(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5720 E. , 2008/6793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.01.2007 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 27.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra d
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5720 E. , 2008/6793 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.01.2007 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 27.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilerek "05.11.2007 günlü bilirkişi raporunda belirtilen Dikili İlçesi, Salimbey Mah. 2054 ada 11 parselde bulunan 1 nolu bağımsız bölümün panjurların üst bitim noktasından itibaren yapılmış pergole saçakların ve zemin katta binanın arka tarafında bulunan 4.50m.x1.50m. ebatlarında PVC doğrama ve cam ile kapatılmış sabit yapının kaldırılmasına, aykırılığın giderilebilmesi için davalı tarafa 30 gün süre verilmesine, hareketli panjurlara ilişkin talebin reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Mülkiyet hakkı sahibinin yetkilerini düzenleyen Türk Medeni Kanunun 683 maddesine, anılan yasanın komşu hakkı başlıklı 737 maddesi ile sınırlama getirilmiş ve bu hükümle taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerin kullanılması sırasında komşuları olumsuz etkileyecek ... kullanma menedilmiştir. ... kullanmadan amaç, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan, komşunun kendisi ve ailesiyle, taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin saptanması için de taşınmazın bulunduğu yere, kullanma amacına, niteliğine ve mahalli örf ve adetlere bakmak gerekir. Kuşkusuz bu gibi uyuşmazlıklarda keşif suretiyle yapılacak inceleme, uzman olan bilirkişiden alınacak bilirkişi oy ve görüşü önemli bir delildir. Taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkiler kullanılırken komşular olumsuz şekilde etkilenmişse, zarara uğrayanlar bunun tazminini, eski halin yeniden tesisini talep edebileceği gibi, zarar tehlikesi varsa bunun da önlenmesini isteyebilir. Türk Medeni Kanununun 730. maddesi mülkiyet hakkı sınırlarını aşarak başkalarına zarar veren veya zarar tehlikesi yaratan taşınmaz malikinin sorumluluğunu düzenlemiştir. Buradaki malikin sorumluluğu, yasaların emrettiği özen gösterme borcunun ihlaline dayanan bir kusursuz sorumluluktur. Çünkü, yasa, malikin taşınmazını aşırı kullanıp başkasına zarar vermesini yasaklamıştır. Orta yerde aşırı kullanımın varlığı ve bir zarar unsuru bulunmakta, ayrıca zararla aşırı kullanım arasında illiyet bağı kurulmakta ise, taşınmaz malikini zarardan sorumlu tutmak ve aşırı kullanımın önüne geçmek gerekir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; Davacı, 2054 ada 11 parsel sayılı arsa üzerinde davalı ile eşit paylarla mülkiyet hakkı sahibi olduklarını, her ikisinin de arsa üzerinde müstakil yazlık dublekslerinin bulunduğunu, davalının bütün balkonları aleminyum doğrama ile kapatıp, binanın giriş kapısı ve balkon görüşlerinin üzerine yarım çatı yaparak plan ve projeye aykırı davranıp, kendi kullanım alanını genişlettiğini belirterek, yapılan imalatların sökülerek kal'ini ve muarazanın men'ini istemiştir. Mahkemece, mahallinde 16.05.2007 ve 31.10.2007 tarihlerinde iki kez keşif yapılmış, keşifler neticesi inşaat mühendisi bilirkişilerin tanzim etmiş olduğu raporlardan; "2054 ada 11 parselde bulunan davalıya ait 1 nolu bağımsız bölümün dış cephesinde yapılan imalatlardan balkonlarda yapılmış olan panjur örtü sisteminin sabit bir yapı olmayıp, iklim ve ... muhalefetinden korunmak amacını güttüğü, bu haliyle kaldırılmasının gerekmediği, panjurların üst bitim noktasından itibaren yapılan pergole ile zemin katta binanın arka tarafında bulunan balkonun PVC doğrama ile kapatılması eylemlerinin projeye açıkça aykırı olup, imalatların sabit yapı niteliğine haiz olduğu, bu nedenle de kaldırılmaları gerektiği" anlaşılmıştır. Az yukarıda değinilen ve hükme esas alınan inşaat mühendisi bilirkişilerin raporlarında; davalı tarafın evine yapmış olduğu eklentilerin komşuları olumsuz etkileyecek ... kullanma sayılıp sayılamayacağı, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan, komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemler olup olmadığı, aşırı kullanmayla zarar arasında illiyetin mevcut olup olmadığı, zarar var ise bu zararın ne şekilde giderilebileceği hususları üzerinde durulmamış, yapılan imalatların salt sabit yapı olup olmamasına göre bir ayrıma gidilmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş; yeniden uzman bilirkişi marifetiyle binaların yazlık amaçlı kullanılan meskenler olması hususu da gözönünde bulundurularak, yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda keşif yapmak, keşif neticesi tanzim olunan oluşa uygun uzman bilirkişi raporuna göre karar vermek olmalıdır. Değinilen bütün bu yönler bir yana bırakılarak, somut olaya uymayan bilirkişi raporlarına dayalı olarak bazı gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.