T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/485 - 2026/543 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/485 KARAR NO : 2026/543 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2024 NUMARASI : 2022/1075 Esas 2024/1065 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/04/2026 Mahalli mahkemesince veri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/485 - 2026/543 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/485 KARAR NO : 2026/543 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2024 NUMARASI : 2022/1075 Esas 2024/1065 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.03.2022 tarihinde ... Sigorta A.Ş. nezdinde 104867314 poliçe numarası ile ZMSS sigortalı, ... plaka sayılı çekicinin, sürücü ...’nun sevk ve idaresindeyken, müvekkilinin sevk ve idaresinde olan ... plakalı otomobile arkadan çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının ağır yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinin aracını sağa çektiğini ve dörtlülerini yakarak, gerekli önlemleri aldığını, kusur oranının asli ve tam kusur olarak davalı ...'da olduğunu, kazaya sebep olan ... Plaka sayılı çekicinin (buna bağlı olan ... yarı römork) kaza tarihinde ... Uluslararası Taşımacılık İthalat İhracat Oto Lastik Ve Oto Alım Satım Tic.Ltd.Şti. adına kayıtlı olduğunu, davacının kaza nedeni ile işe gidemediğini, ödemelerden de mahrum kaldığını, davacının anılan kaza sonrası süreçte sürekli kontroller için hastaneye gidip gelmek zorunda kaldığını, bacağında ve kaburgalarında oluşan kırık ve vücudunun çeşitli bölgelerinde meydana gelen bağ zedelenmeleri nedeni ile kendi ihtiyaçlarını göremez hale geldiğinden, sürekli surette bakım ihtiyacı doğduğunu, bakımını kız kardeşinin yapmak durumunda kaldığını, sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, sigortanın 03/05/2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, trafik kazası nedeniyle, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/15320 soruşturma numaralı dosyası ile taraflar arasında uzlaşma görüşmeleri yapılmış ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, akabinde T.C. Ankara Batı 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2022/602 Esas numarası ile dava açıldığını belirterek, davacının 26.03.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında malul kalması nedeniyle 50,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik ve 50,00 TL bakıcı gideri, 50,00 TL tedavi masrafı, 50,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplamda 250,00 TL'nin poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 03/05/2022 'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile; davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına istinaden toplam 322.333,78-TL'nin kaza tarihi olan 26.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; kazanın 2022 tarihinde meydana geldiğini, poliçenin son yönetmelik değişikliğinden sonra düzenlendiğinden sağlık kurul raporu ile başvuru yapılmasının başvuru şartı olduğunu, davacı tarafından maluliyet raporu sunulmadığını, maluliyet tespiti yapılmadan müvekkili şirketten inceleme yapması beklenemeyeceği için temerrüt oluştuğunun söylenmesinin mümkün olmadığını, genel şartlar da dikkate alınarak başvurunun usulden reddi gerektiğini, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, başvuranın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, 6111 sayılı yasa uyarınca, müvekkili Şirket’in tedavi giderleri, geçici iş göremezlik ve geçici iş göremezlik dönemi geçici bakıcı talepleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, sürekli bakıcı taleplerinin sürekli sakatlık teminatı içinde tek teminat olduğunu, tedavi giderleri dolayısıyla müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmayıp tüm sorumluluğun SGK’da olduğunu bildirerek, başvurunun usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak taraflarına açılmış olan davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya kaşı cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamışlardır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 26/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %9 (yüzde dokuz), tıbbi iyileşme süresinin 4 (dört) ay, bakıcı ihtiyacı süresinin ise 1 ay olacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın %75, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu, davacının maddi zararlarının ödetilmesine ilişkin koşulların somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine, tedavi gideri kapsamında yol gideri tazminatı 994,39 TL, 255.278,29 TL sürekli iş göremezlik, 17.129,63 TL geçici iş göremezlik, 3.753,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalı sigorta yönünden 07/05/2022 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 26/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirmeden asgari ücretin altında bir miktar ile hesaplama yapılarak hüküm kurulduğunu, asgari geçim indirimi uygulamasının kaldırılması sonrası yüksek mahkeme kararlarında herhangi bir indirim yapılmaması gerektiği belirtilmesine rağmen, mahkemece indirim yapılarak tazminatın eksik hesaplandığını, 01/01/2022 tarihinden itibaren artık asgari ücretten herhangi bir indirim yapılmadan iş göremezlik tazminatı hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda bilinen dönem hesabının hatalı yapıldığını, davacının geliri asgari ücretin 1.33 katı olarak dikkate alınmakla beraber SGK hizmet dökümü dosyayı kazandırılmadan bu hesabın yapıldığını, hesaplama yönteminin de hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatıyla geçici bakıcı giderlerinin SGK sorumluluğunda olduğunu, ulaşım giderlerinin dolaylı giderlerden olması nedeniyle sigorta teminatı kapsamında bulunmadığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 26.03.2022 günü saat 09:05 sıralarında Ankara ili, Etimesgut ilçesi, Şeyh Şamil Mahallesi Ankara Çevreyolu üzerinde davacı ...’ın idaresindeki ... plakalı otomobiliyle Eskişehir yolu istikametinden Samsun yolu istikametine seyir halindeyken, sağ şeride yanaşıp dörtlü ikazlarını yakarak durduğu esnada aracının arka kesimlerine, arkadan aynı istikametten seyir halindeki davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS Poliçesi ile sigortalı, davalı sürücü ... idaresindeki davalı ...… Ltd.Şti’nin işleteni olduğu ... plakalı çekici ve ... plakalı yarı römorkun ön kısımlarıyla çarpması ve darbe alan otomobilin savrularak ön kesimleriyle demir bariyerlere çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tedavi masrafı ile kazanç kaybı tazminatı ödetilmesi istemli eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Dava konusu kaza nedeniyle yapılan hazırlık soruşturmasında alınan raporda kazanın meydana gelmesinde davalının asli, davacının tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, ilk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 18/04/2023 tarihli raporda ise kazanın meydana gelmesinde davalının %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğunun mütalaa edilmesi üzerine , raporlar arasında çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi kurulu raporu alınması cihetine gidilmiştir. İTÜ trafik kürsüsünden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 18/10/2023 tarihli raporda; kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı ... plakalı çekici ve ... plakalı yarı römorkun sürücüsü ...’nun %75 oranında, davacının %25 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiş olup, belirlenen kusur oranı dosya kapsamına, kazanın oluş şekline, ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi olguya uygun düştüğünden yerel mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava konusu kaza nedeniyle davacının maluliyet durumunun tespiti için Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan raporda; geçirdiği kazaya bağlı olarak davacıda meydana gelen yaralanmanın, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre; kişinin engel oranının %9 olduğu, kaza nedeniyle ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin bir ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin dört aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiş olup, alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olduğundan hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davacının talep ettiği maddi tazminat tutarlarının tespiti için aktüer bilirkişi raporu alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu esas alınıp, progresif rant yöntemine göre hesap yapılması yöntem itibariyle doğrudur. Ancak; “7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde İstisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Aynı Kanun'la tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, 01/01/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla bu tarihten itibaren ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmektedir. Asgari ücret, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen bir miktar olup, "ücretin belirlenmesinde, ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu, ücretliler geçinme indekslerini, bu indeksler yoksa geçinme indekslerini, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumunu ve geçim şartlarını göz önünde bulundurur." (Asgari Ücret Yönetmeliği m.7). Asgari ücretin belirlenme şekli, amacı gözetildiğinde, kişi çalışsın ya da çalışmasın net açıklanan rakam kadar bir gelirin hayatını idamesi ve temel ihtiyaçları için gerekli olduğu kabul edilmelidir. Belirlenen asgari ücrete, yasa koyucu tarafından vergi istinası getirilmiş olması, Komisyon tarafından asgari ücretin belirlenmesinde esas alınan bir kriter olup, dolayısı ile net asgari ücrete etki edecek vergi istisnasının çalışmayanlar için uygulanmaması şeklinde bir ayrım, yasal düzenleme ve asgari ücretin belirlenme şekli ve amacı ile bağdaşmayacaktır. Nitekim Yargıtay 4 H.D. 2023/2944 E. 2025/2078 K. sayılı kararında; "25.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması kaldırılmış ve bu hükmün 01.01.2022 tarihinden itibaren ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Buna göre davacı için bilinmeyen işleyecek aktif dönem için 01.01.2022 tarihinden sonra ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken dosyaya eklenen ve denetlenebilir olmayan mevcut haliyle de davacının aktif dönem tazminat hesabında asgari geçim indirimli olarak hesaplama yapıldığı anlaşılabilen rapora göre karar verilmesi de doğru olmamış, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, davacı için bilinmeyen işleyecek aktif dönem için 01.01.2022 tarihinden itibaren ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerektiğinden yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı rapora göre karar verilmesi kararın bozulmasını gerektirmiştir." denilerek, açıklanan asgari ücretin asgari geçim indirimi ilaveli bir ücret olmadığı kabul edildiğinden, pasif dönem için de indirimi gereken gelir vergisi, damga vergisi, yahut bilirkişi raporunda açıklandığı üzere AGİ indirimi mümkün görülmemektedir. Bu nedenle, hükme esas alınan 19/04/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporunda ikinci alternatif olarak hesaplama yapılan tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile açıklanan asgari ücretten varsayımsal olarak belirlenen orana göre gelir vergisi ve damga vergisi düşülerek, çalışmayan kişilerin hayatlarını idamesi ve temel ihtiyaçlarını daha az miktarla sağlayabileceği kabul edilerek, pasif dönem gelirinden, vergi indirimi yapılarak hesaplama yapan birinci alternatifteki tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maluliyet zararının hesaplanmasında 19/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda pasif dönem hesabında açıklanan asgari ücret üzerinden hesaplanan tutara göre (ikinci alternatif) yapılan hesaplama üzerinden davanın kabulü ile 300.456,76TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 994,39 TL tedavi gideri kapsamında yol gideri tazminatı, 17.129,63TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.753,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 322.333,78TL’nin tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile 255.278,29TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 994,39 TL tedavi gideri kapsamında yol gideri tazminatı, 17.129,63TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.753,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 277.155,31 TL’ye hükmedilmesi doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne ve HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının ise 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-İstinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 10/10/2024 tarihli, 2022/1075 Esas - 2024/1065 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davanın KABULÜNE, 994,39 TL tedavi gideri kapsamında yol gideri tazminatı,17.129,63TL geçici iş göremezlik tazminatı, 300.456,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, ve 3.753,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 322.333,78 TL’nin davalı sigorta şirketi yönünden 07/05/2022 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 26/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 22.018,62 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 5.502,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.435,92TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.560,00 TL'nin davalı sigorta şirketi ile davalı ......Şti'den müştereken ve müteselsilen, tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı ve 5.502,00 TL olmak üzere toplam 5.674,90 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.112,50 TL tebligat ve posta gideri, 1.980,00 TL Hacettepe ATK fatura gideri ve 1.578,00 TL ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı fatura gideri olmak üzere toplam 8.170,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 51.573,40TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN III-İstinaf talebi reddedilen davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, IV-İstinaf talebi reddedilen davalı ... Sigorta A.Ş.’den alınması gerekli 18.932,47TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 4.733,12 TL'nin mahsubu ile bakiye 14.199,35 TL istinaf karar harcının anılan davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, V-İstinaf talebi kabul edilen davacıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde kendisine iadesine, VI-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 400,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.083,10 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, VIII-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.