T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/139 KARAR NO : 2025/1144 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/11/2022 NUMARASI : 2017/323 Esas - 2022/919 Karar DAVANIN KONUSU : 4054 sayılı Kanundan Kaynaklı Tazminat KARAR TARİHİ : 11/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/11/2022 tarih 2017/323 …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/139 KARAR NO : 2025/1144 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/11/2022 NUMARASI : 2017/323 Esas - 2022/919 Karar DAVANIN KONUSU : 4054 sayılı Kanundan Kaynaklı Tazminat KARAR TARİHİ : 11/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/11/2022 tarih 2017/323 Esas 2022/919 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, müvekkilinin 04.09.2008 tarihinde ... Bankasından vade süresi 24 ay, aylık faiz oranı 1.85 olan 10.000,00 TL ticari kredi çektiğini, Rekabet Kurulunun 02.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararıyla davalı bankanın da aralarında bulunduğu on iki bankanın 21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri alanında RKHK'un 4'üncü maddesini ihlal ettiklerini, Rekabet Kurulu kararına göre davalı banka tarafından müvekkilinin kullandığı ticari ihtiyaç kredisine uygulanması gereken faiz oranının 1,78 olması gerekirken bankalar arası uyumlu eylem ile haksız olarak 1.85 faiz oranı uygulandığını, uğradıkları zararın kesin olarak hesaplanıp işbu tutarın 3 katının zararın meydana geldiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini ile davalının iş bu kredi nedeniyle müvekkilinden masraf tutarı adı altında haksız yere tahsil ettiği 367,50 TL'nin tahsilini istediklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere oluşan tahmini 156,60 TL zararın gerçek miktarının hesaplanmasına ve RKHK'nın 58. maddesi uyarınca bu zararın üç katı tutarındaki bedelin ve masraf tutarı adı altında haksız yere tazmin edilen 367,8 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacının 04/09/2008 tarihinde müvekkili bankadan ticari kredi kullandığını, kredi faizlerinde artış yapılmasına ilişkin 6 sıra numaralı belgenin tarihinin 23.10.2008 olduğunu, bu nedenle davacının krediyi hangi dönemde çektiğinin önem arz ettiğini, müvekkili bankanın ticari kredilere ilişkin uzlaşmaya taraf olmamakla birlikte, davacının kredi kullandığı 04/09/2008 tarihinde dava dışı bankalar arasında dahi bir uzlaşma bulunmadığını, davacının zarara uğramadığını, davacının zarar gördüğünü ispatlaması gerektiğini, davanın yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri olduğunu, husumetin bulunmadığını, Rekabet Kurulu'nun kararı aleyhine açtıkları iptal davasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili, Rekabet Kurulu'nun 08.03.2013 tarihli kararına dayanarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Kanunu 58. maddesi uyarınca tazminat ve davalı banka tarafından alınan dosya masrafının iadesi isteminde bulunduğu, dava ettiği zararın, davalı bankanın rekabeti bozucu eylemlerinden kaynaklandığını ileri sürdüğü, Rekabet Kurulu'nun dava konusu 08.03.2013 tarihli ve 13-13/190-100 sayılı kararında eldeki dava konusu Ticari Nitelikli Kredilerin faiz oranlarında rekabet ihlal edildiğine ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, Rekabet Kurulu’nun anılan kararında davalı bankaya yönelik olarak tüketici (konut, ihtiyaç, taşıt) kredilerine ilişkin rekabeti ihlal edici davranışları bulunduğundan bahisle idari para cezası verildiği, dolayısıyla, davalı bankanın, dava konusu ticari kredi faiz oranlarına ilişkin olarak rekabeti ihlâl edici anlaşma kapsamında sorumluluğunu doğuracak fiilinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Kanunu 58. Maddesi uyarınca oluşan maddi bir zararının bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin benzer uyuşmazlıklarda verdiği 08.02.2022 tarih 2020/7124 E, 2022/1618K, 02.12.2019 tarih ve 2019/1213 E.- 2019/7738 K. ve 08.01.2020 tarih ve 2019/1496 E.- 2020/163 K. sayılı kararlarının da bu yönde olduğu, dolayısıyla davacının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Kanunu 58. Maddesi uyarınca talep ettiği tazminatın reddi gerektiği, davacıya kullandırılan ticari kredi nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen 350,00 TL masraf ve 17,50 TL masrafın %5 BSMV’si olmak üzere toplam 367,50 TL masrafın, davalı bankanın yasa gereği BDDK ya bildirdiği, masraf cetvellerinde yer alan oranların altında kaldığı, yine emsal bankalarca aynı tür kredilere uygulanan masraf oranları ortalamasının altında kaldığı, TTK'nun 20. maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği, Tüketici Kredisi dışında kalan her tür kredi işleminden Bankalar Kanununun 144. maddesi çerçevesinde serbestçe belirlenen faiz, komisyon ve masraf karşılığı alınmasının mümkün olduğu, ayrıca 01.09.2008 tarihli sözleşme yönünden sözleşmenin eki niteliğinde olan ve taraflarca imzalanan sabit taksitli ticari kredi ödeme planı belgesinde 367,50 TL masraf alınacağı kararlaştırılarak, alınacak ücretin kişiselleştirildiği ve bu sözleşme için alınan masrafın anlaşılan miktarı aşmadığı anlaşılmakla davacının dosya masrafı iadesine ilişkin isteğinin de reddine karar verilmiştir. Karara karşı Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkeme gerekçesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporuna atıf yapılarak, salt işbu bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarımızın değerlendirilmediğini, kredi masraf tutarına dair alacak talebinin değerlendirilmediğini, somut olayda Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 58. maddesindeki şartların oluşmadığı tespitinin kabulü için Ankara 2. İdare Mahkemesi kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, bilirkişinin görev aşımı yaparak hukuki değerlendirmelerde bulunularak eksik ve hatalı rapor tanzim ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Kanununun 58. maddesi uyarınca tazminat ve davalı banka tarafından alınan dosya masrafının iadesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; 08/03/2013 tarihli Rekabet Kurulu Kararında bankaların anlaşmalı olarak yüksek faiz belirledikleri tespit edilen kredilerin “tüketici kredileri” olduğu, somut uyuşmazlığa konu ticari kredinin ise bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla mahkemece anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, (aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 02.12.2019 tarih ve 2019/1213 E.- 2019/7738 K. ve 08.01.2020 tarih ve 2019/1496 E.- 2020/163 K. sayılı kararları) değerlendirilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.