5. Ceza Dairesi 2008/6925 E. , 2010/3157 K. "İçtihat Metni" Reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçuna teşebbüs ve rızaen kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; alıkoyma suçundan eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğunun kabulü ile beraetine, reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçuna teşebbüs eylemi ise reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna teşebbüs niteliğinde görülerek mahkümiyetine dair, ..
**5. Ceza Dairesi 2008/6925 E. , 2010/3157 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçuna teşebbüs ve rızaen kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; alıkoyma suçundan eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğunun kabulü ile beraetine, reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçuna teşebbüs eylemi ise reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna teşebbüs niteliğinde görülerek mahkümiyetine dair, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 02.11.2006 gün ve 2004/1103 Esas, 2006/851 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna teşebbüsten kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Teşebbüs hükmünün uygulanabilmesi için eylemin yapıcı davranışlarına başlanmış olması tek başına yeterli olmayıp açıklanabilir ve kabul edilebilir engel bir neden bulunmasının zorunlu olduğu, şayet ciddi bir engel mevcut değilse sanık yararına olan maddenin uygulanması gerektiği, olayda ise suç tarihinde 17 yaşını doldurmuş mağdureyle rızaen cinsel ilişkiye girme kastıyla cinsel davranışlara başlayan sanığın, mağdurenin canının yandığını söyleyip itmesi üzerine eyleminden vazgeçtiği, ciddi bir engel neden bulunmadığının anlaşılmasına göre, sanığın vazgeçme anına kadar tamamlanan eyleminin rızaen tasaddi kapsamında kaldığı ve suç oluşturmadığı gözetilmeden beraeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 5271 sayılı CMK.nun 232/6. maddesine aykırı olarak hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemesi, Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.