T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1399 KARAR NO : 2025/1924 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2025 NUMARASI : 2025/174 Esas - 2025/406 Karar DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/12/2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/05/2025 tarih 2025/174 Esas 2025/406 Karar sa…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1399 KARAR NO : 2025/1924 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2025 NUMARASI : 2025/174 Esas - 2025/406 Karar DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/12/2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/05/2025 tarih 2025/174 Esas 2025/406 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, ... Müdürlüğü bünyesinde hizmet alımı ihalesi sonucunda müvekkili kurumun işyerlerinde çalıştırılan dava dışı .....'ün iş akdinin sona erdiğini ve 6552 sayılı kanun gereğince müvekkili kurum tarafından bu kişiye kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, ancak bu rakamın brüt 188.673,25 TL'sinin işçinin kadroya alınmadan önce çalıştığı taşeron şirketlerin sorumlu olduğunu, sorumlu taşeron şirketlerden tahsili için İzmir 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/367 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, bu davada davalı ..... Şti.'nin sicilden terk olduğu hususu gerekçesiyle şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına iki haftalık kesin süre verildiğini belirterek söz konusu ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı.... Müdürlüğü, ihyası talep edilen şirketin 15.03.2006 tarihinde kuruluş ile tescil edildiğini, 26.10.2022 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak....'un seçildiğini, 18.10.2023 tarihli genel kurul kararı ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicilinden silinmesine karar verildiğini ve 27.10.2023 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescilinin yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini; şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesinden ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, müdürlüklerinin bu konuda herhangi bir inceleme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ihyası talep edilen şirketin faaliyet durumunun 27.10.2023 tarihinde "tasfiye sonu terk" olarak göründüğü, 26.10.2022 tarihli 2022/1 karar sayılı genel kurul kararı ile "şirketin 26.10.2022 tarihinden itibaren tasfiyeye girmesine, şirket unvanının ....Şirketi olmasına, tasfiye işlemlerini yürütmek üzere ....'un tasfiye memuru olarak atanmasına ve tasfiyeyle ilgili olarak yapılacak her türlü işlerde şirketi münferiden temsil etmesine" karar verildiği, dava dışı şirketin 18.10.2023 tarihli 2023/1 karar sayılı genel kurul kararı ile tasfiyenin sonuçlandırılmasına, tasfiye bilançosunun kabulü ile tasfiye memurunun ibra edilmesine karar verildiği; bu kararın 27.10.2023 tarihinde sicile tescil edildiği; tasfiye sonrasında 03.10.2024 tarihinde şirket aleyhinde İzmir 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/367 Esas sayılı dosyasında tazminat davasının açıldığı, bu davanın varlığı sebebiyle davacı tarafın 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının ve haklı sebebinin bulunduğu, bu durumda şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemeyeceği, şirketin ihyasına karar verilebilme koşullarının oluştuğu davanın niteliği gereği davalı.....Müdürlüğü “yasal hasım” konumunda olduğundan, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmemesi gerektiğini, İzmir 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/367 Esas sayılı dosyasında açılan davanın şirketin sicil kaydının silinme tarihinde sonra açıldığı, tasfiye memuru olan davalıdan bu davanın açılacağını öngörmesi beklenemeyeceği, dolayısıyla davanın açılmasına davalı tasfiye memurunun sebebiyet vermediği, bu nedenle aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile .... Müdürlüğü’nde “Merkez-124787” sicil numarasında kayıtlı olan ..... Şirketi'nin "İzmir 27. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2024/367 Esas sayılı dosyasında taraf teşkili işlemlerinin ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere" ihyasına, ek tasfiye işlemlerinin davalı tasfiye memuru .... tarafından yerine getirilmesine, davalı tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, ancak müvekkili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının ve yargılama giderlerinin müvekkili idare üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti ile yargılama giderleri yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde;“Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacı vekili, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan alacak istemli İzmir 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/367 Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla bu davayla sınırlı olarak ihya kararı verilmesini istemiştir. Davacı, açılan davayla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı da mevcuttur. Kaldı ki alacak davası yönünden mahkemece ihya davası açılması konusunda davacıya süre verildiği sonucunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre söz konusu değildir. Davacının açtığı davanın süresinde açılıp açılmadığı da ihya davasında değerlendirilecek bir husus değildir. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve alacak davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerekmez. TTK'nın 547/2. maddesinde "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmüne yer verilmiş olup, ek tasfiyeye ilişkin prosedür emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece şirket hakkındaki derdest dava ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmıştır. Ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra açılan ihya davasında .... Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu olmayıp, davacı ihya davası açmakta haklı ise de, tasfiye tarihi itibariyle açılmış herhangi bir dava bulunmadığından, davalı son tasfiye memurunun da yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması yerindedir. Davacı tarafın istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. (Yargıtay 11.HD 20.10.2025 tarih 2025/4374 Esas 2025/6357 Karar sayılı ilamı) 31/12/2025