3116 sayılı yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda makiye ayrılan yerlerden olduğundan söz edilerek orman sınırları dışında bırakıldığı, 1952 yılındaki makiye ayırma işlemiyle makiye ayrılan yerler dışında kaldığı, 1988 yılında yapılıp 1992 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosunda vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle gerçek kişiler adına yapılan kadastro tesbitine bir kısım gerçek kişilerin ve itiraz ... dava açtıkları, Hazinenin bu davaya asli müdahil olarak katıldığı, gerçek kişilerin davaların reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 8.2.1994 gün 1991/347 E. ve 1994/156 K. sayılı kararının kesinleşmesiyle Hazine adına tescil edildiği, kadastro mahkemesinde davalı sıfatı taşıyan bir kısım gerçek kişinin Yargılamanın yenilenmesi talebinin de aynı mahkemenin 27.4.1999 gün ve 1997/35-75 sayılı kararıyla red edildiği, ... ... isimli kişinin açtığı tapu iptal tescil davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği belirlenerek, Kadastro Mahkemesi kararının davacı yönünden kesin hüküm oluşturmasa da kuvvetli delil teşkil edeceği, davacının 1975 yılından beri zilyet olduğu söylense de, doğum tarihi dikkate alındığında bu tarihde 9 yaşında olacağı, taşınmazın üzerindeki ev ve seranın davacının babası ...’e ait olması ve ... aleyhine kesin hükümler bulunması nedeniyle, kesin hükmün sonuçlarından kurtulmak için böyle bir davanın açıldığı, mahkemece tapu uygulaması yöntemince yapılmamış, yerel idaredeki kayıtların getirtilmemiş, tapu kaydını niçin revizyon görmediğinin araştırılmamış, tapu maliki ile davacı arasındaki irsi ilişkinin kurulmamış, mirasçı olup olmadığı ve taşınmazın davacıya nasıl geçtiği yöntemince saptanmamışsa da, yörede 1976 yılında, 7 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 gün ve 208 sayılı kararı ile 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun iptal edildiğinden söz edilerek, 1942 orman kadastrosu yok sayılıp, yeniden orman sınırlandırması yapılarak taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmışsa da, 1942 orman tahditinin, sadece Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla ... İdaresinin dayandığı ... Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan tahdidin halen geçerliliğini sürdürdüğü, taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, bir başka orman kadastro komisyonunca yasal olmayan nedenlerle yok sayılıp, orman sınırları dışında bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, bu işleme değer verilemeyeceği, taşınmazın 1942 orman kadastrosu ile orman olarak sınırlandırıldığı ve halen orman sınırları içinde olduğu, H.G.K.'nun 27.02.2002 gün 2002/1-19-97 sayılı kararında belirtildiği gibi" kesinleşen orman sınırları içine alınan eski tapu kayıtları, yasal değerini yitireceği gözetilerek Hazine aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, davacının dayandığı eski tarihli tapu kaydının uygulamasındaki yetersizliğin sonuca etkili olmadığına, orman sınırları içinde bulunan taşınmazlar hakkında oluşturulan tapu kayıtları, özde orman olan taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden yolsuz tescil niteliğinde bulunduğuna, taşınmaz kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde olmasına karşın, taşınmazın orman niteliğiyle tescili istemiyle Orman yönetimi yada Hazine tarafından bir dava açılmadığına göre davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 04/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.