10. Hukuk Dairesi 2013/18757 E. , 2014/12683 K. "" Mahkemesi : Pınarbaşı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Tarihi : 24.01.2013 No : 2008/147-2013/18 Dava, iş kazası sebebiyle sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve diğer ödemelerin 506 sayılı Kanunun 26. maddesince tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalılarda…
**10. Hukuk Dairesi 2013/18757 E. , 2014/12683 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Pınarbaşı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Tarihi : 24.01.2013 No : 2008/147-2013/18 Dava, iş kazası sebebiyle sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve diğer ödemelerin 506 sayılı Kanunun 26. maddesince tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan A.. Mad.San. ve Tic.Ltd.Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Aynı Mahkemenin, birleşen 2012/ 10-105 sayılı dosyanın davalısı D...A.Ş.'nin karar başlığında gösterilmemiş olması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesi kapsamında mahallinde düzeltilmesi mümkün hata sayılmış ve bozma sebebi yapılmamıştır. 2- Anayasanın 168. maddesi ve 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 4. maddesi gereği devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, arama ve işletme hakkının gerçek ve tüzel kişilere devri ancak Kanunun öngördüğü şartlarda mümkündür. Madenler üzerindeki hakların bölünmezliğini, devir ve intikalini düzenleyen anılan Yasanın 5. maddesinde, madenler üzerindeki hakların hiç birisinin hisselere bölünemeyeceği ve her bir hakkın bir bütün halinde muameleye tabi tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan Yasal düzenleme çerçevesinde, ruhsat sahibi tarafından maden sahası üzerinde, ruhsatın verdiği yetkilerin tamamının yada bir bölümünün sözleşme ile 3. kişilere devri mümkün değildir. Ancak uygulamada, ruhsat sahipleri özel hukuk alanına giren kimi sözleşmelerle ve belirli bir bedel karşılığında maden çıkarma ve satış haklarını özel kişilere bırakmaktadırlar. Rödovans olarak adlandırılan bu yöntemle ruhsat sahipleri, taşeron olarak üretim yapan üçüncü kişilere süreli sözleşmeler ile maden çıkarma ve satış haklarını kiralamaktadırlar. Günümüz literatüründe rödovans, “maden ruhsat alanlarının, hukuki hak ve sorumlulukları kendisinde kalması koşuluyla hak sahibi tarafından sözleşme ile özel veya tüzel bir kişiye, bir süre tahsis edilmesi durumunda, maden ocağının işletilmesini üstlenen özel veya tüzel kişinin, esas ruhsat sahibine, ürettiği her bir ton maden için ödemeyi taahhüt ettiği meblağ” olarak tanımlanmaktadır. Rödovanş sözleşmesine Maden Kanunu'nda özel bir düzenleme olmadığı için Borçlar Kanununun 270 ve devamı maddelerinde düzenlenen "hasılat kirasına" ait hükümler uygulanır. Türk Borçlar Hukukunda sözleşmelerde şekil serbestisi geçerlidir. Yasada özel olarak bir şekle bağlanmayan sözleşmeleri taraflar istedikleri şekilde yapabilirler. Rödovans sözleşmesi maden ruhsatının, devri anlamına gelmediğinden, devir sözleşmesinin Maden İşleri Genel Müdürlüğünde yetkili memur huzurunda yapılması zorunluluğu yoktur.