Başvuru, hükümlü olan başvurucunun gönderdiği mektuplara sakıncalı olduğu gerekçesiyle el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hükümlü olan başvurucunun gönderdiği mektuplara sakıncalı olduğu gerekçesiyle el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/11/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Başvurucuya ait 2017/4715, 2017/19732, 2017/20645 ve 2017/21738 sayılı bireysel başvuruların, kişi ve konu yönünden irtibat nedeniyle birleştirilmesine, incelemenin 2017/3892 sayılı başvuru dosyası üzerinden yapılmasına 31/10/2019 tarihinde karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, 2017/20645 ve 2017/19732 numaralı bireysel başvuru dosyalarına görüş bildirmiştir. Başvurucu bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan İzmir 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunan başvurucunun farklı tarihlerde Türk Tabipler Birliği, İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Büyükelçiliğine mektup göndermek istenmiştir. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığın (Disiplin Kurulu) 25/7/2016, 29/8/2016 tarihlerinde sakıncalı mektup değerlendirme kararlarıyla iki adet mektubun muhataplarına gönderilmemesine karar vermiştir. Kararların gerekçelerinde; mektupların terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütü mensuplarının haberleşmelerine neden olduğu, yalan ve yanlış bilgiler ile tehdit ve hakaret içerdikleri tespiti yapılarak 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre mektupların sakıncalı olduğu sonucuna varılmıştır. ABD Büyükelçiliğine gönderilen mektupta örgüt yöneticisi ve örgütün güncel konularda aldığı tavır övüldükten sonra örgüt yöneticisinin Ceza İnfaz Kurumunda yaşadığı iddia edilen uygulamalara son verilmesi için çağrı yapıldığı, Türk Tabipler Birliğine hitaben yazılan mektupta ise Ceza İnfaz Kurumundaki bazı uygulamalardan şikâyet edilerek sorumluların isimlerine ve tehdit sayılabilecek ifadelere yer verildiği görülmüştür. Disiplin Kurulu 16/2/2017, 14/2/2017 ve 1/3/2017 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararlarıyla üç mektubun muhataplarına gönderilmemesine karar vermiştir. Türk Tabipler Birliğine ve İnsan Hakları Derneğine yazılan mektuplarda, olağanüstü hâl (OHAL) dönemiyle ilgili görüşlere ve OHAL kapsamında terör örgütleri ile mücadele kapsamında alınan önlemlere yönelik bir kısım uygulamalardan şikâyetçi olunduğu, sadece mensubu olduğu terör örgütü mahpuslarına uygulandığı algısı yaratacak şekilde kaleme alındığı görülmüştür. Disiplin Kurulu mektuplardan alıntılar yaptığı kararlarında; bu hususa değinerek Ceza infaz Kurumunda örgütsel talimat doğrultusunda yazılan mektuplar ile mevzuata aykırı hareket edildiği şeklinde algı yaratılmaya ve terör örgütüne hareket alanı sağlanmaya çalışıldığını vurgulanmıştır Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararlarına karşı İzmir İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan itirazlar 21/9/2016, 22/9/2016, 28/2/2017 ve 1/3/2017 tarihli kararlarla reddedilmiştir. Kararlarda; Disiplin Kurulu karar gerekçesi ve ilgili mevzuat hatırlatıldıktan sonra mektup içeriklerinin soyut iddialar ile suç ve suçluyu öven ifadelerden oluştuğu vurgulanmak suretiyle mektupların sakıncalı bulunarak muhatapların gönderilmemesinin mevzuata uygun olduğu belirtilmiştir. Başvurucu tarafından anılan kararlara karşı İzmir Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itirazlar 10/10/2016, 18/10/2016, 14/3/2017 ve 23/3/2017 tarihli kararlar ile reddedilmiştir. Kararların gerekçelerinde, itirazların dayanağını oluşturan İnfaz Hâkimliği kararlarının usul ve yasaya uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir. Nihai kararlar 20/10/2016, 7/11/2016, 14/3/2017 ve 6/4/2017 tarihlerinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 31/10/2016, 15/11/2016, 31/10/2016, 29/3/2017, 30/3/2017 ve 20/4/2017 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektupların denetlenmesine dayanak oluşturan mevzuata yer vermiştir (Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20).