Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine başlatılan ... 13. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve davalıya % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tapu sicilinde ... ili, .... İlçesi, ...ada, .... parselde kayıtlı ... Blok .... Kat, .... Daire numaralı bağımsız bölüm ile aynı yer ... Blok ...Kat ....daire numaralı bağımsız bölümün satışına ilişkin olarak davalı şirket ile müvekkili arasında adi şekilde tanzim edilen Konut/İşyeri Satış Vaadi Sözleşmesi adı altında 16/07/2017 tarihli sözleşme ve eki niteliğindeki aynı tarihli Ödeme Planı ve Taahhütnamesi imza altına alındığını, ekte sunulmuş olan Ödeme Planı ve Taahhütnamesi’nden açıkça anlaşılacağı üzere mezkur bağımsız bölümlerin toplam satış bedeli 420.000,00 TL olarak belirlendiğini ve 4 eşit takside bölünerek taksit bedellerinin ekler ile ödenmesi kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından iş bu çekler keşide edilerek davalı şirkete teslim edilmiş edildiğini, mezkur sözleşme ile davalı yanın müvekkiline Ödül İstanbul Projesi kapsamında olan iki konutu devretme borcu altına girdiğini, müvekkilimiz yukarıda belirtilen toplamda 420.000,00 TL bedelin ilk taksidi olarak vakıfbank sebze hali şubesi 30/11/2018 tarih 105.000 tl bedelli .... numaralı çeki, keşide ettiğini ve davalı yana teslim ettiğini, müvekkilinin mezkur çekle ilgili olarak borçlu olmadığının tespiti ve çekin iptali için Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında dava açtığını, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ileride taşınmaz mülkiyetinin tapuda devrini yapmayı taahhüt eden bir ön sözleşme olduğunu, aşınmaz satış vaadi sözleşmeleri de resmi senet şeklinde düzenlenmesi ve noter huzurunda iki tarafça imzalanması suretiyle geçerlilik kazandığını, müvekkili ile davalı şirket arasında imza altına alınan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi noterde düzenlenmediğini, belirterek resmi şekil şartına uyulmadan taraflar arasında imza altına alınan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçersizliğinin tespitini ve müvekkilinin davalı yana bahsi geçen sözleşmeden doğan hiçbir borcunun olmadığının tespitini ve ilerleyen zamanda bahsedilen çekin tahsili sürecine girilmesi ve cebri icra yoluna başvurulması, müvekkilimizin telafisi imkansız zarara uğramasına, ticari hayatta ve bankalar nezdinde onarılmaz bir prestij kaybına uğramasına sebep olacağından mezkur evsaflı dava konusu çekler hakkında ivedilikle çekin, davalıya ve 3. Kişilere ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.