Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/9670 E. , 2025/3680 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/9670 Karar No : 2025/3680 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, maliki olduğu ... ili, ... (.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/9670 E. , 2025/3680 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/9670 Karar No : 2025/3680 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, maliki olduğu ... ili, ... (...) Mahallesi, .... Sokak No:... .../... adresinde yer alan taşınmazının mühürlenmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle yapılan ... tarihli başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen 635.454,00 TL tazminatın faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; mühürleme işleminin 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve bunun uygulanmasına yönelik düzenleyici ve birel işlemler kapsamında tesis edildiği ve bu işlemlerin sonuçlanması üzerine taşınmazın davacıya teslim edildiği, mühürleme işlemi nedeniyle davalı idareye hizmet kusuru atfedilemeyeceği cihetle davalı idarenin tazmin yükümlüğünün bulunmadığı, dolayısıyla davacının tazminat isteminin reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Taşınmazına davalı idare tarafından haksız ve gerekçesiz şekilde el konulduğu, kendisinin FETÖ/PDY terör örgütüyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığının yetkili makamlarca tespit edildiği, taşınmaz mühürlendikten sonra 3,5 yıl hiçbir işlem yapılmadığı ve hiçbir neden olmaksızın mühürlü bırakıldığı, savcılık tarafından taşınmazın tesliminde sakınca bulunmadığının bildirilmesine rağmen sürecin bilerek ve kasten uzatıldığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, haksız mühürleme işleminden kaynaklı olarak taşınmazını kullanamadığı gibi kira gelirinden de mahrum kaldığı, istinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiği, takdir yetkisinin keyfi olarak kullandığı iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY Davacının maliki olduğu ... ili, ... (...) Mahallesi, .... Sokak No:... .../... adresinde yer alan taşınmazının kiracısı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin 667 sayılı KHK ile kapatılması üzerine taşınmaz 24/08/2016 tarihinde mühürlenmiş, bilahare ilk tespit işlemlerine ilişkin tutanaklar, inceleme ve değerlendirme işlemleri için görevlendirilen İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu'na gönderilmiş, Komisyonca ... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporu hazırlanmış, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve ... Muh. sayılı yazısı ile davacı hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığı bildirilmiş, taşınmaz 20/12/2019 tarihinde davacıya teslim edilmiştir. Bunun üzerine taşınmazın Ağustos 2006-Aralık 2019 arasında mühürlenmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle yapılan 21/04/2021 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen 635.454,00-TL tazminatın faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı 5.maddesinde, "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle (Anayasa Mahkemesinin 17/03/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan E:2018/85, K:2022/127 sayılı kararıyla, 08/02/2018 tarihli ve 7091 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "...aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.) gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir. (2) Bu madde kapsamında devralınan varlıklardan nakit ve diğer hazır değerler emanet, diğer varlıklar ise nazım hesaplarda izlenir. Nazım hesaplarda izlenen varlıklardan elden çıkarılanların tutarı emanet hesaplarına alınır. Ödenmesine karar verilen borçlar bu emanetlerden ödenerek kalan tutar bütçeye gelir kaydedilir. (3) Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir. Bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılır. Bu durumda şirketlere daha önce atanmış kayyımlar tasfiye memuru olarak görevlendirilebilir veya bu şirketlere tasfiye memuru atanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve birinci fıkrada yer alan hususları bu şekilde devralınan varlıklar için de uygulamaya Maliye Bakanlığı yetkilidir. (4) Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar. (5) Borçların ödenmesinde, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralama esas alınır. Kapatılan özel öğretim kurum ve kuruluşları, kurs, dershane, öğrenci yurtları ve pansiyonlara avans veya peşin ödeme şeklinde kapatma tarihinden sonraki dönemler için ifa edilmiş olan öğrenim ve barınma bedelleri, yukarıda belirtilen sıraya tabi tutulmaksızın iade edilir..." kuralı yer almıştır. Anılan K.H.K.'nin uygulanması amacıyla çıkarılan 371 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin "İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve görevleri" başlıklı 5. maddesinde, "...(2) Komisyon; İdarece tespit edilen ve Hazineye devredilmiş sayılan ve Hazine adına tescil edilen malvarlığının kayıt, defter ve belgelere uygunluğunun denetimini ve malvarlığına dahil edilmesi gereken başkaca mal, hak ve alacak olup olmadığının araştırılmasını yapar, alacak ve hakların takip ve tahsilinin sağlanması konusunda değerlendirme yaparak sonucunu rapora bağlar ve alınması gereken tedbirlere ilişkin önerilerde bulunur. (3) Komisyon tarafından rapor düzenlenmesinden sonra ortaya çıkan malvarlıkları hakkında işlemler İdarece yapılır."; "Taşınırlar" başlıklı 9. maddesinde ise, "(1) Kapatılan kurum ve kuruluşların mülkiyetinde bulunan binalardaki taşınırlar güvenlik önlemleri alınarak aynen muhafaza edilir; kiralama suretiyle kullanılan binalardaki taşınırlar ise, öncelikle ilgili ve ihtiyacı olan kamu kurum veya kuruluşuna devredilebilir ve bunlar tarafından Taşınır Mal Yönetmeliği gereğince kayıtlara alınır veya İdarece uygun görülen yerlere nakledilerek muhafaza altına alınır. Bu şekilde nakli mümkün olmayan taşınırlar ise İdarece uygun görülecek yerlerde muhafaza altına alınır. Kiralama suretiyle kullanılan taşınmazlara İdarece ihtiyaç duyulmaması halinde kısa zamanda tahliyeleri sağlanır. Tahliye sırasında mal sahibi ile birlikte bir teslim tutanağı düzenlenir." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait taşınmazın mühürlenmesi ile malikine teslimi arasında geçen sürenin makul bir süreye dayanması gerektiği açık olup, davacıya ait taşınmazın 24/08/2016 tarihinde yapılan tespit çalışmaları ile mühürlendiği, 02/01/2017 tarihinde içerisinde yer alan taşınırların tespitinin yapıldığı, 31/05/2017 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığınca taşınmazın mülk sahibine tesliminde sakınca bulunmadığının Defterdarlığa bildirildiği, 24/09/2019 tarihinde İnceleme ve Değerlendirme Tutanağının hazırlandığı ve taşınmazın davacıya 20/12/2019 tarihinde teslim edildiği görülmektedir. Bu durumda, her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; yapılan işlemlerin mevzuata, usule ve mevcut olağanüstü hal koşullarına uygun olduğu belirtilmişse de, davacının terör örgütüyle bağının olmadığının bildirildiği 31/05/2017 tarihinden çok sonra 20/12/2019 tarihinde yapılan teslimin makul bir süre olarak kabulüne imkan bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının uğradığını ileri sürdüğü gelir kayıplarının araştırılması suretiyle gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.