21. Hukuk Dairesi 2013/20463 E. , 2014/11130 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi TARİHİ : 07/10/2013 NUMARASI : 2012/459-2013/1302 Davacı, muvazalı boşanma nedeniyle kesilen ölüm aylığının tekrar bağlanmasına, aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Ha
**21. Hukuk Dairesi 2013/20463 E. , 2014/11130 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi TARİHİ : 07/10/2013 NUMARASI : 2012/459-2013/1302 Davacı, muvazalı boşanma nedeniyle kesilen ölüm aylığının tekrar bağlanmasına, aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının aldığı ölüm aylığını, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal eden kurum işleminin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir. [adres satırı maskelendi] - davacının boşanma sonrası Ankara'da okuyan kızının yanına yerleştiğini, eski eşi ile fiilen birlikte yaşamadıklarını, gemi kaptanı olan eski eşin çocuklarını görmek için ara sıra Ankara'ya gelip gittiğini beyan ettikleri görülmüştür. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda, kontrol memuru raporunda beyanına başvurulan davacının yeniden evlendiği eşinin, 1,5 yıldır belirtilen adreste fiilen ailesi ile yaşadığını açıkça beyan etmesi, mahkemesince yaptırılan kolluk araştırma tutanağının içeriğine göre, eski eşin davacı Ankara'ya taşındığı sırada, birkaç gün süre ile davacı ve çocuklarının yanında bulunduuğunun anlaşılması, davacının yeniden evlendiği eşinin, gemi kaptanı olması sebebi ile sürekli olarak Ankara'da bulunmasının işin doğasına uygun olmayışı, davacının eski eşinin mahkeme huzurunda verdiği ve haklı nedene dayanmaksızın değiştirdiği anlaşılan beyanının hükme esas alınamayacağı hususları ile davacı ve eski eşinin yeniden evlenmelerinin fiilen birlikte yaşamın varlığına ilişkin kuvvetli delil niteliğinde olması hususu birlikte göz önüne alındığında; davacı ve eski eşinin, boşanma sonrasında da birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup, 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.