(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/8082 E. , 2012/14390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, müşterek çocukları diğer davacı ...'in 06.10.1997 doğumlu olduğunu, davacı küçüğün 18.07.2000 tarihinde saat:02.30 sıralarında raha
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/8082 E. , 2012/14390 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, müşterek çocukları diğer davacı ...'in 06.10.1997 doğumlu olduğunu, davacı küçüğün 18.07.2000 tarihinde saat:02.30 sıralarında rahatsızlaşarak Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığını ve burada kendilerine bir reçete sunulduğunu, söz konusu reçetede yer alan iğnenin yapılması için 03.30 sıralarında davalı şirketçe "Özel Esenyalı Polikliği" adı altında işletilen polikliniğe götürüldüğünü orada ... adında bir hemşirenin iğne yaptığını, aynı günün sabahı küçük Tuğçe uyandığında, iğne yapılan ayağının üzerine basamadığı ve yürüyemediğinin fark edildiğini ve davalı polikliniğe gidilip sorulduğunda "bunun iğneden kaynaklanamayacağını, zira iğneden kaynaklanması halinde bacağın komple tutmayacağını" ifade ettiklerini bunun üzerine çocukları ...'i sırası ile Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesine, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne, Özel İsviçre Hastanesine oradan da 19.07.2000 tarihinde Çapa'ya gittiklerini,"Düşük Ayak Teşhisi" konulduğunu ve tedavi edilmeye başlandığını belirterek 30.000,00.TL.Maddi, 80.000,00.TL.Manevi tazminatın haksız fiilin ika tarihi olan 18.07.2000'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler, 04.04.2011 tarihli dilekçe ile de : ... gücü kaybına ilişkin talep ettikleri 25.000 TL den vazgeçerek neticeten 5.000 TL maddi 80.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. 2012/8082-14390 Davalı, Davacıların iğne yaptırdıklarını iddia ettikleri Züleyha isimli birinin şirket bünyesinde çalışmadığını, böyle bir iğne de yapılmadığını, şirket çalışanları tarafından davacıların tanınmadığını belirterek, davanın husumet yönünden reddine karara verilmesini dilemiştir. Mahkemece, davanın Reddine karar verilmiş, hüküm, davalar tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar eldeki dava ile ;davacı küçüğe davalı şirkete ait "Özel Esenyalı Polikliniği" adı altında işletilen poliklinikte iğne yapıldığını, akabinde “Düşük Ayak Teşhisi" konulduğunu, yapılan işlemde davalı şirket çalışanının kusurlu olduğunu belirterek, davalıdan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. İncelenen dosya kapsamına göre; Davacı babanın şikayeti üzerine yapılan soruşturma sonucu davalı şirketin işlettiği klinikte çalışan... isimli hemşire hakkında kamu davasının açıldığı, yargılamasının ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/842 Esasında yapılarak, dosya içerisinde yer alan Yüksek ... Şurasın ait 11740 Karar sayılı karar ile; lezyonların sekel bırakmadan iyileştiği, bu nedenle enjeksiyona bağlı bir komplikasyon olduğu, kusur bulunmadığının belirtildiği, mahkemece anılan rapora atıf ile 15.06.2008 tarih, 2005/842 Esas sayılı karar ile sanığın beraatına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi neticesinde ise Yargıtay 9.C.D ne ait 22.09.2010 tarih ve 2010/3408 Esas ve 2010/9393 Karar sayılı karar ile davanın zamanaşımı nedeni ile düşmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yine Mahkemece aldırılan Adli Tıp Kurulu 3.İhtisas Dairesine ait rapor içeriklerine göre; davacıda gelişen rahatsızlığın ve lezyonların enjeksiyona bağlı gelişmiş komplikasyon olduğu, ancak şahsın son muayenesinde, lezyonların sekel bırakmadan iyileştiği için kusur tayinine yer olmadığı, bu nedenle yapılan enjeksiyon işlemine atfı kabil kusur olmadığı bildirildiğinden, kusur olmayan işlemde maluliyet oranının tayinine de yer olmadığı bildirilmiştir. Mahkemece yukarıda özetlenen Adli Tıp Kurumu raporlarına atıf ile davacının tam olarak iyileştiği bu nedenle de kusur tayinine yer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı Küçük ...’in yapılan enjeksiyon işlemi nedeni ile geçmişte sinir hasarının geliştiği ancak zaman içerisinde tam olarak iyileştiği dosya kapsamına göre sabit olup, uyuşmazlık enjeksiyon işleminin kimin tarafından yapıldığı ve bu işlemin tazminatı gerektirip gerektirmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının tam olarak iyileştiği bu nedenle de kusur tayinine yer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine 2012/8082-14390 karar verildiği anlaşılmış olup, davalı şirketin ise mahkemenin gerekçeli kararını husumet noktasında temyiz etmediği, hal böyle olunca davaya konu enjeksiyon işleminin olay tarihinde dava dışı Zülfi Yılmaz isimli davalı şirket çalışanı hemşire tarafından yapıldığı hususunun davalının da kabulünde olduğu ve bu hususun kesinleştiği anlaşılmaktadır. Enjeksiyon işlemin tazminatı gerektirip gerektirmediği hususuna gelince; Davacı ... ... de meydana gelen lezyonların enjeksiyona bağlı gelişmiş komplikasyonlar olduğu Adli Tıp Raporları ve ... Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim edilen rapor içerikleri ile sabit olup, her ne kadar hali hazırda bir rahatsızlığın kalmadığı anlaşılmakta ise de, hastalığın tedavisi sürecinde gerek davacı küçük gerekse Anne ve Babası olan diğer davacıların elem ve üzüntü duydukları , manevi olarak büyük sıkıntı yaşadıkları, yaşam kalitelerinin bu doğrultuda büyük ölçüde etkilendiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca gerek maddi gerekse manevi tazminat noktasında işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMA nedenidir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenle davacılar tarafından temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.