Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 24/1/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyon tarafından başvurucunun tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası bakımından kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, diğer temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine yönelik iddiaların ise kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında 23/7/2016 tarihinde 155 Polis İmdat hattına "Bir araca bilgisayar kasaları ve evrakları yüklüyorlar." şeklinde gelen ihbar üzerine belirtilen adreste FEM Dershanesi önünde bekleyen ve Mardin'de faaliyet gösteren Saadet Eğitim Öğretim İşletmeleri İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. isimli şirkette mali müşavir olarak çalışmakta olan başvurucu ile birlikte F.A. yakalanmıştır. Başvurucuya ait olduğu belirlenen 27 N . plakalı aracın koltuğunda duran poşetlerin içindeki evraklar, bagaj kısmındaki üç adet bilgisayar kasası ve yazıcıya olay sonrası el konulmuştur. Bu kapsamda Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) talimatıyla başlatılan soruşturmada başvurucu aynı tarihte gözaltına alınmıştır. Başvurucu 4/8/2016 tarihinde müdafii huzurunda Başsavcılıkta ifade vermiş ve ifadesinde özetle FETÖ/PDY ile bir ilgisinin bulunmadığını savunmuştur. Başsavcılık, başvurucuyu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle aynı tarihte Mardin Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Başvurucunun sorgusu Hâkimlik tarafından aynı tarihte yapılmış, müdafii de sorgu esnasında hazır bulunmuştur. Başvurucu ifadesinde özetle sadece bir muhasebecinin yapması gereken işleri yaptığını, yasa dışı herhangi bir iş yapmadığını belirterek isnat edilen suçlamaları kabul etmemiştir. Sorgu sonucunda başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakılmıştır. Kararın ilgili bölümü şöyledir:"... üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair CMK 100 ve devamı maddeleri gereğince kuvvetli şüphe ve tutuklama nedenleri bulunsa da bu aşamada tutuklama koruma tedbirinin ağır olacağı, söz konusu şüphelilerin sabit ikamet sahibi, kaçma şüphesinin, tutuklama tedbirinin verilmesi için gereken yoğunlukta bulunmaması nedeniyle şüphelilerin CMK 109/b maddesi gereğince her Cuma ve Salı günleri ikamet yerlerine en yakın polis karakoluna giderek imza vermeleri, adli kontrol tedbirinin uygulanmasına ... [karar verildi.]" Serbest bırakma kararına Başsavcılık 5/8/2016 tarihinde itiraz etmiş, itiraz üzerine daha önceki kararını değerlendiren Mardin Sulh Ceza Hâkimliği aynı tarihte bu kez başvurucu hakkında tutuklama kararı vermiştir. Kararın ilgili bölümü şöyledir:"Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında şüphelilerin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, dosyada mevcut delil durumu, kaçacağı ve saklanacağına ilişkin bulgular bulunduğu, şüphelilerin serbest bırakılması kararının yetersiz olduğu anlaşıldığından itirazın kabulüne ... [karar verildi.]" Başvurucu, tutuklama kararına itiraz etmiş; Midyat Sulh Ceza Hâkimliği 16/8/2016 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar vermiştir. Başsavcılık 13/3/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma ve terör örgütüne finans sağlama suçlarından cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açmıştır. FETÖ/PDY'ye ilişkin genel açıklamaların da yer aldığı iddianamede ilk olarak FETÖ/PDY'nin hangi amaç ve saikle kurulduğuna, hangi alanlarda faaliyet gösterdiğine, hiyerarşik yapısına, hukuka aykırı hangi tür eylemlerde bulunduğuna ve şüphelinin eylemlerine değinilmiştir. İddianamede suçlamaya esas alınan olgular şöyle özetlenebilir:i. Başvurucunun FETÖ/PDY'ye üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı olduğu gerekçesi ile olağanüstü hâl döneminde çıkarılan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) ile kapatılan eğitim kurumunda mali müşavir olarak çalıştığı ve öncesinde de farklı illerde aynı nitelikteki kurumlarda yıllardır çalışmış olduğu ileri sürülmüştür. ii. Başvurucunun FETÖ/PDY'nin finans kaynağı olan ve örgütle bağlantısı nedeniyle kapatılan Bank Asyada hesabının ve bu hesapta da para hareketlerinin bulunduğu belirtilmiştir.iii. Başvurucunun çalıştığı eğitim kurumundan aldığı bir kısım evrak ile üç adet bilgisayar kasası ve yazıcıyı aracına yükleyip götürmek üzereyken yakalandığı ileri sürülmüştür.iv. Başvurucunun ikametgâhında yapılan aramada Fetullah Gülen'e ait konuşmaların yer aldığı CD'ler, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaklı olduğu değerlendirilen yayınevlerine ait kitaplar ve muhasebe işlerine ait birtakım belgelerin (makbuz, senet, fatura koçanı vb.) ele geçirildiği bildirilmiştir. Mardin Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 17/03/2017 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2017/212 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkemece 13/6/2017 tarihinde yapılan ilk duruşmada başvurucunun savunması alınmıştır. Başvurucu 5/1/2018 tarihinde tahliye talebinde bulunmuş, Mahkemece 8/1/2018 tarihinde talebin reddi ile tutukluluğun devamına karar verilmiştir. Başvurucu, tahliye talebinin reddi kararına itiraz etmiş; Mardin Ağır Ceza Mahkemesi itirazı kesin olarak reddetmiştir. Başvurucu 24/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Öte yandan başka kişiler hakkında Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan bazı soruşturmalarda isminin geçmesi üzerine başvurucu hakkında yeni bir soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda başlatılan soruşturmada Batman Cumhuriyet Başsavcılığı 16/1/2018 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyayı Başsavcılığa gönderilmiştir. Başsavcılık devam edilen yeni soruşturma sonunda 6/3/2018 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılması istemiyle daha önce derdest olan dava ile birleştirme talepli olarak aynı Mahkemede dava açmıştır. İddianamede suçlamaya esas olgu olarak başvurucunun FETÖ/PDY içinde örgütle iltisaklı olan kurumda muhasebeci olduğu, FETÖ/PDY içinde Abdurrahman Hoca ad/kod ve İbrahim Halil ad/kodun evinde düzenlenen sohbetlere katıldığı, FETÖ/PDY içinde faaliyet gösteren Zaman gazetesi ve Sızıntı dergisi gibi yayın organlarına aboneliğinin bulunduğuna ilişkin tanık beyanının bulunduğu belirtilmiştir. İddianamede beyanı esas alınan A.A. isimli tanığın ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:"Özel İrfan okulunda 2004 ile 2005 döneminde muhasebeci olarak görev yaptığını biliyorum. Muhasebeciler grubu olarak 2004-2005 yıllarında Abdurrahman hoca ad/kod'un evinde düzenlenen sohbetlere katılan kişilerdendir. İbrahim Halil ad/kod'un düzenlendiği ve benim katıldığım sohbetlere sonradan dahil olan kişilerdendir. Zaman gazetesi ve sızıntı dergisi aboneliği vardır. 2006-2007 yıllarında Batman'dan ayrılması nedeniyle bundan sonra cemaat içerisinde bir faaliyet olup olmadığını bilmiyorum, bu tarihten sonra kendisini bir daha göremedim" Başvurucuya isnat edilen suça dayanak olan olgulara ilişkin hukuki değerlendirmeler iddianamede şöyle ifade edilmiştir:"Tüm dosya kapsamından, şüphelinin FETÖ/PDY terör örgütü yapılanması içerisinde örgütle iltisaklı olan kurumda muhasebeci olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü yapılanması içerisinde Abdurrahman Hoca ad/kod ve İbrahim Halil ad/kod'un evinde düzenlenen sohbetlere katıldığı, FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde faaliyet gösteren Zaman gazetesi ve sızıntı dergisi gibi yayın organlarında aboneliğinin bulunduğuna ilişkin tanık beyanı dikkate alındığında, şüphelinin FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşik yapılanmasına dahil olduğu, bu suretle üzerine atılı suçu işlediği ve hakkında birleştirme talepli kamu davası açılması gerektiği kanaatine varılmakla" Mahkeme 14/3/2018 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2018/135 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkeme aynı tarihte davanın, devam etmekte olan E.2017/212 sayılı dosya ile birleştirilmesine karar vermiştir. Mahkeme, devam eden yargılamada 18/5/2018 tarihli duruşmada başvurucuyla birlikte bir kısım sanık hakkındaki davanın dosyadan tefrikiyle ayrı bir esasa kaydedilmesine ve ayrıca başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"... üzerilerine atılı suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali, iş bu sanıkların tutuklu kaldığı süre, bu aşamadan sonra adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı kanaatiyle tahliyelerine ... [karar verildi.]" Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemesinde (E.2018/224 sayılı dosya) derdesttir. A. İlgili Kanun Hükümleri İlgili hukuk için bkz. Neslihan Aksakal, B. No: 2016/42456, 26/12/2017, §§ 19-B. Yargıtay İçtihatları Yargıtay Ceza Dairesinin 6/11/2018 tarihli ve E.2018/3375, K.2018/3918 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "... Sanığın soruşturma aşamasında beyanlarında bylock programını kullandığını kabul etmesi, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı kurumlarda uzun yıllar öğretmen olarak çalışıp örgüt içi tayine tabi olması ve dosya kapsamı nazara alındığında sanığın bylock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır ..."