T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/903 Esas KARAR NO: 2025/1730 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİİ:: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 20/02/2024 NUMARA DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereği…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/903 Esas KARAR NO: 2025/1730 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİİ:: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 20/02/2024 NUMARA DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; ..., ... ... MI, ..., ..., ..., ..., ..., ...'... isimli eserlerin yapımcı sıfatıyla mali hak sahibi olduklarını, bu eserlerin mali haklarının müvekkili davacıya devredildiğini, davalı ... ...'un bu eserlerin yapımcı şirket tarafından kullanılmasını engellemek için haksız olarak ... üzerinden telif ihlali bildiriminde bulunduğunu, yapımcı şirketin bu nedenle hem gelir, hem de ticari itibar kaybının bulunduğunu, davacı ... Müziğin Eser İşletme Belgelerine sahip olduğunu ve bu nedenle belirtilen eser ve albümlerin mali hak sahibi olduğunu iddia ederek davacının maruz kaldığı tecavüzün önlenmesi ve durdurulması ile sebep olunan zararın tazminine ve ayrıca manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yüzlerce eser ve onlarca albüme aranjörlük ve yönetmenlik yaparak bir çok eseri meydana getirdiğini, müvekkilinin ... camiası tarafından da tanınan bir besteci ve aranjör olduğunu, davacı tarafından konu edilen eserlerin tamamının müvekkilinin önemli katkılarıyla oluşturulmuş eser olduğunu, davacı tarafın dava konusu eserlerin mali hak sahibi olduklarına yönelik iddiasını ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin de hak sahibi bulunduğu dava konusu eserlerin dijital yayınından davacı tarafın yıllardır haksız kazanç elde ettiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk ... 20/02/2024 tarihli 2021/291E. - 2024/37 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı deliller, getirtilen resmi belgeler, ibraz edilen muvafakatnameler ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davalının FSEK m.11 karinesi uyarınca aranjör sıfatıyla işleme eser sahibi olduğu dava konusu ..., ... ... MI, ..., ... ..., ..., ..., ..., ...’A ... isimli eserler bakımından FSEK m.25 kapsamında internet üzerinden umuma iletim hakkına sahip olduğu, davacının ise dosyada mevcut eser işletme belgelerine göre ... ve ... ... MI isimli eserler dışında kalan eserler yönünden bu fonogramları ilk tescil ettiren yapımcıdan hakları devralmak suretiyle fonogramları kullanma hakkına sahip olduğu anlaşılmıştır. Eser işletme belgelerinin düzenleme tarihleri dikkate alındığında davacının hak sahibi olduğu ..., ..., ... ..., ..., ..., ...’A ... isimli eserlerin tamamının 2001 yılından önce alenileşen eserler olup, 2001 yılından önce FSEK 80'in maddesinin 1995 yılındaki halinde dijital iletim hakkına ilişkin bir düzenleme söz konusu değildir. Dijital iletim hakkı ise maddeye 2001 tarihli 4630 sayılı Kanun ile dahil edilmiştir. Dolayısıyla, FSEK 51 maddesi dikkate alındığında davaya konu albümlere ilişkin dijital iletim haklarının davacıya devredilmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla, davacının hak sahibi olmadığı eserler yönünden aranjör sıfatıyla hak sahibi olan davalının internet ortamındaki yayına itiraz mahiyetinde telif bildiriminde bulunması ve bu haliyle davalı eyleminin hakka dayalı olup davacının hak sahibi olmaması karşısında davanın reddi gerekmiştir. Her ne kadar bilirkişi tarafından düzenlenen 24/04/2023 tarihli ek raporda davalının FSEK 6 maddesi kapsamında kullandığı bu hakkının, diğer hak sahiplerinin haklarını ihlal edebileceği belirtilmiş ise de, davacının hak sahibi olmaması karşısında bu değerlendirmeye itibar edilmemiştir. Davacının dava konusu ... ve ... ... MI isimli eserler yönünden herhangi bir hak sahipliği de tespit edilememiştir. Buna göre, davalının aranjör ve besteci olarak hak sahibi olduğu eserler yönünden davacının dijital ortamda yayın hakkı sahibi olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece davalının aranjör sıfatıyla dava konusu eserler üzerinde hak sahibi olduğunun ve internet üzerinden umuma iletim hakkına sahip olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Aranjör olarak hak sahibi olunması için, fikri bir çaba gösterilmesi gerektiğini, bir ... eserinin aranjörlüğünün üstlenilmesi ile hak sahibi olunamayacağını, davalının adının aranjör olarak yazılmasının davalının işleme eser sahibi olarak korunması gerektiğinin değerlendirilmesinin hatalı olduğunu,Davalının aranjörlük için fikri bir çaba gösterip göstermediği araştırılmaksızın, yalnızca albüm kartonetlerine bakılarak eser sahibi olduğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna bu yönde yaptıkları itirazların Mahkemece dikkate alınmadığını,Mahkemece davalının haksız eylemi ve müvekkili şirketin uğramış olduğu zararı incelemesi gerekirken hatalı olarak müvekkili şirketin hak sahibi olmadığına karar verdiğini,Davalının bu eserlere bir hususiyet katıp katmadığının araştırılmadığını, davalının ... isimli platforma telif ihtarında bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin fonogram yapımcısı olarak davaya konu eserleri ... platformunda uzun yıllardır yayınladığını, elde ettiği telif gelirlerini de eser sahiplerine dağıttığını, eser sahiplerinden bir itiraz gelmediğini, Davanın konusunun müvekkilinin bu eserlerle ilgili dijital platformlarda yayın hakkının bulunup bulunmadığı olmadığını, Mahkemenin dava konusu hakkında inceleme yapmayarak, davalının iddialarını doğrulamaya yönelik olarak müvekkilinin hak sahibi olup olmadığına dair inceleme ve değerlendirme yaptığını,Eser sahiplerinin bu yayınlara itiraz etmediklerini, ücretlerini aldıklarını, aranjör olduğunu iddia eden davalının böyle bir hakkının bulunmadığını,Davalının eserlerin ... platformunda yayınlanmasını engellemesi nedeniyle diğer hak sahiplerinin de zarara uğradığını,Davalının FSEK'in 20/2. maddesi uyarınca işlenme eser üzerindeki hakların eser sahiplerinin izin vermesi halinde ve izin verdiği ölçüde kullanılabileceğini, bu konuda bir araştırma yapılmadığını,...Prodüksiyon Yayıncılık Ticaret A.Ş.'den Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım-Aralık 2021 döneminde ... üzerinden yapılan yayın nedeniyle müvekkili şirkete yapılan ödemeler hakkında bilgi istenilmesini talep ettikleri halde, Mahkemece talebin kötüniyetle reddedildiğini, bu belgelerin kendileri tarafından dosyaya sunulmaya çalışıldığını, ancak Mahkemece delil niteliği olmadığı gerekçesiyle kabul edilmediğini, ... ve MSG kayıtlarında davalının aranjör olduğuna dair bir kaydın mevcut olmadığını, eser sahipleri veya icracı sanatçılar tarafından kendisine tanınmış bir payının da bulunmadığını,Yerel Mahkemenin mükerrer vekalet ücreti takdir ederek, üç ayrı vekalet ücretine hükmettiğini, tecavüzün önlenmesi ve maddi tazminat davalarının birbirleri ile bağlı ve ayrılmaz nitelikte olduklarını, tek vekalet cüreti yerine iki ayrı vekalet cüretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet cüretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ...'dan gelen kayıtlar incelendiğinde; ...-... ... mı isimli eserde editör ... Eser Telif Hakları ve ... ... Org. Rek. Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirketin edisyon/yayım sözleşmesi yaptığı, , ...-... isimli eserde besteci ve aranjörün ... ... olduğu, ...-... isimli eserde editör ... Eser Telif Hakları ve ... ... Org. Rek. Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirketin edisyon/yayım sözleşmesi yaptığı, ...-... isimli eserde editör ... Eser Telif Hakları ve ... ... Org. Rek. Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirketin edisyon/yayım sözleşmesi yaptığı, ...-...'... isimli eserde editör ... Eser Telif Hakları ve ... ... Org. Rek. Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirketin edisyon/yayım sözleşmesi yaptığı, diğer eserlerle ilgili hak sahipliği belgesinin bulunmadığının bildirildiği tespit edilmiştir.MSG'den gelen kayıtlar incelendiğinde; ... isimli eserin aranjörlerinin ... ve ... ... oldukları, ve ... isimli eserin aranjörünün ... ... olduğu, ... isimli eserde hak sahibi olduğuna dair bir belge gönderilmediği tespit eidlmiştir. İlk derece mahkemesince FSEK uzmanı ..., sanatçı-yapımcı-yönetmen ...ve bilişim uzmanı ...'den alınan 29/09/2022 havale tarihli raporda; dosya içerisinde yer alan albüm kartonetleri ve meslek birlikleri yazıları dikkate alındığında, davalının FSEK m.11 karinesi uyarınca aranjör sıfatıyla işleme eser sahibi olduğu ..., ... ... MI, ..., ..., ..., ..., ..., ...’... isimli eserler bakımından FSEK m.25 kapsamında internet üzerinden umuma iletim hakkına sahip olduğunu, dosyada mevcut eser işletme belgelerinin incelenmesinden ... ve ... ... MI isimli eserler dışında kalan eserlerin 2001 yılından önce alenileşen eserler kapsamında yer aldığının anlaşıldığını, bu eserlere ilişkin muvafakatnamelerin/mali hak devir belgelerinin dosyada yer almadığını, 2001 yılından önce alenileşen eserlere ilişkin verilen muvafakatname/mali hak devir belgelerinde internet yoluyla umuma iletim hakkının devri öngörülmüş olsa dahi söz konusu hakkın Kanunda 2001 yılında düzenlenmiş olması sebebiyle FSEK m.51/1 hükmü uyarınca bu hakkın önceden devrinin geçerli olup olmayacağı hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, 2001’den önce verilen muvafakatnamelerin internet yoluyla umuma iletim hakkının devrine imkan sağlamadığı kabul edilirse, davacı tarafın internet mecrasında dava konusu eserleri yayınlamak için davalının da iznini alması gerekeceğini, 2001’den sonra alenileşen eserler yönünden ise mali hak devir belgeleri/muvafakatnamelerin incelenmesi gerekeceğini bildirmiştir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 25/04/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak; dosya içerisinde yer alan albüm kartonetleri ve meslek birlikleri yazıları dikkate alındığında davalının FSEK m.11 karinesi uyarınca aranjör sıfatıyla işleme eser sahibi olduğu ..., ... ... MI, ..., ... ..., ..., ..., ..., ...’... eserler bakımından FSEK m.25 kapsamında internet üzerinden umuma iletim hakkına sahip olduğunu, davalının bu eserlerin internet üzerinde yapılan yayınları sebebiyle aranjör sıfatından kaynaklanan alacak hakkının mevcut olduğu, ancak bu eserlerin yayınlanması yasaklama ve engelleme hakkının bulunmadığı, zira bu eylemin asıl eser sahibinin mali haklarına zarar vereceği, dolayısıyla davalının yasaklama hakkına yönelik olarak kök rapordaki görüşlerinde değişikliğe gidildiğini, davalının dava konusu eserlerden ..., ..., ... isimli eserlerle ilgili ... platformuna telif bildiriminde bulunulduğunu, bu 3 eserin 03.11.2021 – 21.11.2021 arasında erişime kapalı olduğunun anlaşıldığını, ayrıca ... tarafından davacıya yazılan yazıda davalının ... ve ... isimli eserlerle ilgili telif bildiriminde bulunduğunun belirtildiğini, ancak bu belgenin tarihinin bulunmadığını, davacı iddiasına göre bu bildirim sebebiyle her 2 eserin 21.09.2021 - 06.10.2021 arasında erişime kapalı kaldığını, bu eserler yönünden ... platformunda erişime kapalı oldukları tarih aralığında davacının maddi zararının 23.321,68- TL olduğunu bildirmiştir. Mahkemece ... Türkiye temsilciliğine yazı yazılarak, ... üzerinden davacı tarafından yapılan yayında dava konusu edilen eserler yönünden davalı ... ... tarafından hangi eserlere telif itirazı yapıldığı, yapılan telif itirazı nedeniyle davacı yayınının hangi tarihler arasında ne kadar süre durdurulduğu, durdurmadan önceki bir aylık ve durdurmadan sonraki bir aylık dönemde bu yayınlar nedeniyle ... tarafından davacı tarafa ne kadar ödeme yapıldığının tespit edilerek bildirilmesi ve bildirildiğinde dosyanın ek rapor tanzim etmek üzere önceki heyete tevdi edilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 05/09/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak; ... Türkiye temsilciliği tarafından sunulan yazı cevabında ... adlı hizmetin Amerika Birleşik Devletleri ülkesinde faaliyet gösteren ... LLC isimli şirkete ait olduğunu, ... ... ve Pazarlama Ltd. Şti'nin adı geçen şirketlerin birbirinden ayrı bağımsız olduğunu, bu nedenle ... adlı hizmete ilişkin talep edilen bilgilere erişimin imkanı bulunamadığını, bu nedenle hesap yönünden inceleme yapılamadığını bildirmiştir. G E R E K Ç E : Dava, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği davaya konu eserlerle ilgili FSEK’ten kaynaklanan dijital ortamda iletim mali haklarını kullanmasını davalının engellediği iddiasıyla açılan tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi, manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davaya konu şarkıların yer aldıkları albümler üzerinde aranjör olarak davalının adının yer almasının, FSEK’in 11. maddesi uyarınca davalının aranjör olarak komşu hak sahibi olduğuna dair karine teşkil ettiği, aksinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, davacı tarafından bu konuda dosyaya bir delil sunulmadığından, Mahkemece davalının dava konusu eserler üzerinde hak sahibi olduğunu kabul etmesinde hukuka aykırılık yoktur.Davaya konu eserlerin aranjörü olduğu tespit edilen davalının hak sahipliği FSEK’in 6/4. maddesine dayanmakta olup, davalının, eserlerle ilgili fikri bir çabası bulunup bulunmadığının araştırılmasına da gerek olmadığından, Mahkemece bu yönde araştırma yapılmaması da yerindedir.T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan gelen eser tescil belgeleri ve eklerindeki muvafakatname ve sözleşmelere göre içinde davaya konu "..." isimli şarkının da yer aldığı 05/11/1998 yapım tarihli, "..." isimli ...’ın seslendirdiği kasetle ilgili hak sahibinin ... ... San. ve Tic. Ltd. Şirketi olarak göründüğü, 13 Ekim 1998 tarihinde ...’dan muvafakatname alındığı, davaya konu "..." ve "...’..." isimli şarkıların bulunduğu, 08/07/1996 yapım tarihli "... ..." isimli ...’ın seslendirdiği kasetle ilgili hakların 24/04/1998 tarihinde ...ve ... ... tarafından ... ... San. ve tic. Ltd. Şirketi’ne devredildiği, ...’dan 27 Haziran 1996 tarihli muvafakatname alındığı, içinde davaya konu "...", "..." ve "..." isimli şarkıların da yer aldığı 13/11/1995 yapım tarihli "..." isimli ...’ın seslendirdiği kasetin hak sahibinin ...ve kasetçilik-İ. ... olduğu, 24/04/1998 tarihinde haklarının ... ... San. ve Tic. Ltd. Şirketi’ne devredildiği, ...’dan 06 Ekim 1995 tarihli muvafakatname alındığı, davacı ... ...’un da 02 Kasım 1995 tarihli muvafakatname ile "..." isimli şarkıyla ilgili 1 yıl için ...... ...’a muvafakat verdiği, İstanbul 22. Noterliğinin 24 Nisan 1998 tarihli, ... Yevmiye numaralı Eser Devir Sözleşmesi ile ...ve Kasetçilik firmasının ...’ın seslendirdiği "..." ve ...’ın seslendirdiği "... ..." kasetleriyle ilgili tüm haklarını ... ... San. ve Tic. Ltd. Şirketi’ne devrettiği tespit edilmiştir. Ayrıca ... 'dan gelen belgelere göre, davacının ... Eser Telif Hakları ve ... ... Org. Rek. Tic. Ltd. Şti. ile 28/09/2006 ve 08/09/2006 tarihli Edisyon Sözleşmeleri imzaladığı, "..." , "...’...", "... ... MI", "...", "...’..." şarkılarıyla ilgili dijital yayım hakkı da dahil tüm mali hakların 30 yıllığına davacı şirkete devredildiği tespit edilmiştir. Buna göre "..." ve "... ... MI" isimli eserler dışındaki eserlerle ilgili eser sahiplerinden alınan muvafakatname ve yapılan sözleşmelerin 2001 tarihinden önce yapıldıkları, o tarihte Kanunda yer almayan dijital iletim haklarının da devredildiğinden söz edilemeyeceği, ayrıca davaya konu şarkıların aranjörü olan davalıdan alınan bir muvafakatın da bulunmadığı, davacının "..." ve "... ... MI" isimli şarkılarla ilgili diğer hak sahiplerinden aldığı bir muvafakatı ya da hak devri sözleşmelerini dosyaya sunamadığı, bu nedenle hak sahibi olduğunu kanıtlayamadığı, dayanağı olmayan meslek birliklerinden gelen edisyon sözleşmelerinin de davalı tarafından davacıya usulüne uygun mali hak devri yapıldığını kanıtlamadığı anlaşıldığından, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.FSEK’ten kaynaklanan haklara tecavüz davası, maddi tazminat ve manevi tazminat davaları ayrı ayrı davalar olup, objektif dava yığılması söz konusu olduğundan, Mahkemece her bir dava için ayrı ayrı vekalet cüretine hükmedilmesi de hukuka uygun olduğundan, davacı vekilinin tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.