1. Hukuk Dairesi 2004/6698 E., 2004/7268 K. 1. Hukuk Dairesi 2004/6698 E., 2004/7268 K. - KIYI KENAR ÇİZGİSİ- 3621 S. KIYI KANUNU [ Madde 9 ] - 3621 S. KIYI KANUNU [ Madde 4 ] - 3621 S. KIYI KANUNU [ Madde 5 ] "" Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı 15 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek bu kısmın tapusunun iptali ile terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı, kıyı-kenar çizgisinin …
1. Hukuk Dairesi 2004/6698 E., 2004/7268 K. **1. Hukuk Dairesi 2004/6698 E., 2004/7268 K.** **- KIYI KENAR ÇİZGİSİ**- 3621 S. KIYI KANUNU [ Madde 9 ] - 3621 S. KIYI KANUNU [ Madde 4 ] - 3621 S. KIYI KANUNU [ Madde 5 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı 15 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek bu kısmın tapusunun iptali ile terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı, kıyı-kenar çizgisinin iptali için idare mahkemesinde dava açacağını; bunun bekletici mesele yapılması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakiminin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı hazine, 15 sayılı parselin bir bölümünün kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu yerin tapusunun iptali ile sicilden terkinin (silinmesini) istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile krokisinde "I" harfi ile gösterilen 34.87 m2 lik bölümün tapusunun iptaline karar verilmiştir. Dava, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali istemine ilişkindir. Davada ileri sürülen iddianın ve savunmanın içeriğine göre yanlar arasındaki uyuşmazlığın "kıyı kenar çizgisinin" saptanmasından kaynaklandığı açıktır. Bilindiği üzere, son kez yürürlüğe giren 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun "kıyı kenar çizgisini" belirleme yöntemine ilişkin 5 ve 9. maddeleri, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamı dışında bırakılmış; anılan kanun maddesinin uygulanmasına yorum getiren ve görülmekle olan davalarda dikkate alınması zorunlu bulunan 28.11.1997 gün ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararın da "kural olarak, mülkiyet hukuku yönünden kıyı kenar çizgisi belirlenmesi görevinin adli yargıya ait olduğuna; ancak 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca idare tarafından kıyı kenar çizgisi belirlenmiş ve yazılı bildirime rağmen yasal süresinde idari yargıya başvurulmaması nedeniyle yargı yolunun kapanmış olması veya idare tarafından verilip kesinleşmiş karar bulunması durumlarında, bunlara uygun şekilde kıyı kenar çizgisinin adli yargı tarafından saptanması gerektiğine" işaret edilmiştir. Ne var ki, idarece belirlenen kıyı kenar çizgisi idare mahkemesince iptal edilmiş ve yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda kıyı kenar çizgisinin uzman bilirkişiler aracılığı ile yeniden yasa ve yönetmelik hükümleri gözetilerek ve 16.4.1972 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde açıklanan hususlar dikkate alınarak belirlenmesi zorunludur.