Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3569 E. , 2025/1556 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3569 Karar No : 2025/1556 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ağrı ili, ... ilçesi, ... Tasfiye İşletme Müdürlüğünd
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3569 E. , 2025/1556 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3569 Karar No : 2025/1556 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ağrı ili, ... ilçesi, ... Tasfiye İşletme Müdürlüğünde ambar memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ticaret Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı sosyal hak ve maaşlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 14/12/2017 tarihinde, davacı tarafından ambar kapısının iç tarafında bırakılan çuval içindeki eşyaların, davacının haberi olmadan çalınamayacağı, eşyaların çalınmasında davacının da dahli bulunduğu, bu fiilin ise memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket niteliğinde olduğu değerlendirildiğinden, davacının devlet memurluğundan çıkama cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ... tarih ve ... sayılı hazırlanan idari soruşturma raporunda davacının eylemi tespit edildiğinden, devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması yönündeki teklif doğrultusunda, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle işbu dava konusu işlemin tesis edildiği, muhakkik raporunda yer alan, davacının devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin kanaatin, yasanın aradığı anlamda teklif niteliğini haiz olmadığı, soruşturma raporunun yetkili amir isteği/teklifi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davacı hakkında atamaya yetkili amirin herhangi bir isteği/teklifi bulunmaksızın tesis edilen işbu dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu Kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve davacının sosyal haklarının iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Temyize konu kararda "amir" ifadesiyle kast edilenin "atamaya yetkili amir" olduğunun değerlendirildiği, ancak 657 sayılı Kanun'da "atamaya yetkili amir" yetkili kılınmış ise ilgili maddelerde açıkça yazıldığı, Yüksek Disiplin Kurulunun atamaya yetkili amirin görüşünden bağımsız karar alma yetkisine sahip olduğu, dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yüksek disiplin kurulunca ceza verilebilmesinin ön koşulunun amir isteğinin/teklifinin bulunması olduğu, esasa ilişkin olarak ise eksik araştırma ile dava konusu işlemin tesis edildiği, isnat edilen fiili işlemediği belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Ağrı ili, ... ilçesi, ... Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bağlantısı ... Tasfiye İşletme Müdürlüğünde ambar memuru olarak görev yapan davacı hakkında, "Kaçak eşya ambarına ait kamera kayıtlarının incelenmesinden, davacının cep telefonlarını bir çuvala koyarak ambardan çıkardığının tespit edilmesi" ile ilgili olarak başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda, davacının zimmet suçunu işlediği kanaatiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması yönünde getirilen teklife istinaden, Ticaret Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verilmiş, bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, "Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar" başlıklı 126. maddesinde; "Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler." hükümleri öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar açıkça belirlenmiştir. Her idari işlemde olduğu gibi disiplin cezasının tesisinde de işlemin yetkili makam tarafından yapılması, yetkilerin kanunun çizdiği sınırlar içinde şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarına uygun olarak kullanılması idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi halinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturma sonucunda, olayın değerlendirilmesi ile hazırlanacak soruşturma raporunda; adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan kişi hakkında soruşturmacının kanaat ve teklifinin de yer alması gerektiği, soruşturmacı tarafından soruşturmaya konu eylemin sübut bulup bulmadığı ve mevzuatta düzenlenen hangi disiplin cezasını gerektirdiği yönünde getirilen teklif doğrultusunda disiplin dosyasının disiplin amiri, disiplin kurulu veya yüksek disiplin kurulu tarafından değerlendirileceği; yukarıda açık metnine yer verilen mevzuat hükümlerinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasına, idarece usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma sonucunda getirilen teklif üzerine, yetkili yüksek disiplin kurulunca karar verileceği öngörülmüş olup, Kanun'da yer alan "amirlerinin bu yoldaki isteği" ibaresinin de bu hususa ilişkin bulunduğu, sadece atamaya yetkili amir veya disiplin amirince bu konuda teklifte bulunulması gerektiği yönünde bağlı yetki içinde olunduğuna yönelik bir düzenlemenin de bulunmadığı görülmektedir. Uyuşmazlıkta, 12/01/2018 tarihinde Bakan Oluru ile başlatılan soruşturma sonucunda hazırlanan ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda, disiplin yönünden davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması yolunda getirilen teklif doğrultusunda gereğinin yapılması için dosyanın Ticaret Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği, dolayısıyla teklifin, usulüne uygun gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, istinaf başvurusuyla ilgili olarak, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, atamaya yetkili amirin teklifinin/isteğinin bulunmadığı gerekçesiyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ile sosyal haklarının iadesi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve sosyal haklarının davacıya iadesine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 19/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 126. maddesinde "Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. 657 sayılı Kanun'un 126. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "amirlerin bu yoldaki isteği üzerine" ibaresindeki "amir"den, "disiplin amiri"nin anlaşılması gerektiği açık olup; dava konusu uyuşmazlıkta; Ağrı ili, Doğubayazıt ilçesi, ... Tasfiye İşletme Müdürlüğünde ambar memuru olarak görev yapan davacının, işlediği fiil nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 10/07/2019 tarihli Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu kararının; davacının disiplin amirinin bu yolda bir teklifi bulunmaksızın, 16/07/2018 tarihli İdari Soruşturma Raporunda Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi tarafından getirilen teklife istinaden tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla; temyize konu kararda yer alan; "dava konusu işlemin davacı hakkında atamaya yetkili amirin herhangi bir isteği/teklifi bulunmaksızın tesis edilmiş olması" nedeniyle iptali gerektiği yolundaki gerekçede hukuki isabet bulunmamakta ise de; bu husus, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan söz konusu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve sosyal haklarının davacıya iadesine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve anılan kararın, yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.