8. Hukuk Dairesi 2017/11024 E. , 2020/1111 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde, 220 ada 21 numaralı parsel üzerindeki 4 katlı betonarme binanın müvekkill…
**8. Hukuk Dairesi 2017/11024 E. , 2020/1111 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde, 220 ada 21 numaralı parsel üzerindeki 4 katlı betonarme binanın müvekkilleri tarafından yapıldığını belirterek muhdesatın 1/2’sinin davacılara ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesat tespitine ilişkindir. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir. T.C. Anayasası'nın 141. maddesi hükmü uyarınca, duruşmaların aleniyeti kuralı gereği, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı ve çelişik olmaması gerekir. Bu nedenle Mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiştir. Somut olayda mahkeme, gerekçesi daha sonra açıklanmak üzere kısa kararında; davanın kabulüne, dava konusu binanın davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar vermiş ise de, gerekçeli kararında, binanın 1/2’sinin davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar vererek çelişkiye neden olması doğru görülmemiştir.