T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/25 KARAR NO : 2025/1276 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/299 Esas, 2023/767 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı …
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/25 KARAR NO : 2025/1276 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/299 Esas, 2023/767 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...ın sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın 07/04/2022 tarihinde yaya konumunda bulunan müvekkiline çarptığını ve yaraladığını, kaza sonucu müvekkilinin malul kaldığını, davaya konu kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, müvekkilinin iş gücü kaybından dolayı davalıya başvurulduğunu, olumlu sonuç alınamadığını belirterek şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 25/08/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 500.000,00-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını, davacının usulüne uygun şekilde müvekkiline başvuruda bulunmadığını, poliçe tanzim tarihinin yeni genel şartlar yürürlük tarihi olan 01/06/2015'ten sonra olduğunu, somut olaya yeni genel şartlarda belirlenen esasların uygulanması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumluluğu bulunduğunu, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu marifetiyle tespiti gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporlarının kabulünün hukuken mümkün olmadığını, davacının tedavi giderlerinden, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve sair tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, ancak dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Tarafların dava konusu trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur durumlarına ilişkin yapılan değerlendirmede, sürücü ...ın yaya geçidi üzerinde karşıya geçmekte olan davacının geçişini beklemesi, ardından yoluna kontrollü bir şeklide devam etmesi gerekirken, dikkatsizce yaya geçidinde bulunan yaya davacıya çarpması nedeniyle kaza meydana geldiğinden dava dışı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak ve davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin teminat limitleri ile davacının talebi doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle "Davanın kabulü ile; 500.000,00 TL maddi tazminatın 25/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF İTİRAZLARI: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın ceza yargılamasında uzlaşmayı kabul ettiğini, bu nedenle maddi manevi tazminat taleplerinden de feragat etmiş sayılacağını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporlarının hükme esas alınmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının iyileşme sürecinin devam ettiğini, iyileşme süresi dolduktan sonra ATK 3. İhtisas Kurulu marifetiyle maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırması Yönetmeliğinin yerine artık Erişkinler İçin Engellilik Yönetmeliği'nin kullanılması gerektiğini, müvekkil şirketin poliçe dahilinde davacının tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri dönemine ait olduğu Yargıtay'ca da kabul edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve sair tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, trafik kazaları nedeniyle yapılan tedavi giderlerinin ....'nın sorumluluğunda olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, bu hususta teminatlarının da olmadığını, kaldı ki dava dilekçesinde talep edilen ulaşım, konaklama, refakatçi gibi taleplerin de dolaylı zarar niteliğinde olup teminat kapsamında olmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davacının tüm talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde sürücü ...ın sevk ve idaresindeki aracın yaya konumunda bulunan müvekkiline çarptığını ve yaraladığını, kaza sonucu müvekkilinin malul kaldığını iddia ederek maddi tazminat talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında ATK'dan alınan bilirkişi raporlarında sürücü ...ın % 100 oranında kusurlu olduğunun, yaya ...'ın kusursuz olduğunun, Erzurum ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan bilirkişi raporunda 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 Resmi Gazete sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'e göre; kişinin genel beden engel oranının %13 (yüzde on üç) olduğunun, bakıcı ihtiyaç süresinin 60 (altmış) gün olduğunun, sürekli bakıcı ihtiyacı olmadığının, şahsın geçirdiği trafik kazası neticesinde 120 (yüz yirmi) gün süre ile geçici iş göremezlik süresi içerisinde olduğunun bildirildiği, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda da davacının toplam zararının 790.290,35 TL olduğunun bildirildiği, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararı, bakıcı tazminatı ve faturalandırılmayan tedavi giderlerinden de sorumlu olduğu (Yargıtay 4. HD. 2023/11267 E. 2023/13196 K.) davacının olay tarihi itibariyle poliçe limiti kadar bedel artırım talebinde bulunduğu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf aşamasında alınması gereken 34.155,00-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 8.805,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 25.349,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali/iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 14.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.