Başvuru, Sigorta Tahkim Komisyonu kararına karşı yapılan itirazın miktar yönüyle kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Sigorta Tahkim Komisyonu kararına karşı yapılan itirazın miktar yönüyle kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 8/2/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun seyahat ettiği otobüs 9/1/2016 tarihinde Balıkesir-Edremit kara yolu üzerinde direksiyon hâkimiyetinin kaybedilmesi neticesinde kaza yapmıştır. Edremit İlçe Jandarma Komutanlığının 9/1/2016 tarihli olay yeri inceleme raporuna ve Trafik Kazası Tespit Tutanağı'na göre araçta bir Türk (şoför), diğerleri Suriye Arap Cumhuriyeti ve Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti vatandaşı olmak üzere toplam elli altı kişi bulunmaktadır. Ayrıca şoför ve yolculardan oluşan toplam sekiz kişinin vefat ettiği tutanakta ifade edilmiştir. Başvurucu, kaza neticesinde yaralanarak malul kalmıştır. Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Adli Kurul mütaalasının 8/5/2017 tarihli raporuna göre başvurucuda sürekli iş göremezlik hâlinin bulunduğu, iş göremezlik oranının %45 olduğu belirtilmiştir. Başvurucu, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak500 TL zararının tahsili istemiyle 27/7/2017 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu hakemi 26/12/2017 tarihinde başvurucunun talebini reddetmiştir. Karar gerekçesinde; 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun maddesinde sigorta ettirenin veya sigortalının kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı bir fiilinden doğabilecek bir zararını teminat altına almak amacıyla sigorta yapılamayacağının düzenlendiği belirtilerek yine aynı Kanun'un maddesi gereğince bu şekilde yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğu ifade edilmiştir. Dosyada yer alan haber kupürlerinden kazanın Yunanistan'a kaçak olarak geçmeye çalışan kişilerin taşınması sırasında meydana geldiğinin anlaşıldığı, ayrıca Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda yolcuların tümünün yabancı ve çoğunun Suriyeli olmasının söz konusu iddiayı destekler nitelikte görüldüğü belirtilmiştir. Bu bağlamda kazanın kaçak yolcu taşınması sırasında meydana geldiği kanaatine varılarak kaçak yolcu taşınmasının da suç olduğu dikkate alındığında 6102 sayılı Kanun'un maddesi gereğince davanın reddine kesin olarak karar verildiği ifade edilmiştir. Başvurucu hakem kararına itiraz etmiş, Sigorta Tahkim Komisyonu 26/1/2018 tarihli kararla; 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun Maddesinin (12) numaralı fıkrası uyarınca 000 TL'nin altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğunu, uyuşmazlık konusu miktarın bu tutarın altında olduğunu belirtilerek itirazın reddine karar vermiştir. Kesin olarak verilen hakem kararı başvurucuya 10/1/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 8/2/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 6102 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:"Sigorta ettirenin veya sigortalının, kanunun emredici hükümlerine, ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı bir fiilinden doğabilecek bir zararını teminat altına almak amacıyla sigorta yapılamaz." 6102 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"1404 ve 1408 inci madde hükümleriyle 1429 uncu maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı sözleşmeler geçersizdir." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır." 5684 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur..." 5684 sayılı Kanun'un maddesinin (12) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: “Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. ...Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. (Değişik cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır.” 5684 sayılı Kanun'un maddesinin (14) numaralı fıkrası şöyledir: "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." 5684 sayılı Kanun’un maddesinin gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Sigorta ettirenler veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasındaki uyuşmazlıklar adli yargı mekanizmalarıyla çözümlenmektedir. Ancak sigortacılık alanında ihtisas mahkemelerinin olmaması, yargı sürecinin uzun zaman alması ve masraflı olması, sigortalıların mağduriyetine neden olmakta ve zararın telafisi uzun zaman aldığından sigortanın var olma amacına aykırılık teşkil etmektedir...Madde ile getirilmek istenilen tahkim sistemi ile, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan tüm uyuşmazlıkların çözümü amaçlanmaktadır....Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda yer alan tahkim sisteminin temel esas ve usulleri çerçevesinde sistem şekillendirilmiştir. ...Tahkim sisteminin işleyişe kavuşması ve uygulama alanı bulması, sigortalıların sistemin tarafsızlığına olan güveninin sağlanması ile mümkün olabilecektir. Bu amaçla, sigorta hakemliği müessesesi tasarlanmış ve belirli niteliklere sahip kişilerin, Komisyona başvurarak listeye kaydolmaları temin edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümüne ilişkin Komisyona yapılacak başvuruda, belirli usul ve esaslar çerçevesinde, Komisyonca listeden bir hakem atanacak ve uyuşmazlık tamamen tarafsız olan hakem tarafından çözülecektir."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Muhittin Yeşilmen, B. No: 2016/58665, 10/6/2020, §§ 19-