11. Ceza Dairesi 2007/2727 E. , 2010/1883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Sanığın beraatine dair. 1- Sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçları birbirinden ayrı ve müstakil suçlar olup 23.03.2005 tarihli katılma dilekçesinde, sahte fatura kullanmak suçundan açılan davalardan söz edilmemiş olmasına rağmen 19.10.2006 günlü oturumda şikayetçi vekilinin, sanığın cezalandırılması istemi üzerine CMK.nun 238.maddesi uyarınca davaya katılma i
**11. Ceza Dairesi 2007/2727 E. , 2010/1883 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Sanığın beraatine dair. 1- Sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçları birbirinden ayrı ve müstakil suçlar olup 23.03.2005 tarihli katılma dilekçesinde, sahte fatura kullanmak suçundan açılan davalardan söz edilmemiş olmasına rağmen 19.10.2006 günlü oturumda şikayetçi vekilinin, sanığın cezalandırılması istemi üzerine CMK.nun 238.maddesi uyarınca davaya katılma isteği olup olmadığı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, II-Sanığa yüklenen 2001 yılında sahte fatura düzenlemek suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, III-Sanığa yüklenen 2002 ve 2003 yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından kurulan beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Sanığın, 2002 ve 2003 takvim yılında sahte fatura düzenlediğinden bahisle açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, 2001 yılında işi bıraktığını, 2002 ve 2003 yıllarında faaliyeti bulunmadığını, sahte fatura düzenlemediğini savunması, sanık hakkında tanzim olunan vergi tekniği raporunda, 24.04.2000 tarihinde nakliye taahhüt faaliyetinde bulunacağını bildirerek mükellefiyet tesis ettirdiği, işe başladığında tutulan yoklama fişinde bir işçi çalıştırdığını bildirip daha sonra herhangi bir faaliyeti olmadığından bahisle gelir vergisi beyannamelerini boş olarak verdiğinden 2000-2001 yıllarına ilişkin hayat standardı matrahı üzerinden vergilendirildiği halde vergilerini ödemediği, bilinen adreslerini terk ettiği, defter belgelerini incelenmesi için iş yeri adresine gönderilen yazının adreste bulunamadığından tebliğ edilememesi nedeniyle incelenemediği, KDV beyannamesinde muhasebeci olarak gözüken ... isminde muhasebeci olmadığı, 30.01.2003 tarihinde kaçakçılık şube müdürlüğü ekiplerince ...ve ...’nin ev ve iş yerlerinde yapılan aramada değişik mükelleflere ait faturalar ve sanığa ait 1 cilt faturanın ele geçirildiği, ele geçirilen bu fatura cildinde basan matbaa olarak gözüken doğuş matbaa yetkilisinin beyanından bu matbaada basılmadığının tespit edildiği, ele geçen bu fatura cildinden 6 adet faturanın toplam 68 milyar bedelli olarak düzenlendiği, üst nüshaları koparılmış alt nüshalarında müşteri bilgisi boş bırakılmış bu faturaların sanığın verdiği beyannamelere dahil etmediği, adına kayıtlı araç veya taşınmazı bulunmadığı, hiçbir ticari faaliyeti olmadığı halde düzenlediği faturaların tamamının sahte olduğunun belirtilmesi karşısında; sanığa ait faturaların başka kişilerde ele geçirilmesi, hiçbir ticari faaliyeti ve işyerinin bulunmaması, gelir elde etmediğini bildirmesine rağmen vergi dairesindeki mükellefiyetini terkin ettirmeyip, kendisine vergi borcu doğuran mükellefiyetini devam ettirmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında unsurları itibariyle oluşan ve sübuta eren sahte fatura düzenlemek suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, bilirkişinin isabetsiz raporuna dayanılarak beraat hükmü verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.