(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2013/2600 E. , 2013/3985 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.06.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Belediyesi vekili tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2013/2600 E. , 2013/3985 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.06.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Belediyesi vekili tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, dava konusu 870 ada 6 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mera olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Davalı ... Belediyesi vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., duruşmaya katılmadığı gibi beyanda da bulunmamıştır. Ziraat bilirkişisi, dava konusu taşınmazın mera niteliğinde olduğunu belirtmiş, fen bilirkişisi ise dava konusu taşınmazın krokisini çizmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... Belediyesi vekili temyiz etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden tapulama sırasında 4875 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırıldığı, ... Valiliğinin 25.02.1987 tarihli oluruna istinaden arsa niteliği ile ... Belediyesi adına tapuya kayıt edildiği, 4875 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması ile dava konusu 870 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı ... Belediyesi adına tescil edildiği, belediyenin 19.10.1989 tarihinde dava dışı ...'a, dava dışı ...'ın 09.08.1996 tarihinde dava dışı ...'e, dava dışı ...'ün de 09.03.2000 tarihinde davalı ...'e satarak devir ettiği anlaşılmaktadır. Görülüyor ki dava konusu taşınmaz 4875 sayılı mera parselinden gelmektedir. İmar planı içindeki meraların planın onayıyla birlikte hukuki bakımdan mera niteliğini yitireceğinden, bu yerlerden genel hizmete ayrılanların (yol, park, yeşil saha gibi) belediye veya özel idareye bedelsiz terkini gerekir. İmar planında genel hizmetler dışında özel mülkiyete konu olabilecek konut, sanayi ve ticaret alanı olarak belirlenmiş alanlarda kalan meralar bu vasıflarını yitirmeleri halinde Hazine adına tescili gerekir. (Danıştay 1. Dairesinin 1988/328 E, 1989/19 K. sayılı mütalaası) Belediye adına tescili gerekmeyen yerler belediye veya gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş ise “Yolsuz Tescil “ olacağından Hazine her zaman bu iddia ile dava açabilir. Ne var ki, başlangıçtaki tescil işlemi yolsuz tescil olsa da 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi hükmü koşulların oluşması halinde tescilin belediye veya gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına devam etmesi olanağı sağladığından, artık burada 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi şartları üzerinde durulması gerekir. Anılan madde uyarıca işlem yapabilmesi için;