Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, ---nolu işyerinin maliki ve kooperatif ortağı olduğunu, davalının, kooperatif ortaklığından kaynaklanan, 26.09.2005 tarihli kesin maliyet raporu uyarınca kesin maliyet bedeli ve takip eden genel kurullar aidat ödemeleri ve idame yatırım aidatları nedeniyle müvekkili kooperatife borçlu olduğunu, davalının maliki olduğu ve kooperatif hissesine ayrılan---dükkanın, 26.09.2005 tarihli kesin maliyet raporu ile belirlenen değerinin 102.880,45.-T
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...' in, ... Şirketinin yetkilisi olduğunu, bir takım işleri birlikte yürüttüğü ...'ı iş ve işlemlerin eksiksiz yürütmesi için ortak olmamakla birlikte vekaletname ile yetkili kıldığını, daha sonra azledildiğini, davalının vekaleti kötüye kullanarak müvekkilinin irade ve bilgisi dışında iş ve işlemlerde bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait olan İstanbul, Bahçelievler, Bahçelievler ... Mahallesi, .../... cilt/sayfa no .../... Ada/parsel 1.008,56 m2, arsa niteliğinde 46/1200 arsa pay, mesken nitelikli gayrimenkule ilişkin bir nolu bağımsız bölümü eniştesi ...'a 29.08.2016 tarihinde; 2 nolu bağımsız bölümü ise 19.07.2016 tarihinde ablası ...'a satığını, bu satış işleminin gerçek olmadığını, ...'ın davalının ablası olduğunu, davalı tarafından ... Bankası'ndan 215.000,00 TL kredi çekildiğini, kredinin faizi ile birlikte müvekkilince ödendiğini, hesap hareketleri incelendiğinde davalıya ait olan ... Makine firması ile sürekli bir para hareketinin olduğunu ve müvekkilinin bu firmaya borçlandırdığını, ortak yapılan bir takım işlerin devamı için müvekkili ...'e ait 11.000,00 TL bedelli 4 adet çekin dava dışı borçlarına mahsuben emanet olarak davalı ...'a verdiğini, bu emanet çeklerin hiçbir haklı alacak verecek ilişkisi olmaksızın takibe konulduğunu, bu sebeplerle taraflarınca borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu tarafından borca haksız olarak itirazda bulunulduğunu ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptaline ve alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalıya işlerini yürütmesi için vekaletname düzenlediğini, davalının rızası hilafına bu vekaletnameyi kullanarak birtakım işlemler yaptığını, yine kendisi adına kredi kullandığını, kredi borcunu ödemek zorunda kaldığını ancak kredi tutarını kendisinin almadığını, bu tutarın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğinden iş bu itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce resen yapılan araştırmada davalının ticaret odası kaydı bulunmadığı yani tacir olmadığı belirlenmiştir. Aksi davacı yanca iddia edilmediği gibi dosyamıza buna ilişkin bir belge de ibraz edilmemiştir. Davalı tarafından yapılan işlemlerin kendi ticari işletmesine ilişkin olmadığı da açıktır. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca huzurdaki davanın nispi ticari dava olduğundan söz edilemez. 6102 Sayılı TTK' nın 4. Maddesinde sayılan davalardan olmadığından uyuşmazlık mutlak ticari dava kapsamında da değerlendirilemez. Mahkememiz ikame edilen davada görevli olmayıp görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. İzah edilen nedenlerle davanın dava şartı yokluğundan..." gerekçesiyle, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine ve dosyanın görevli olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'a dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edilmediğini, Tebligat Kanunu (TK)'nun 21/2. maddesine göre hazırlanan tebligatın usulsüz bir tebligat olduğunu, anılan maddeye göre tebligatın yapılabilmesi için muhatabın bilinen son adresine çıkarılan ödeme emrinin bila tebliğ iade edilmesi gerektiğini, Dosya kapsamı incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin ... adlı firmanın yöneticisi olduğu davacı tarafından bilindiğini ve hatta dava dilekçesinde de işbu durumun ifade edildiğini, buna rağmen bilinen son adres olarak mernis adresi kabul edilerek TK'nın 21/2. maddesine göre tebliğin yapılmasının usule aykırı olduğunu, ayrıca müvekkiline 21/2.maddeye göre gönderilen tebligatın usuli açıdan da sakat, yönetmeliği aykırı olarak hazırlanmış bir tebligat olduğunu, izah olunan sebepler gereğince müvekkiline dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilmediğinin ortada olduğunu, Müvekkiline tebligat yapılmadan davaya devam edildiği için müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, açılan davaya karşı savunma dahi yapılamadığını ve iş bu sebeple adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.