Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/10142 E. , 2024/4310 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/10142 Karar No : 2024/4310 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... DİĞER DAVACI : ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediyesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ... 2- ... Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/10142 E. , 2024/4310 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/10142 Karar No : 2024/4310 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... DİĞER DAVACI : ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediyesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ... 2- ... Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Yenimahalle Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile uygun görülerek Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile tadilen onaylanan 1/1000 ölçekli imar planı değişikliği ile anılan taşınmaz üzerine inşa edilen yapının azami yüksekliği geçen katlarının yıkılması istemiyle 01.02.2017 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararda; dosyada yer alan belge ve bilgiler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın yapı yüksekliğinin arttırılmasının üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planı kararlarına uygun olmadığı, parselin kuzeyinde kalan ... ada ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların 5 katlı (Hmax:15.50 metre) olduğu, yüksekliğin arttırılması durumunda bu taşınmazların aydınlanma ve güneşlenme süresinin kısalması ve aynı zamanda bakı alanının (Ankapark, Atatürk Orman Çiftliği Alanına ait yeşil ve orman görüntüsü) daralmasına neden olacağı, bu durumda aynı yapı adasındaki taşınmazların özellikle üst katındaki konutların yaşam kalitesi ve yaşanabilirlik düzeyinin azaltıldığı, bu durumun da şehircilik ilke ve planlama esaslarına uygun olmadığı, ayrıca maksimum yapı yüksekliğinin arttırılmasına yönelik olarak yapılan plan değişikliğinin, kamu yararı amaçlı bilimsel teknik ve nesnel gerekçelere dayanan bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle davaya konu imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu, yıkım isteminin reddine ilişkin işlem bakımından ise yapı ruhsatının henüz iptal edilmediği ancak imar planı değişikliği işlemi hukuka aykırı bulunduğundan 3194 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin başlatılmaması yönündeki zımnen ret işleminde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu 8 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde yer alan ve davacıların da malik oldukları bağımsız bölümlerin yer aldığı binaların yer aldığı konut adasında H:15,50 m (5 kat) olarak öngörüldüğü, 8 parsel sayılı taşınmazın da dava konusu imar planı değişikliğiyle 15.50 m. yüksekliğinin 17.50 metreye çıkarıldığı, İdare Mahkemesince dava konusu alanın korunan alan olduğu bu nedenle plan değişikliğinin üst ölçekli plana aykırı olduğu görüşüne yer verilmiş ise de; 1/25.000 ölçekli planında getirilen hükümlerin konut alanlarındaki plan değişikliklerine yönelik olduğu, uyuşmazlık konusu taşınmazın 1/25.000 ölçekli nazım imar planında meskun (düzenli) konut alanlarında yer almakla birlikte anılan parsele verilen kullanım kararının alt ölçekli planlarda konut değil, toplu işyerleri (teşhir servis depolama binası) olduğu, toplu işyerlerinin nitelikleri itibariyle büyük ve yüksek alan kullanımını gerektiren kullanımlar olması nedeniyle konut kullanımları için öngörülen koşullar çerçevesinde değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı, uyuşmazlık konusu parsel için getirilen (17.50-15.50=)2.00 metrelik yüksekliğin toplu işyeri kullanımında yer alacak yapıların niteliği dikkate alındığında fazla olmadığı, plan paftası ile dosyada mevcut fotoğrafların incelenmesinden, yapılaşması tamamlanmış konut alanı ile toplu işyeri yapısı dikkate alındığında konutlara yönelik güneşlenme, ışık alma konusunda bilirkişilerce yapılan tespitlerin soyut kaldığı, toplu işyeri alanında yer alacak binaların niteliği, sunduğu hizmet ve çevresindeki tamamlanmış yapı dokusu da dikkate alındığında dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu taşınmazın 1/25.000 ölçekli nazım imar planında korunan alanlar içerisinde yer aldığı, bu alanlarda yapı düzeninin korunması gerektiği, temyize konu kararda komşu yapıların ışıktan yararlanmadığı gerekçesinin bilirkişi incelemesi yaptırılmadan soyut olduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI: Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Davalı yanında müdahiller ... ve ... Araçlar Tic. A.Ş. tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz 1968 yılında onaylanan imar planında E:1.30, Hmax:15.5 metre yapılaşma koşullarına sahip motorlu araçlar teşhir, satış ve depolama alanı olarak belirlenmiş, taşınmazın toplu işyerleri (teşir servis depolama binası) kullanımı ve E:1.30 yapılaşma koşulunun aynen korunarak, Hmax:15.50 metre yapılaşma koşulunun Hmax:18.50 metre olarak değiştirilmesi yönünde 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği teklif edilmiş, anılan teklif Yenimahalle Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile uygun görülerek Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile "azami yapı yüksekliğinin 17.50 metre olarak belirlenmesi suretiyle" tadilen onaylanmış, komşu parsel malikleri davacılar tarafından taşınmazda inşaatın 5 katı geçmesi üzerine 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğinin iptali ve anılan parsel üzerine inşaa edilen yapının azami yüksekliği geçen katlarının yıkılması istemiyle 01.02.2017 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde," uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir. 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Genel Plânlama Esasları" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Planlamanın en temel unsurlarından birisi olan, birbirini yönlendiren ve denetleyen farklı ölçeklerdeki planlar arasındaki "kademeli birliktelik" ilkesi uyarınca, alt ölçekli planlar, bir üst ölçekte belirlenen temel ilke, strateji ve plan kararlarına uygun olmak zorunda olup, bunun sonucu olarak, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile belirlenen kullanım kararlarının, üst kademede bulunan 1/25.000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları ile uyumlu olup olmadığı yönünden incelenmesi gerektiği açıktır. Başka bir deyimle hiyerarşik planlama ilişkisine göre, bir plan bir üst ölçekli plan tarafından yönlendirilmeli ve ona uyumu noktasında denetlenmelidir. Dosyanın incelenmesinden dava konusu taşınmazın 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planında meskun (düzenli) konut alanı kullanımında kaldığı ayrıca taşınmazın bulunduğu adaya K (korunan alanlar) notasyonunun getirildiği, korunan alanlara ilişkin plan hükmünün, " "k" ile gösterilen yoğunluk ve yapı düzeni korunacak yerleşme alanları planlı gelişen bölgeler olup, bu alanlarda, imar planındaki yoğunluk ve yapı düzeni korunacaktır. Bu alanlarda sosyal ve teknik altyapı ve fiziki çevreyi iyileştirmek amacı dışında plan revizyonu ve değişikliği yapılamaz." şeklinde olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda üst ölçekli plan kararları uyarınca sosyal ve teknik altyapı ve fiziki çevreyi geliştirmek amacı dışında imar planı değişikliği yapılamayacağı, yapı düzeni ve yoğunluğun korunması gerektiği halde parsel bazlı plan değişikliği ile taşınmazın 15.5 metre olan yükseliğinin 17.5 metreye çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca temyize konu kararın gerekçesinde bu düzenlemenin sadece konut alanları için geçerli olduğu ifadelerine yer verilmiş ise de plan hükmünün incelenmesinden konut ve diğer kullanım kararları arasında bir ayrıma gidilmediği görülmektedir. Öte yandan, yıkım isteminin reddine ilişkin işlem bakımından ise yapı ruhsatının henüz iptal edilmediği ancak imar planı değişikliği işlemi hukuka aykırı bulunduğundan yapı ruhsatının da hukuka aykırı geleceği bu nedenle 3194 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin başlatılmaması yönündeki zımnen ret işleminde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemlerin iptali yolundaki Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının esasta oybirliği, gerekçede oyçokuluğuyla BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/06/2024 tarihinde, kesin olarak karar verildi. (X) (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden İdare Mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu imar planı değişikliği ile taşınmaza getirilen yüksekliğin çevredeki taşınmazları olumsuz etkileyeceği şeklinde genel ve soyut ifadelere yer verildiği, buna karşın bu kararı kaldıran Bölge İdare Mahkemesi kararında da yine somut tespitlere dayanılmaksızın iki metrelik yükseklik artışının komşu taşınmazlara olumsuz bir etkisi olmayacağı şeklinde genel ve soyut ifadelere yer verildiği, bu haliyle dava konusu plan değişikliği ile getirilen yükseklik kararının planlama alanın yakın çevresi üzerine etkilerine ilişkin somut bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ve genel ifade ve değerlendirmelerle sonucuna ulaşılarak verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu doğrultuda, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle bu hususun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiğinden Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.