TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR M.O. BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/22180) Karar Tarihi: 10/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR G İZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör Yrd. : Melek ŞAHAN Başvurucu : M.O. Vekili : Av. Hüseyin AYGÜN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, tutuklaman ın hukuki olmamas ı nedeniyle ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR M.O. BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/22180) Karar Tarihi: 10/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR G İZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör Yrd. : Melek ŞAHAN Başvurucu : M.O. Vekili : Av. Hüseyin AYGÜN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, tutuklaman ın hukuki olmamas ı nedeniyle ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 21/10/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca tutuklaman ın hukuki olmad ığı şikâyeti d ışındaki iddialar yönünden kısmi kabul edilemezlik karar ı verilmiş, başvurunun tutuklaman ın hukukili ğine ilişkin kısm ı nın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 6. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formlar ı ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 38. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe te şebbüsüyle kar şı karşıya kalm ış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde ola ğanüstü hâl ilan edilmesine kara r verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihine kadar birçok kez uzat ılm ıştır. Kamu makamlar ı ve yarg ı organlar ı -olgusal temellere dayanarak- bu te şebbüsün arkas ında Türkiye'de çok uzun y ıllard ır faaliyetlerine devam eden ve son y ıllarda Fetullahç ı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yap ılanmas ı (PDY) olarak isimlendirilen bir yap ılanman ın olduğunu değerlendirmi şlerdir ( Ayd ın Yavuz ve di ğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, 12-25). 9. Darbe te şebbüsü s ıras ında ve sonras ında ülke genelinde darbe giri şimiyle bağlant ılı ya da do ğrudan darbe giri şimiyle ba ğlant ılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlar ındaki örgütlenmesinin yan ı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farkl ı alanlardaki yap ılanmas ına yönelik olarak Cumhuriyet ba şsavc ılıklar ı taraf ından soruşturmalar yürütülmü ş; çok say ıda kişi hakk ında gözalt ı ve tutuklama tedbirleri uygulanm ıştır (Ayd ın Yavuz ve di ğerleri , 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, 12). 10. Başvurucu, en son Dan ıştay tetkik hâkimi olarak görev yapm ıştır. 11. Darbe te şebbüsü sonras ında Ankara Cumhuriyet Ba şsavc ılığı taraf ından başlatılan soruşturma kapsam ında başvurucu 18/7/2016 tarihinde gözalt ına al ınm ıştır. 12. Başvurucu 20/7/2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Ba şsavc ılığında ifade vermiştir. Başvurucunun ifade alma i şlemi s ıras ında müdafii de haz ır bulunmuştur. Başvurucu ifadesinde özetle ö ğretim hayat ı boyunca FETÖ ile irtibatl ı ve iltisakl ı okulda ve dershanede okumad ığını, yurtlar ında veya evlerinde kalmad ığını, 2006 y ılında başlad ığı üniversite e ğitiminin ilk alt ı ay ında akrabas ında kald ığını, sonras ında arkada şlar ıyla ev kiralad ığını, 2010 y ılında mezun oldu ğunu, ayn ı yıl sınav ı kazand ığını ve hâkim aday ı olarak mesleğe başlad ığını, bu süreden önce oldu ğu gibi bu süreden sonrada örgüt ile ba ğlant ısının olmad ığını, Bank Asya hesab ının olmad ığını, 2014 Hâkimler ve Savc ılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimlerinde bir görevinin veya ziyaretinin olmad ığını, Adalet Akademisinde herhangi bir görevinin olmad ığını, yurt d ışına hiç ç ıkmad ığını belirtmiştir. 13. Başsavc ılık başvurucuyu silahl ı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmas ı istemiyle 21/7/2016 tarihinde Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimli ğine sevk etmi ştir. Başvurucu müdafi huzurunda yapt ığı savunmas ında önceki anlat ımlar ına benzer beyanlarda bulunmuştur. 14. Başvurucu, Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimli ğince yap ılan sorgusunun ard ından 21/7/2016 tarihinde silahl ı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanm ıştır. Tutuklama karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Şüpheliler Ü.A., R.T., M.O.(Ba şvurucu), M.Y., H.A., B.B.A., B.Ö. ve A.A. üzerlerine atılı bulunan Silahl ı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu i şlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin varl ığını gösteren dosya kapsam ında somut delillerin bulunmas ı, yak ın tehdidi n halen devam ediyor olmas ı, şüphelilerin kaçma ve delilleri karartma ihtimallerinin bulunduğu, bu nedenlerle adli kontrol uygulamas ının yetersiz kalaca ğından, 2802 Say ılı Yasan ın 94, CMK nun 100. maddesi ile ilgili düzenlemeler ile A İHS 5. maddesindeki tutuklama şartlar ı kapsam ında, isnat olunan suç ile orant ılı olarak tedbir kapsam ında şüphelilerin CMK.nun 101. maddeleri uyar ınca şüphelilerin ayr ı ayr ı tutuklanmalar ına ... [karar verildi.] " Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 415. Başvurucunun söz konusu tutuklama karar ına itiraz etmesi üzerine Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimli ği itiraz ı değerlendirmi ş ve 21/9/2016 tarihli karar ıyla itiraz ın kabülüne ve başvurucunun tahliyesine karar vermi ştir. Tahliye karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Şüpheliler ... ile M.O.nun (Ba şvurucu) üzerine at ılı müsnet suçu i şlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin var oldu ğu ancak şüpheli M.O.nun e şinin hamile oldu ğu ... sabit ikametgah sahibi olmas ı, an itibariyle tutuklu kald ıklar ı süre gözetilerek Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 21/7/2016 gün ve 2016/98 sorgu say ılı tutuklama karar ına yapm ış olduklar ı itiraz ın kabulü ile şüpheliler ... ve M.O. hakk ındaki tutuklama karar ının kald ırılmas ına ve başka suçtan hükümlü veya tutuklu de ğil ise derhal sal ıverilmesine, şüpheliler ... ve M.O.nu n CMK 109/3-a maddesi gere ğince yurt d ışını çıkışının yasaklanmas ı suretiyle adli kontrol alt ına al ınmas ına... [karar verildi.] " 16. Başvurucu 21/10/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. 17. Soruşturma aşamas ında 18/10/2016 tarihinde şüpheli s ıfat ıyla dinlenen U.E. özetle İstanbul'da üniversiteyi okudu ğunu, burada cemaat yurdunda ve evlerinde kald ığını, 2010 y ılında mezun olduktan sonra Ankara'ya adli ve idari yarg ı sınavlar ına haz ırlanmak için geldiğini ve örgütün s ınavlara haz ırlık evinde kald ığını, hâkim aday ı olarak mesle ğe başlad ığında da bu evlerde kalmaya devam etti ğini, kimlerle birlikte bu evlerde kald ığını, kendi evleriyle irtibatl ı bir başka evde kimlerin kald ığını, birlikte yapt ıklar ı sohbet, yemek organizasyonlar ında neler konu şulduğunu, evlerde kimlerin ne görevleri oldu ğunu, evlerin sorumlular ının kimler oldu ğunu anlatt ıktan sonra a şağıdaki ifadelere yer vermi ştir: "... Ayr ıca ben bizim dönemden bu yap ıya müzahir oldu ğunu bildiğim diğer şahıslar ın isimlerini de söylemek istiyorum. Bunlardan ... ve M.O. Emek mahallesinde ayn ı evde oturmaktayd ı. (...)" 18. Ankara Cumhuriyet Ba şsavc ılığının 17/9/2018 tarihli iddianamesiyle ba şvurucu hakk ında silahl ı terör örgütüne üye olma suçundan cezaland ırılmas ı istemiyle kamu davas ı açılm ıştır. İddianamede ba şvurucuyla ilgili yap ılan değerlendirmeler şöyledir: "Şüphelinin ad ı geçen örgütle irtibatl ı olduğu gerekçesiyle HSYK taraf ından meslekten ç ıkar ıldığı ve bu karar ın kesinleştiği, Alınan kararlar do ğrultusunda yap ılan aramalarda ayr ıntılar ı tutanaklarda belirtilen dijital materyaller (cep telefonu ve bilgisayar) dışında suç unsurunun ele geçmedi ği, dijitallerle ilgili imaj alma i şlemlerinin yap ılıp emanete kayd ının yap ıldığı ancak raporu n henüz dosyaya girmedi ği, gelince mahkemeye gönderilece ği, Cumhuriyet Ba şsavc ılığımız bylock bürosunca düzenlenen 14/9/2018 tarihinde evra k ve ekindeki belgelerde; şüphelinin bylock kayd ının bulunmad ığının belirtildi ği, Ankara İl Emniyet Müdürlü ğüne veri havuzu sorgulama raporunun düzenlenmesi için yaz ılan talimat ın henüz dönmedi ği, HTS analiz çal ışmalar ı neticesinde düzenlenen raporda; şüphelinin kulland ığı telefon ile; haklar ında FETÖ kapsam ında soruşturma yürütülen bir kısım kişilerle görü şmesinin bulundu ğunun belirtildi ği ancak bu ki şilerin genellikle yarg ı mensubu oldu ğu ve örgütün üst düzey yöneticisi olduklar ına dair de bir tespite yer verilmedi ği, Şüphelinin 7. Dönem İdari Yarg ı Yıllık Kurulu Üyesi olarak adayl ık döneminde görev ald ığı, Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 5Şüpheliyle ilgili ifadelerden; U.E. ifadesinde; kendisinin 2011 y ılında hakim aday ı olarak göreve ba şlad ığını ve yap ıya ait evde kald ığını, şüphelinin de kendisiyle ayn ı döne m ve yap ının mensubu oldu ğunu, şüphelinin de yap ıya ait Emek' de bulunan evde İ.E.G., C.D., M.B. ve Ş.Y. ile birlikte kald ıklar ını beyan etti ği, şüphelinin suçlamay ı kabul etmedi ği anlaşılmıştır." 19. Ankara 27. A ğır Ceza Mahkemesi 2/10/2018 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermi ş ve E.2018/525 say ılı dosya üzerinden kovu şturma aşamas ı başlam ıştır. 20. Tan ık U.E.nin ba şvurucu ile ayn ı evde kald ığını iddia etti ği kişilerin kovu şturm a aşamas ında talimatla al ınan ifadelerinin ilgili k ısımlar ı şöyledir: i. M.B.: " Adalet Akademisinde ayn ı dönem 50 ki şilik bir grup oldu ğumuz için ortak alanlarda görü şüp konuşuyorduk, bu nedenle M.O.yu tan ıyorum, ayr ıca Dan ıştay'da farkl ı dairelerde olsak da ayn ı binada oldu ğumuz için tan ıyorum, M.O.nun bu yap ı ile ilgili ba ğlant ısı olduğuna şahit değilim, ben de uyand ırdığı izlenim daha çok iktidar yanl ısı bir arkada ş olduğudur, ben kendisi ile ayn ı evde kalmad ım, nerede kald ığını da bilmiyorum. " ii.İ.E.G.: "Şüpheli benim dönem arkada şım olur. (...) Ben kendisiyle hiçbir zaman ayn ı evde kalmad ım. Ben kendi evimde kal ıyordum. San ığın ise o tarihlerde nerede ikamet etti ğini bilmiyorum. San ıkla çok samimi de ğildim. Dolay ısıyla kendisinin Fetö PDY Terör örgütü ile bir irtibat ının olup olmad ığını bilmiyorum. Ankara ili Emek Mahallesinde örgüte ait bir evde kesinlikle beraber kalmad ım. Ben o tarihlerde Ankara İdare Mahkemesinde çal ışıyordum. Kendis i Dan ıştay'dayd ı sadece staj döneminde kendisiyle tan ıştık. Kendisiyle özellikle buluşmam ız olmad ı. Ancak Dan ıştay da denk geldi ğinde görü şmemiz oldu ". iii. C.D.: " San ığı 2011 y ılında idari hakimlik staj ı döneminden tan ırım. Fetö/Pdy silahl ı terör örgütü ile irtibat ına dair bilgim ve görgüm yoktur. (...) U.E.nin beyan ında geçti ği üzere ben san ıkla hiçbir zaman san ıkla ayn ı evde kalmad ım. Staj döneminde ben evliydim kendi evimde kal ıyordum. " 21. Başvurucu 22/2/2019 tarihinde Mahkemeye yaz ılı savunmas ını sunmuştur. Başvurucunun savunmas ının ilgili k ısm ı özetle şöyledir: "... Aleyhine olan beyan ın gerçeği yans ıtmad ığını, kolluk raporlar ının lehine olduğunu, bylock ve Bank Asya kayd ının olmad ığını, hayat ının hiçbir dönemimde Fethullahç ı ideolojiyi benimsemedi ğini, sohbet toplant ılar ına kat ılmad ığını, bu yönd e aleyhinde tan ık beyan ının olmad ığını, bu kapsamda herhangi bir eylemine rastlanmad ığını, hakim adayl ığı döneminde örgütün evinde kalmad ığını, örgüt telkiniyle veya suç i şleme k kast ıyla y ıllık kurulunda görev almad ığını, iradesini örgüte terk etmedi ğini, aleyhe tan ıkla üniversiteden tan ışıklığının olmad ığını kendisinin Ankara Üniversitesi mezunu oldu ğunu, tan ığın ise İstanbul Üniversitesi mezunu oldu ğunu, staj döneminde ayn ı sınıfta olmas ı nedeniyle tan ışıklıklar ının olduğunu, kendisiyle mesleki faaliyet kapsam ında veya özel hayatta hiçbir irtibat ının olmad ığını, HTS kay ıtlar ından anla şılacağı üzere hiç bir görüşmelerinin olmad ığını, tan ığın 18/10/2016 tarihli ek beyan ında kendisiyle ayn ı dönemden yap ıya muzahir oldu ğunu bildiği isimleri söylemek istedi ğini, bunlar ın İ.E.G., C.D., M.B. ve Ş.Y. ile M.O.(Ba şvurucu) oldu ğunu, bunlar ın Emekte ayn ı evde kald ığını beyan etmi ştir. Hayat ının hiçbir döneminde Emek Mahallesinde ikamet etmedi ğini, öğrenim hayat ı ve staj e ğitimi boyunca kendisine ait evde kald ığını, ayn ı evde kald ığı iddia edilen Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 6C.D.nin staj döneminde evli oldu ğu ve kendi evinde kald ığı, ayr ıca üniversiteleri ve memleketleri farkl ı olan 5 hakimin ayn ı evde kalmas ını akl ın, izan ın ve mant ığın kabu l edemeyece ği bir iddia oldu ğunu ve aleyhe beyan ın gerçeği yans ıtmad ığını savunmu ştur. Adalet Akademisi II. Dönem sonunda hat ıra kalmas ı amac ıyla sosyal bir faaliyet olara k yıllık kurulunda bulundu ğunu, meslekte kald ığı 4 y ıllık süre boyunca ayn ı dairede tetkik hakimi olarak çal ıştığını, odas ını bile değiştirmediğini, hiçbir özel göreve atanmad ığını, yurt içinde veya d ışında dil kurslar ına gönderilmek, burslu yurt d ışı eğitimine gönderilmek gibi hiçbir ön plana ç ıkar ılma veya kamu bürokrasisine refere edilme gibi eylem yaşamad ığını, yarg ı bürokrasisine kendini tan ıtma amac ının olmad ığını belirtmiştir ..." 22. Dava, bireysel ba şvurunun incelendi ği tarih itibar ıyla ilk derece mahkemesinde derdesttir. IV. İLGİLİ HUKUK 23. İlgili hukuk için bkz. Adem Türkel, B. No: 2017/632, 23/1/2019, 24-39; Mustafa Özterzi [GK], B. No: 2016/14597, 31/10/2019, 33-48 ve ilgili Yarg ıtay kararlar ı için bkz. A.L., B. No: 2016/63999, 9/1/2020, 33-35. V.İNCELEME VE GEREKÇE 24. Mahkemenin 10/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 25. Başvurucu; somut bir delil olmaks ızın gerekçesiz bir kararla tutuklanmas ına karar verildi ğini, tutuklama karar ında tutuklama nedenlerinin bulundu ğunun somut gerekçelerle aç ıklanmad ığını, kaçma şüphesinin olmad ığını, tüm bu nedenlerle tutuklanmas ının hukuka ayk ırı olduğunu belirterek kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildiğini ileri sürmü ştür. 26. Bakanl ık görüşünde özetle öncelikle etkili bir ba şvuru yolu olan 4/12/2004 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesinde düzenlenen tazminat davas ı yolu tüketilmeden ba şvuru yap ıldığından bahisle ba şvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik karar ı verilmesi gerekti ği, Anayasa Mahkemesi taraf ından esastan inceleme yap ılacak olmas ı durumunda ise somut olayda soru şturma makamlar ınca ileri sürülen olgularla kuvvetli suç şüphesinin ortaya konuldu ğu, tutuklama karar ının verildiği andaki genel ko şullar ve somut olay ın özel ko şullar ı ile sulh ceza hâkimlikleri taraf ından verilen kararlar ın içeriği birlikte de ğerlendirildi ğinde başvurucu yönünden kaçma ve delilleri etkileme tehlikesine yönelen tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olmad ığının söylenemeyece ği belirtilmi ştir. Bakanl ık görüşünde ayr ıca soruşturma konusu suç için öngörülen yapt ırımın ağırlığı, işin niteliği ve önemi de gözönünde tutuldu ğunda başvurucu hakk ında uygulanan tutuklama tedbirinin ölçülü oldu ğu ve adli kontrol uygulamas ının yetersiz kalaca ğı sonucuna var ılmas ının keyfî oldu ğunun savunulamayaca ğı ileri sürülmü ştür. Bakanl ık görüşünde, bu hususlar dikkate al ınarak başvurucunun tutuklanmas ında herhangi bir keyfîli ğin bulunmad ığı hususuna vurgu yap ılm ış ve tutuklaman ın hukuki olmad ığına dai r şikâyetin aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilmez bulunmas ı gerektiği ifade edilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 727. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında genel olarak ba şvuru formunda belirttiği iddialar ını tekrarlam ıştır. B. Değerlendirme 28. Anayasa'n ın "Temel hak ve hürriyetlerin s ınırlanmas ı" kenar ba şlıklı 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 29. Anayasa'n ın "Kişi hürriyeti ve güvenli ği" kenar ba şlıklı 19. maddesinin birinci fıkras ı ile üçüncü f ıkras ının birinci cümlesi şöyledir: "Herkes, ki şi hürriyeti ve güvenli ğine sahiptir. ...Suçluluğu hakk ında kuvvetli belirti bulunan ki şiler, ancak kaçmalar ını, delillerin yokedilmesini veya de ğiştirilmesini önlemek maksad ıyla veya bunlar gibi tutuklamay ı zorunlu k ılan ve kanunda gösterilen di ğer hallerde hâkim karar ıyla tutuklanabilir." 30. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Bu itibarla ba şvurucunun tutuklaman ın hukuki olmad ığına yönelen bu bölümdeki iddialar ının Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü f ıkras ı bağlam ında, kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekir. 1. Uygulanabilirlik Yönünden 31. Anayasa'n ın "Temel hak ve hürriyetlerin kullan ılmas ının durdurulmas ı" kena r başlıklı 15. maddesi şöyledir: "Savaş, seferberlik, s ıkıyönetim veya ola ğanüstü hallerde, milletleraras ı hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kayd ıyla, durumun gerektirdi ği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullan ılmas ı kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasad a öngörülen güvencelere ayk ırı tedbirler al ınabilir. Birinci f ıkrada belirlenen durumlarda da, sava ş hukukuna uygun fiiller sonuc u meydana gelen ölümler d ışında, kişinin yaşama hakk ına, maddî ve manevî varl ığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, dü şünce ve kanaatlerini aç ıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolay ı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmi şe yürütülemez; suçluluğu mahkeme karar ı ile saptan ıncaya kadar kimse suçlu say ılamaz." 32. Anayasa Mahkemesi, ola ğanüstü yönetim usullerinin uyguland ığı dönemlerde alınan tedbirlere ili şkin bireysel ba şvurular ı incelerken Anayasa'n ın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklere ili şkin güvence rejimini dikkate alaca ğını belirtmiştir. Buna göre ola ğanüstü bir durumun bulunmas ı ve bunun ilan edilmesinin yan ı sıra bireysel başvuruya konu temel hak ve özgürlüklere müdahale te şkil eden tedbirin ola ğanüstü durumla bağlant ılı olmas ı hâlinde inceleme Anayasa'n ın 15. maddesi uyar ınca yap ılacakt ır (Ayd ın Yavuz ve di ğerleri , 187-191). Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 833. Soruşturma mercilerince ba şvurucuya yöneltilen ve tutuklama tedbirine konu olan suçlama, ba şvurucunun darbe te şebbüsünün arkas ındaki yap ılanma oldu ğu belirtilen FETÖ/PDY üyesi oldu ğu iddias ıdır. Anayasa Mahkemesi, an ılan suçlaman ın olağanüstü hâ l ilan ını gerekli k ılan olaylarla ilgili oldu ğunu değerlendirmi ştir (Selçuk Özdemir [GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017, 57). 34. Bu itibarla ba şvurucu hakk ında uygulanan tutuklama tedbirinin hukuki olup olmad ığının incelenmesi Anayasa'n ın 15. maddesi kapsam ında yap ılacakt ır. Bu inceleme sıras ında öncelikle ba şvurucunun tutuklanmas ının başta Anayasa'n ın 13. ve 19. maddeleri olmak üzere di ğer maddelerinde yer alan güvencelere ayk ırı olup olmad ığı tespit edilecek, ayk ırılık saptanmas ı hâlinde ise Anayasa'n ın 15. maddesindeki ölçütlerin bu ayk ırılığı meşru kılıp k ılmad ığı değerlendirilecektir ( Ayd ın Yavuz ve di ğerleri , 193-195, 242; Selçu k Özdemir , 58). 2. Kabul Edilebilirlik Yönünden 35. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Kadir ÖZKAYA ve Recai AKYEL bu görü şe kat ılmam ışlard ır. 3. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 36. Tutuklaman ın hukukili ğinin incelenmesinde dikkate al ınacak genel ilkeler için bkz. Metin Evecen, B. No: 2017/744, 4/4/2018, 47-52. b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 37. Başvurucu, darbe te şebbüsünün arkas ındaki yap ılanma oldu ğu belirtilen FETÖ/PDY mensubu oldu ğu iddias ıyla yürütülen soru şturma kapsam ında silahl ı terör örgütü üyesi olma suçlamas ıyla 5271 say ılı Kanun'un 100. maddesi uyar ınca tutuklanm ıştır. 38. Diğer taraftan ba şvurucu, bir hâkim olarak mesle ğinden kaynaklanan güvencelere riayet edilmeksizin tutukland ığını iddia etmektedir. 39. Anayasa Mahkemesi, darbe te şebbüsünden sonraki dönemde bu te şebbüsün arkas ındaki yap ılanma oldu ğu kabul edilen FETÖ/PDY ile ba ğlant ılı suçlardan yürütülen soruşturmalar kapsam ında yarg ı mensuplar ı hakk ında uygulanan tutuklama tedbirlerinin hukukiliğine ilişkin bireysel ba şvurular ı inceledi ği birçok karar ında, başvurucu yarg ı mensuplar ının mesleklerinden veya görevlerinden kaynaklanan güvencelere riayet edilmeksizin tutukland ıklar ı ve bu nedenle tutuklaman ın kanuni dayana ğının bulunmad ığı iddialar ını incelemi ştir. Anayasa Mahkemesi bu inceleme sonucunda gerek Yükse k Mahkeme üyeleri gerekse di ğer yarg ı mensuplar ı bak ımından tutuklamaya konu olaylar a ilişkin olarak soru şturma mercilerince veya tutuklamaya karar veren yarg ı organlar ınca isnat edilen ve tutuklamaya konu olan suçlar ın kişisel suç oldu ğu, ayr ıca ağır cezay ı gerektiren suçüstü hâlinin bulundu ğu yönündeki de ğerlendirmelerin olgusal ve hukuki temellerinin bulunduğu, dolay ısıyla tutuklama tedbirlerinin kanuni dayanaktan yoksun oldu ğunun Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 9söylenemeyece ği sonucuna varm ıştır (diğerleri aras ından bkz. Adem Türkel , 52-59; Erdem Doğan, B. No: 2017/25955, 7/3/2019 50-57). Kald ı ki -Yüksek Mahkeme üyelerinden farkl ı olarak- hâkim ve Cumhuriyet savc ılar ı yönünden a ğır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâli bulunmasa da ki şisel suçlar ına ilişkin olarak soru şturma yürütülmesi için bir izin şart ı bulunmad ığı yarg ısal içtihatlarda belirtilmi ştir (Mustafa Özterzi , 93). Somut başvuruda an ılan kararlardan yer alan de ğerlendirmelerden ve var ılan sonuçtan ayr ılmay ı gerektiren bir durum bulunmamaktad ır (ayn ı yönde de ğerlendirme için bkz. Zafer Özer, 48). 40. Dolay ısıyla somut olay ın koşullar ında başvurucunun hâkim olmas ı nedeniyle Anayasa veya 24/2/1983 tarihli ve 2802 say ılı Hakimler ve Savc ılar Kanunu'ndan kaynaklanan güvenceler uygulanmaks ızın, kanuna ayk ırı olarak tutukland ığı iddias ı yerinde değildir. Bu itibarla ba şvurucu hakk ında uygulanan tutuklama tedbirinin kanuni dayana ğı bulunmaktad ır. 41. Kanuni dayana ğı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin me şru bir amac ının olup olmad ığı ve ölçülülü ğü incelenmeden önce tutuklaman ın ön ko şulu olan suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti bulunup bulunmad ığının değerlendirilmesi gerekir. 42. Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimli ğinin tutuklama karar ında, başvurucu yönünden kuvvetli suç şüphesini olu şturan somut olgular ın bulundu ğuna genel olarak de ğinilmiş; bu olgulara ili şkin bir aç ıklamaya yer verilmemi ştir (bkz. 14). 43.İddianamede ise ba şvurucunun meslekten ihraç edilmesine, FETÖ/PDY'ye üye olma suçu kapsam ında işlem yap ılan kişilerle telefon görü şmesi yapmas ına, U.E. adl ı tan ığın başvurucunun FETÖ/PDY'ye ait evlerde kald ığına ilişkin beyan ına ve başvurucunun Adalet Akademisinde 7. dönem İdari Yarg ı Y ıllık Kurulu üyesi olarak adayl ık döneminde görev almas ına dayan ılm ıştır. 44. Buna göre ba şvurucuya yöneltilen ve tutuklamaya konu olan suçlaman ın dayanaklar ından biri, ba şvurucunun meslekten ihraç edilmesidir. 45. Anayasa Mahkemesi daha önce verdi ği birçok kararda görevden uzakla ştırma veya kamu görevinden ya da meslekten ç ıkarma şeklindeki idari kararlar ın niteliğini dikkate alarak bu kararlar ın verilmesinin karara muhatap olan ki şilerin suç i şlediklerine dair kuvvetli belirtinin bulundu ğu anlam ına gelmedi ği sonucuna varm ıştır (diğerleri aras ından bkz. Mustafa Bald ır, B. No: 2016/29354, 4/4/2018, 70; Mustafa Açay , B. No: 2016/66638, 3/7/2019, 54; E.A. , B. No: 2016/78293, 3/7/2019, 57; Ali Aktaş, B. No: 2016/14178, 17/7/2019, 53; Mustafa Özterzi , 104). Bu itibarla ba şvurucu hakk ındaki görevde n uzaklaştırma veya meslekten ç ıkarma tedbirlerine ili şkin kararlarda ba şvurucuyla ilgili ki şisel bir tespit ve de ğerlendirme bulunmad ığından bunlar ın -tek ba şına- suç i şlendiğine dair kuvvetli bir belirti olarak kabulü mümkün de ğildir. 46. Diğer taraftan ba şvurucunun FETÖ/PDY'ye üye olma suçu kapsam ında işlem yap ılan kişilerle telefon görü şmesi yapmas ına dayan ılm ıştır. Başvurucu, bu ki şilerin ayn ı yerde çal ışırken görü ştüğü meslekta şlar ı olduğunu ifade etmi ştir. Başvurucunun hayat ın olağan ak ışına uygun bu savunmas ının karşısında soruşturma makamlar ınca bu görü şmelerin örgütsel bir görü şme olduğuna ve aç ılan soruşturma veya kovu şturmayla ilgisi oldu ğuna yönelik bir iddia ileri sürülmedi ği gibi bu yönde bir delil de ortaya konulmam ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 1047.İddianamede ayr ıca başvurucunun idari yarg ıda 7. dönem Y ıllık Kurulu üyesi olmas ı suçlaman ın dayana ğı olarak gösterilmi ştir. Y ıllık Kurulu üyeli ğinin örgütsel ili şki bak ımından kuvvetli belirti olarak kabul edilmesi ancak ki şilerin örgütten ald ıklar ı talimat uyar ınca ve örgütsel bir tav ırla buralarda görev ald ıklar ına dair birtak ım delil ve olgular ın bulunmas ı hâlinde mümkün olabilir. Aksi durumda salt bu kurullara üyeli ğin varl ığı, bunun örgütsel ili şki kapsam ında gerçekle ştiğinin kabulünü gerektiren bir husus de ğildir. Başvurucu; örgüt talimat ıyla bu görevi almad ığını, sosyal bir aktivite olarak Y ıllık Kurulunda bulunduğunu savunmu ştur. Başvurucunun savunmas ının aksini gösteren ve örgütten ald ığı talimatla veya örgütsel bir tav ır olarak bu Kurulda görev ald ığına ilişkin bir tespitin olmad ığı görülmektedir. 48. Son olarak iddianamede tan ık U.E.nin ba şvurucunun (2011 ve 2012 y ılına tekabül eden) hâkim adayl ığı yıllar ında FETÖ/PDY'ye ait evlerde kald ığını bildiğine ilişkin beyan ına dayan ılm ıştır. Anayasa Mahkemesi kararlar ında (benzer yönde de ğerlendirme için bkz. A.L., 60) FETÖ/PDY'nin gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara ba şland ığı, bu yap ının kamuoyu ve medya taraf ından tart ışılır hâle geldi ği, üst düzey Hükûmet yetkilileri ve kamu görevlileri taraf ından yap ılan aç ıklamalarda paralel yap ı veya terör örgütü olduğuna ilişkin tespitler ve uyar ılar ın yap ıldığı, Millî Güvenlik Kurulu taraf ından da ayn ı değerlendirmelerin payla şıldığı, süreçten önce icra edilen faaliyetlerin nitelik, içerik ve mahiyeti itibar ıyla silahl ı terör örgütünün amac ına hizmet etti ğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmad ıkça örgütsel faaliyet kapsam ında kabul edilemeyece ği değerlendirilmi ştir. Somut olayda ba şvurucunun belirtilen tarihten önce FETÖ/PDY'ye ait evlerde kald ığını bildiğini beyan eden tan ığın somut olgulara dayanmayan bu iddias ı dışında gerek bu tarihten önce gerekse bu tarihten sonra herhangi bir örgütsel faaliyette bulundu ğuna ilişkin bir delil ortaya konulamam ıştır. 49. Bu itibarla soru şturma belgelerinde yer alan tespit ve de ğerlendirmeler kapsam ında somut olayda suç i şlendiğine dair kuvvetli belirtinin yeterince ortaya konulamad ığı sonucuna var ılm ıştır. 50. Var ılan bu sonuç kar şısında tutuklama nedenlerinin bulunup bulunmad ığına ve tutuklaman ın ölçülü olup olmad ığına ilişkin ayr ıca bir inceleme yap ılmas ına gere k görülmemi ştir. 51. Aç ıklanan gerekçelerle suç i şlediğine dair kuvvetli belirtiler ortaya konulmadan başvurucu hakk ında tutuklama tedbirinin uygulanmas ının kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ına ilişkin olarak ola ğan dönemde Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü f ıkras ında yer alan güvencelere ayk ırı olduğu sonucuna var ılm ıştır. 52. Bununla birlikte an ılan tedbirin ola ğanüstü dönemlerde temel hak ve özgürlüklerin kullan ımının durdurulmas ını ve s ınırland ırılmas ını düzenleyen Anayasa'n ın 15. maddesi kapsam ında meşru olup olmad ığının incelenmesi gerekir. 4. Anayasa'n ın 15. Maddesi Yönünden 53. Anayasa Mahkemesi daha önceki pek çok karar ında olağanüstü hâl döneminde temel hak ve özgürlüklerin kullan ımının durdurulmas ını ve s ınırland ırılmas ını düzenleyen Anayasa'n ın 15. maddesinin suç i şlendiğine dair belirtilerin varl ığı ortaya konulmadan gerçekleştirilen tutuklamalar ı meşru k ılmad ığına, suç i şlendiğine dair belirti oldu ğu ortaya konulmadan tutuklama tedbirinin uygulanmas ının durumun gerektirdi ği ölçüde bir müdahale olmad ığına karar vermi ştir (Mehmet Hasan Altan (2) [GK], 152-157; Turhan Günay [GK], B. No: 2016/50972, 11/1/2018, 83-89; Mustafa Bald ır, 83-88). Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 1154. Somut olayda bu kararlardan ayr ılmay ı gerektiren bir yön bulunmamaktad ır. Bu nedenle -Anayasa'n ın 15. maddesiyle birlikte de ğerlendirildi ğinde- Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü f ıkras ı bağlam ında kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 55. Aç ıklanan gerekçelerle -Anayasa'n ın 15. maddesiyle birlikte değerlendirildi ğinde- başvurucunun Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü f ıkras ı bağlam ında kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 5. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 56. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un "Kararlar" kenar ba şlıklı 50. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının birinci cümlesi ile (2) numaral ı fıkras ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmedi ğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 57. Başvurucu 20.000 TL maddi, 300.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 58. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 59. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 60. Başvuruda, tutuklaman ın hukuki olmamas ı nedeniyle Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü f ıkras ının ihlal edildi ğine karar verilmi ştir. 21/9/2016 tarihinde başvurucunun tahliyesine karar verilmi ş ve başvurucunun tutukluluk hâli sona ermi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 1261. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin ba şvurucunun u ğrad ığı zararlar ın giderilmesi bak ımından yetersiz kalaca ğı aç ıktır. Başvurucunun ki şi hürriyeti ve güvenliği hakk ına yönelik müdahale nedeniyle yaln ızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlar ı karşılığında başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine kara r verilmesi gerekir. 62. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için ba şvurucunun uğrad ığını iddia etti ği maddi zarar ile tespit edilen ihlal aras ında illiyet ba ğı bulunmal ıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge sunmam ış olmas ı nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. 63. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL vekâlet ücretinden olu şan yarg ılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. Kamuya aç ık belgelerde ba şvurucunun kimli ğinin gizli tutulmas ı talebinin KABULÜNE, B. Tutuklaman ın hukuki olmamas ı nedeniyle ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDU ĞUNA Kadir ÖZKAYA ve Recai AKYEL'in kar şıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, C. Tutuklaman ın hukuki olmamas ı nedeniyle Anayasa'n ın 19. maddesinin üçüncü fıkras ı kapsam ında kişi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE OYBİRLİĞİYLE, D. Başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ÖDENMES İNE, tazminata ili şkin diğer taleplerin REDD İNE, E. 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin bilgi için Ankara 27. A ğır Ceza Mahkemesine (E.2018/525) GÖNDER İLMESİNE, Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 13H. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 10/6/2020 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 14KARŞIOY Anayasa n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 45. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı gereği bireysel ba şvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine ba şvurabilmek için olağan kanun yollar ının tüketilmi ş olmas ı gerekir. Temel hak ve özgürlüklere sayg ı, devletin tüm organlar ının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yarg ısal makamlar ın görevidir. Bu nedenle teme l hak ve özgürlüklerin ihlal edildi ği iddialar ının öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar taraf ından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavu şturulmas ı esast ır (Ayşe Z ıraman ve Cennet Ye şilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, 16). Tüketilmesi gereken ba şvuru yollar ının ulaşılabilir olmas ı yan ında telafi kabiliyetini haiz olmas ı ve tüketildi ğinde başvurucunun şikâyetlerini gidermede makul ba şarı şans ı tan ımas ı gerekir. Bir ba şka söyleyi şle, etkili oldu ğu kabul edilecek olan ba şvuru yolunun, Anayasa da öngörülmü ş güvencelere ayk ırılık nedeniyle hakk ın ihlal edildi ğini özü itibar ıyla tespit etme ve yeterli giderim sa ğlama imkân ı sunan bir yol olmas ı gerekmektedir. Dolay ısıyla mevzuatta bu yollara yer verilmesi tek ba şına yeterli olmay ıp uygulamada da etkili oldu ğunun gösterilmesi ya da en az ından etkili olmad ığının kan ıtlanmam ış olmas ı gerekir (Ramazan Aras, B. No: 2012/239, 2/7/2013, 29). Bununla birlikte soyut olarak makul bir ba şarı sunma kapasitesi bulunan bir ba şvuru yolunun uygulamada ba şarıya ulaşmayacağına dair şüphe, o ba şvuru yolunun tüketilmemesini hakl ı k ılmaz. Özellikle sonradan olu şturulan ve henüz uygulamas ı olmayan ba şvuru yollar ının bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir (Ramazan Korkmaz, B. No: 2016/36550, 19/7/2017, 33). Öte yandan, ba şvurucular ın belirli bir hukuk yolunun etkilili ği konusunda sadece bir kuşku duymas ı, kendilerini söz konusu hukuk yolunu tüketme giri şiminde bulunma yükümlülü ğünden kurtarmaz. Ba şvuruculardan, yorum yetkilerini kullanarak mevcut haklar ı geliştirme f ırsat ı vermek için yarg ı organlar ına başvurmalar ı beklenebilir. Ancak yerle şik mahkeme içtihatlar ı ışığında, belirtilen hukuk yolunun gerçekte olumlu sonuçlanmas ı konusunda makul bir ihtimalin bulunmad ığı durumlarda ise ba şvurucunun söz konusu hukuk yolunu kullanmam ış olmas ı başvuru yollar ının tüketilmedi ği sonucunu do ğurmaz. Bununla birlikte bir hukuk yolunun ba şarısız olduğunu ortaya koyacak bir durum söz konusu de ğilse o hukuk yolunun etkili bir şekilde işlediğine ilişkin emsal davalar ın bulunmamas ı tek başına başvurucuyu bu hukuk yolunu tüketme yükümlülü ğünden kurtarmaz. Zira ba şvurucunun bu hukuk yoluna ba şvurmas ı halinde mahkemelerin içtihatlar ını başvurucunun lehine olacak şekilde geli ştirmeleri ihtimali her zaman vard ır. Somut olayda 21.07.2016 tarihinde tutuklanan ba şvurucunun suç isnad ına bağlı tutulma durumu, 21.09.2016 tarihinde serbest b ırak ılmas ıyla (tahliye edilmesiyle) birlikte bu tarihten itibaren sona ermi ş bulunmaktad ır. Anayasa Mahkemesince ba şvurunun incelendi ği tarih itibar ıyla başvurucunun suç isnad ına bağlı olarak hürriyetinden yoksun b ırak ılmas ı hali sona ermi ş bulundu ğundan, bireysel ba şvuru kapsam ında tutuklulu ğun hukuki olmad ığı yönünden yap ılabilecek olan olas ı bir ihlal tespiti, ba şvurucu aç ısından ancak lehine bir miktar tazminata hükmedilmesi sonucunu do ğurabilecektir. Bunun d ışında muhtemel bir ihlal karar ına bağlı olarak ba şvurucu aç ısından (örne ğin tahliye edilmek gibi) bir sonuç ortaya çıkmayacakt ır. Hal böyle olunca, belirtilen duruma ba ğlı olarak, bireysel ba şvurunun ikincilli k niteliği gereğince, olayda, a şama itibar ıyla bireysel ba şvuru yolu d ışında başvurucuya, Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 15tutman ın hukuki olmad ığını tespit edecek ve giderim olarak da tazminat ödenmesini sağlayabilecek ba şka bir hak arama yolunun mevcut olup olmad ığının incelenmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi'nce, tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ına dayal ı olarak yap ılan tüm ba şvurularda, tutuklama karar ının hukuka ayk ırı olduğuna ilişkin iddia incelenirken ilk olarak şikâyet konusu tutuklaman ın kanuni dayana ğının bulunup bulunmad ığı, ikinci olarak kuvvetli suç şüphesinin mevcut olup olmad ığı, üçüncü olarak tutuklaman ın meşru bir amac ının bulunup bulunmad ığı (tutuklama nedenlerinin var olup olmad ığı), son olarak da tutuklama tedbirinin ölçülü olup olmad ığı incelenmektedir. 1 Anayasa Mahkemesince yap ılan bu inceleme, 5271 say ılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 100 ve 101. maddelerde yer alan hükümlerle de uyumlu bir incelemedir. Zira 5271 say ılı Kanun un 100. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına göre Kuvvetli suç şüphesinin varl ığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunmas ı halinde, şüpheli veya san ık hakk ında tutuklama karar ı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza vey a güvenlik tedbiri ile ölçülü olmamas ı halinde, tutuklama karar ı verilemez. Yine ayn ı Kanunun 101. maddesinin ikinci f ıkras ına göre de Tutuklamaya, tutuklaman ın devam ına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ili şkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varl ığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü oldu ğunu gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek aç ıkça gösterilir. Öte yandan, 5271 say ılı Kanun un 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına (f ıkran ın a bendine) göre " Suç soruşturmas ı veya kovu şturmas ı sıras ında; kanunlarda belirtilen ko şullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutuklulu ğunun devam ına karar verilen, ... ki şiler, maddi ve manevi her türlü zararlar ını, Devletten isteyebilirler. " Görüldüğü üzere 141. maddenin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendinde de tutuklama için kanunda belirtilen ko şullara" at ıf yap ılmaktad ır. Dolay ısıyla Kanunda (kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük gibi) öngörülen ko şullara ayk ırı olarak tutukland ığını düşünen bir ki şi için Kanun tazminat isteme ve alma imkân ı öngörmektedir. Anayasa Mahkemesi konuya ili şkin önceki kararlar ında; bireysel ba şvurunun incelenme tarihi itibar ıyla başvurucunun tutukluluk halinin sona ermi ş olmas ı ve tutuklama tedbirinin ili şkili olduğu kamu davas ında verilen beraat veya mahkûmiyet hükmünün kesinleşmiş olmas ı şartlar ının bir arada gerçekle şmiş olmas ı hallerinde, ba şvurucunun tutuklaman ın hukuka ayk ırı olduğu iddias ına yönelik olarak CMK 141/1-a hükmü kapsam ında tazminat davas ı açabilece ğini belirtmi ş ve mezkûr iddiay ı başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmu ştur.2 Bununla birlikte, ba şvurucu tahliye edilmiş olsa dahi hakk ında aç ılan kamu davas ının devam ediyor olmas ı veya hakk ında verilen beraat veya mahkûmiyet hükmünün kesinle şmemiş olmas ı hallerinde ise tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ına dayal ı başvurular ı CMK 141/1-a hükmü kapsam ı dışında tutmu ş ve işin esas ını incelemiştir. Anayasa Mahkemesi, tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ına ilişkin başvurularda yukar ıda belirtildi ği şekilde ortaya koydu ğu yaklaşımını sonradan k ısmen de ğiştirmiş bulunmaktad ır. Mahkemenin güncel yakla şımında, tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ının __________________________________ 1 Halas Aslan, B. No: 2014/4994, 16.2.2017. 2 Reşat Ertan, 2013/5700, 15/04/2015, 26; Mehmet Emin Güne ş, 2013/5707, 16/04/2015, 29; Mecit Gümü ş, 2013/9105, 25/6/2015, 32; Hüseyin Hançer, 2013/8319, 7/1/2016, 39, 40; Ömer Köse, 2014/12036, 16/11/2016, 34 Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 16 CMK 141. madde kapsam ında tazminata konu edilebilece ğinin kabul edildi ği tek durum, CMK 141/1-e hükmünde düzenlenen tazminat nedenine ili şkin durumdur. Anayasa Mahkemesinin son dönemdeki birçok karar ına göre; ba şvuruya konu edilen tutuklaman ın ilişkili/ilgili oldu ğu davada ba şvurucu hakk ında beraat karar ı verilmiş veya başlatılan soruşturmada kovu şturmaya yer olmad ığına dair karar verilmi ş ve bu kararlar bireysel ba şvurunun incelendi ği tarih itibar ıyla kesinle şmiş ise tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ı, CMK 141/1 a ve e hükmünde düzenlenen tazminat yolunun tüketilmedi ği gerekçesiyle kabul edilemez bulunmaktad ır.3 Mahkeme, bu içtihad ında CMK 141/1-e hükmünün yan ı sıra CMK 141/1-a hükmünü de dikkate almakta ve söz konusu hükümlerde öngörülen tazminat yolunu tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ı yönünden etkili bir kanun yolu olarak nitelendirmektedir.4 Tutuklulu ğun hukuki olmad ığı iddias ına dayal ı tüm başvurularda, belirtilen durum d ışındaki tüm hallerde ise i şin esas ı incelenmektedir. Öte yandan Anayasa Mahkemesi, CMK 141/1-a hükmünde düzenlenmi ş olan, kanunlarda belirtilen ko şullar d ışında tutuklulu ğun devam ına karar verilmesi halini de kanuna uygun olarak tutukland ığı hâlde makul sürede yarg ılama mercii huzuruna ç ıkar ılmayan ve bu süre içinde hakk ında hüküm verilmeyen ki şilerin tazminat alabilece ğini öngören CMK 141/1-d'de düzenlenen tazminat yoluyla beraber de ğerlendirmektedir. Bir ba şka söyleyi şle Mahkeme, tutuklulu ğun kanuna ayk ırı bir şekilde gerekçesiz kararlarla uzat ılarak makul sürenin veya kanuni sürenin a şıldığına ilişkin iddialar ı, başvuru yollar ının tüketilmemesi gerekçesine dayanarak reddetmekte ve CMK n ın 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) ve (d) bentlerine birlikte dayanmaktad ır.5 Belirtilen durumla birlikte, Mahkemece, gözalt ının hukuki olmad ığına ilişkin şikâyetlere dayal ı başvurularda da CMK n ın 141. maddesindeki tazminat yoluna başvurulmas ı gerektiği söylenmektedir. Bir ba şka söyleyi şle, gözalt ının hukuki olmad ığına ilişkin şikâyetlerde de davan ın mahkûmiyetle sonuçlan ıp sonuçlanmad ığına, davan ın devam ediyor olup olmad ığına bak ılmaks ızın başvuru yollar ının tüketil memesi nedeniyle kabul edilemezlik karar ı verilmektedir. 6 An ılan kararlarda bu kapsamdaki taleplerle ilgili olarak davan ın esas ının sonuçlanmas ına gerek olmad ığı yönündeki Yarg ıtay kararlar ına at ıf yap ıldığı için gözalt ı n ın hukuki olmad ığına ilişkin şikâyetlerde CMK n ın 141. maddesindeki yolun tart ışmas ız bir biçimde etkili bir hukuk yolu oldu ğu iddia edilebilir ise de; Yarg ıtay taraf ından istikrarl ı bir biçimde tersine olu şturulmuş bir uygulama tespit edilmedi ği sürece, tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ına dayal ı başvurularda ba şvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabu l edilemezlik karar ı verilirken, bu konuda Yarg ıtay uygulamas ının var olup olmad ığına bak ılmas ına gerek olmad ığından ve biraz önce de ğinilen kararlarda at ıf yap ılan Yarg ıtay kararlar ı7 somut delil olmadan gerçekle ştiği iddia edilen bir gözalt ına al ınmayla ilgili olmad ığından an ılan iddiaya itibar edilmesi mümkün de ğildir.8 ________________________ 3 Kamil Erdo ğan, B. No: 2017/4023, 19/4/2018, 40; Bilal Canpolat, 37-43; Fatma Maden, 49; Ertu ğrul Raşit Benal, B. No: 2016/25245, 17/7/2018, 42 4 Fatma Maden, 47, Ertu ğrul Raşit Benal, 40 5 Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515, 28/9/2016, 54; İrfan Gerçek, B. No: 2014/6500, 29/9/2016, 37 6 Neslihan Aksakal, B. No: 2016/42456, 26/12/2017, 30- 38; Ahmet Ünal , B. No: 2016/17624, 9/5/2018, 24-26. 7 Yarg ıtay 12. Ceza Dairesinin 1/10/2012 tarihli ve E.2012/21752, K.2012/20353 say ılı karar ı 8 Benzer durumlar bak ımından, Yarg ıtay uygulamas ında tazminat yolunun ba şarıyla uygulad ığını gösteren emsal kararlar bulunmamakla birlikte, böyle bir hukuk yolunun kesinlikle ba şarısız olacağını iddia edebilmeyi ortaya koyacak bir durum da söz konusu de ğildir. Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 17Hal böyle olunca, gözalt ı ve tutuklama tedbirlerinin hukuka ayk ırı olduğu iddialar ının her ikisini de içeren ba şvurularda, Anayasa Mahkemesince, gözalt ı tedbirine dai r iddia yönünden tazminat yoluna ba şvurulmas ı gerektiğine karar verilirken, tahliye edilmi ş bir başvurucunun tutuklama tedbirine ili şkin iddias ında tazminat yolunun gösterilmemesi çelişkili bir durum olu şturmaktad ır. Öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nce, etkili bir ba şvuru yolunun bulunup bulunmad ığının belirlenmesinde ba şvurulan uygulamaya at ıf yapma yakla şımından B.T. karar ıyla vazgeçilmi ştir. B.T. karar ında, geri gönderme merkezlerindeki tutma ko şullar ı n ın kötü muamele olu şturduğu iddias ına dayal ı başvuru, başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmu ştur. Anayasa Mahkemesi, geri gön derme merkezlerindeki ko şullar ın kötü muamele olu şturduğu iddias ını, uygulamada başarıyla sonuçland ığını gösteren herhangi bir örne ğini tespit etmemi ş olmas ına rağmen, tam yarg ı davas ına konu edilebilece ğini belirterek incelememi ştir. İdari gözetim alt ında tutulma ko şullar ına karşı etkili bir ba şvuru yolunun bulunmad ığı iddias ına dayal ı başvuruda Mahkeme; A İHM'nin Türk hukukunda tutulma koşullar ına karşı etkili bir ba şvuru olmad ığına dair kararlar ı bulunduğunu belirttikten sonra, yasal düzenlemeyle olu şturulan ve kanunun objektif anlam ına bak ıldığında var oldu ğu hususunda bir tereddüt uyand ırmayan bir hukuksal yolun fiilen denenmemi ş veya kullan ılmam ış olmas ının söz konusu yolun etkili olmad ığı veya bulunmad ığı sonucuna ulaşılabilmesi bak ımından yeterli olmayaca ğı tespitinde bulunmu ş, bu tespit kapsam ında da bu güne kadar böyle bir davan ın aç ıldığını ve tazminata hükmedildi ğini gösteren herhangi bir mahkeme karar ının mevcut olmamas ına dayan ılarak tazminata ili şkin etkili bir ba şvuru yolunun bulunmad ığının söylenmesinin hatal ı olacağını ifade etmi ştir.9 Cafer Y ıldız karar ında da benzer bir de ğerlendirmeyle kabul edilemezlik karar ı verilmiştir. Anayasa Mahkemesi, Cafer Y ıldız karar ında, tutukluluk incelemeleri sonucunda verilen kararlar ın tebliğ edilmemesi ya da tutuklulu ğa yap ılan itiraz ın karara ba ğlanmamas ı nedeniyle tutuklama i şlemine kar şı başvuru imkanlar ından yararland ırılmamaya ili şkin iddialar ın CMK n ın 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (k) bendi kapsam ında aç ılacak davada incelenebilece ği gerekçesiyle kabul edilemezlik karar ı vermiştir. Mahkeme, buradaki tazminat yolunun ba şarıyla uygulad ığını gösteren emsal davalar bulunmamas ına rağmen böyle bir hukuk yolunun kesinlikle ba şarısız olacağını iddia edebilmeyi ortaya koyacak bir durum da söz konusu olmad ığı için bu türden şikâyetlere çözüm getirmeye elveri şli nitelik taşıyan bu yola i şlerlik kazand ırmak ve yasal düzenlemenin kapsam ını belirlemek amac ıyla derece mahkemelerine ba şvurulmas ında yarar bulundu ğunu belirtmi ştir.10 Tahliye edilen ve hakk ında aç ılan kamu davas ı devam eden ki şinin CMK 141/1-a kapsam ında açaca ğı tazminat davas ında kuvvetli suç şüphesinin ve tutuklulu ğun diğer kanuni şartlar ının bulunmad ığına ilişkin yap ılacak tespitin devam eden kamu davas ını etkileyebilecek olmas ı ve tazminat davas ını yürüten mahkemenin bu tür de ğerlendirmelerden kaç ınabileceği ihtimali yahut hakk ında mahkûmiyet hükmü verilen ve bu hüküm kanun yolu incelemesi a şamas ında olan veya kesinle şen kişilerin açacaklar ı tazminat davas ında mahkemenin, tutuklama tedbirinin hukuka ayk ırı olup olmad ığı tespitini kanun yolu merciinin verdi ği veya verece ği karara ra ğmen yap ıp yapamayaca ğı hususlar ı da kanun yolunun etkilili ği aç ısından elbette ki büyük önem ta şımaktad ır. Bununla birlikte, bu _____________________________ 9 B.T. [GK], B. No: 2014/15769, 30/11/2017, 40-60. 10 Cafer Y ıldız, B.No: 2014/9308, 9/1/2018, 37-40; Ya şar Saçl ı, B. No: 2014/9311, 24/1/2018, 37-40. Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 18bağlamda, ki şinin tutuklanmas ı ve tahliye edilmesi ile hakk ında beraat veya mahkûmiyet hükmü verilmesi aras ında belirleyici ölçüde bir ba ğlant ı olmad ığını söylemek yerinde olacakt ır. Belirtilen duruma göre, bir ki şinin tutuklanmas ı hukuka uygun olmakla birlikte bu kişi kamu davas ından beraat edebilir ya da tutuklanmas ı hukuka ayk ırılık arz ederken hakk ında aç ılan davada mahkûmiyet sonucuna var ılabilir. Bu nedenle CMK 141/1-a kapsam ında aç ılacak bir davada tutuklulu ğun hukukili ğine ilişkin olarak ki şi hakk ındaki ceza davas ından bağıms ız bir inceleme yap ılmas ının mümkün oldu ğu sonucuna var ılmal ıdır. (Muzaffer Korkmaz, Koruma Tedbiri Nedeniyle Tazminat Davalar ı ve Anayasa Mahkemesine Bireysel Ba şvuru, Seçkin Yay ıncılık, Ankara 2019, s. 93). Tutuklulu ğun hukukiliğinin incelenmesinde, tutuklaman ın ilişkili/ilgili oldu ğu davada mahkûmiyet vey a beraat karar ı verilmiş olmas ının ya da davan ın devam ediyor olmas ının bir önemi olmamal ıdır. Nitekim Anayasa Mahkemesince de, mahkûmiyet karar ı verilmesi veya davan ın devam ediyor olmas ı durumunda da tutuklaman ın hukukili ği incelenmektedir. 11 Eğer bir davan ın devam ediyor olmas ı veya davada mahkûmiyet karar ı verilmesi tutuklaman ın hukukiliğinin incelenmesine engel te şkil ediyor olsayd ı, Anayasa Mahkemesinin de böyle bir inceleme yapamamas ı gerekirdi. Dolay ısıyla bir davada beraat veya takipsizlik karar ı verilmesi tutuklamay ı kendiliğinden hukuka ayk ırı hale getirmeyece ği gibi mahkûmiyet karar ı verilmesi de kendili ğinden tutuklaman ın hukuka uygun oldu ğunu göstermez. Nitekim Anayasa Mahkemesi Mehmet Özdemir 12 başvurusunda beraat karar ı verilmiş olan başvurucunun tutuklanmas ının hukuka uygun oldu ğuna karar vermi ş iken, Ali Bulaç 13 başvurusunda hakk ında mahkûmiyet karar ı verilen ba şvurucunun tutuklanmas ının hukuka ayk ırı olduğuna karar vermi ştir. Esasen CMK 141/1-a hükmünün de, tutuklaman ın hukukili ği bağlam ında bu hükme dayal ı olarak dava aç ılmas ını kişi hakk ındaki yarg ısal sürecin bitmesine ve kesinle şmiş bir karar ın varl ığına bağlı tutmad ığı anlaşılmaktad ır. Konuya ili şkin Yarg ıtay kararlar ında da 14 an ılan hükümde düzenlenen tazminat nedeninin, yarg ısal sürecin kesinle şmesine ba ğlı olarak tazminata konu edilebilecek tazminat nedenleri aras ında say ılmad ığı görülmektedir. Söz konusu kararlara göre, kanuna uygun olarak yakaland ıktan veya tutukland ıktan sonra haklar ında kovu şturmaya yer olmad ığına veya beraatlar ına karar verilen, yine mahkûm olup da gözalt ı ve tutuklulukta geçirdikleri süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya i şlediği suç için kanunda öngörülen cezan ın sadece para cezas ı olmas ı nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezaland ırılanlar hakk ında, mutlaka davan ın esas ıyla ilgili olarak verilen karar ın kesinle şmesini beklemek zorunlulu ğu bulunmaktad ır. Hal böyle olunca uygulamada, tutuklama tedbirinin hukuka ayk ırı olduğu iddias ına yönelik CMK 141/1-a hükmüne dayal ı tazminat davas ının, tutuklaman ın ilişkili/ilgili oldu ğu ceza davas ı derdestken aç ılamayaca ğına ilişkin kesin bir kabulün bulunmad ığı anlaşılmaktad ır. _____________________________ 11 Bkz. Besime Konca, B. No: 2017/5867, 3/7/2018. 12 Mehmet Özdemir, B. No: 2017/37283, 29/11/2018 13 Ali Bulaç [GK], B. No: 2017/6592, 3/5/2019 14 bkz. Yarg ıtay 12. Ceza Dairesinin 1/7/2015 tarihli ve E.2014/20624, K.2015/12265 say ılı, 1/10/2012 tarihl i ve E.2012/21752, K.2012/20353 say ılı kararlar ı. Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 19Bu bağlamda, yukar ıda da belirtildi ği üzere tazminat davas ını inceleyecek ola n derece mahkemesinin tutuklama şartlar ını incelemekten imtina edebilece ği şeklindeki bir görüşün kabulünün de mümkün olmad ığını belirtmek gerekmektedir. Zira CMK 141/1-a hükmü kar şısında tazminat mahkemesinin de (a ğır ceza mahkemesinin de) tutuklama koşullar ının var olup olmad ığını inceleyebilmesi gerekmektedir. An ılan hükme göre tutuklaman ın kanunda öngörülen şartlara uygun olup olmad ığını tespit etmek tazminat mahkemesinin kanundan kaynaklanan görevi durumundad ır. Nitekim kovu şturma aşamas ında yarg ılamay ı yürüten herhangi bir a ğır ceza mahkemesinin verdi ği tutuklama vey a tahliye karar ı, yap ılan itiraz üzerine bir ba şka ağır ceza mahkemesi taraf ından, tutuklama şartlar ının var olup olmad ığı incelenerek kald ırılabilmektedir. Bu konuda herhangi bir tart ışma bulunmamaktad ır. Böyle olunca da bir a ğır ceza mahkemesinin veya sulh ceza hâkimliğinin verdi ği tutuklama karar ının hukuka ayk ırı olup olmad ığının tazminat mahkemesince tespit edilmesinin önünde de herhangi bir engel bulunmad ığı sonucuna var ılmaktad ır. Suç isnad ına bağlı olarak tutukluluk halini içerenler d ışındaki tutuklaman ın hukuki olmad ığına ilişkin şikâyetlerde CMK 141/1-a daki tazminat yolunun tüketilmesinin aranmas ı, Anayasa Mahkemesinin tutukluluk statüsünün sona ermi ş olmas ı kayd ıyla tutuklulu ğun makul süreyi a ştığına yönelik iddialar ın, CMK nin 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) ile (d) bentlerinde düzenlenen tazminat yoluna konu edilmesi gerekti ğine ilişkin yaklaşımıyla da uyumluluk gösterir. 15 Zira tahliye edilen ve hakk ındaki kamu davas ı devam eden veya aleyhine verilen mahkumiyet hükmü kanun yolu a şamas ında olan veya kesinle şen kişinin Anayasa Mahkemesi içtihad ı doğrultusunda bireysel ba şvuru öncesi uzun tutuklulu k iddias ına ilişkin açaca ğı tazminat davas ında ilk derece mahkemesi, tutuklulu ğun devam ına ilişkin kararlar ın hukuka uygunlu ğunu inceleyecek, bu incelemeyi yaparken de kuvvetli suç şüphesinin var olup olmad ığını ve diğer tutuklama nedenleriyle birlikte devam edip etmediğini gözetecektir (Muzaffer Korkmaz, a.g.e., s.94) Nitekim Anayasa Mahkemesi nce de tutuklulu ğun makul süreyi a ştığına ilişkin olup esastan incelenen ba şvurularda kuvvetli şüphenin var olup olmad ığı, tutuklama nedenlerinin devam edip etmedi ği de incelenmektedir. 16 Ayr ıca, bu konuya ili şkin olup ba şvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik karar ı verilen ba şvurularda da, tazminat davas ına bakacak olan mahkemenin de kuvvetli suç şüphesinin ve tutuklama nedenlerinin var olup olmad ığını değerlendirece ği varsay ılmaktad ır. Aksinin kabulü halinde bu tür ba şvurularda ki şilerin tazminat davas ı yoluna yönlendirilmemesi gerekirdi. Sonuç olarak, e ğer tazminat davas ına bakacak mahkeme, uzun tutukluluk şikâyetlerinde kuvvetli şüphenin, tutuklama nedenlerinin var olup olmad ığını inceleyebiliyorsa, tutuklaman ın hukukili ği şikâyetlerinden kaynaklana n davalarda da tutuklaman ın hukukili ğini inceleyebilmelidir. Bu noktada Mustafa Avc ı karar ına17 da değinmek gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi, bu ba şvuruda ba şvurucunun uzun tutukluluk şikâyetini, inceleme tarihi itibar ıyla tahliye edilmi ş olmas ı nedeniyle CMK 141 de düzenlenen tazminat yolunun tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmu ştur.18 Başvurucunun, tutuklanmas ına neden olan fiillerin tamam ının siyasi faaliyetleri ile ilgili oldu ğu ve bu sebeple siyasi faaliyette bulunma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkin olarak ise Anayasa Mahkemesi; ba şvurucunun uzun tutukluluk _____________________________ 15 İrfan Gerçek, B. No: 2014/6500, 29/9/2016, 19, 37 16 Bkz. Örne ğin, Hüsnü A şkan, B. No: 2015/4057, 31/10/2018, 45, Halas Aslan, B. No: 2014/4994 , 16/2/2017, 87. 17 Mustafa Avci, B. No: 2014/1545, 22/3/2018 18 Mustafa Avci, 27 Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 20 şikâyetiyle ilgili açaca ğı tazminat davas ında ilk derece mahkemesinin hukuka ayk ırılığı tespit ve yeterli giderim sa ğlama hususlar ında karar verirken tedbirin ki şi hürriyeti ve güvenliği hakk ı dışında siyasi faaliyette bulunma hakk ına müdahale te şkil edip etmedi ği de dâhil olmak üzere somut olay ın tüm ko şullar ını dikkate almak durumunda olaca ğını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi, CMK nin 141. maddesinde öngörülen tazminat yolunun; gözalt ı, yakalama, tutuklama gibi tedbirlerinin ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ının yan ı sıra diğer temel haklara müdahale sonucunu do ğurmas ı hallerinde de etkili bir kanun yolu niteliğini haiz oldu ğunu ifade etmi ş ve bu kabulü do ğrultusunda siyasi faaliyette bulunma hakk ının ihlal edildi ği iddias ı yönünden de ba şvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik karar ı vermiştir.19 Bu olayda ba şvurucunun, tutuklanmas ına neden olan fiillerin tamam ının siyasi faaliyetleri ile ilgili oldu ğu ve bu sebeple siyasi faaliyette bulunma hakk ının ihlal edildi ği iddias ı zımnen tutuklaman ın hukuki olmad ığı iddias ına benzemektedir. Bu kişinin CMK 141. maddedeki yola ba şvurmas ı durumunda tazminat mahkemesi ifade özgürlüğünün ihlal edilip edilmedi ğini tespit edebiliyorsa, di ğer bir deyi şle başvurucunun tutuklanmas ına konu eylemlerin siyasi faaliyetler kapsam ında olup olmad ığını tespit edebiliyorsa, tutuklaman ın hukuki olup olmad ığını da elbette ki tespit edebilir. Zira deliller değerlendirmeden tutuklaman ın ifade özgürlü ğünü ihlal etti ğinin tespit edebilmesi mümkün değildir. Yukar ıda belirtti ğimiz gibi Anayasa Mahkemesi beraat veya takipsizlik karar ı verilmesi ve bu karar ın kesinle şmesi halinde ki şilerin 141. maddenin (e) veya a) bendi uyar ınca tazminat alabilmelerinin mümkün oldu ğunu belirterek ba şvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik karar ı vermektedir (Fatma Maden (B. No: 2016/28719, 17/7/2018, Ertu ğrul Raşit Benal, B. No:2016/25245, 17/7/2018). Anayasa Mahkemesi bu kararlar ında CMK n ın 141/1-a bendine de at ıf yapmaktad ır. Ancak CMK n ın 141. maddenin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendine ba şvurulmas ı için, CMK da, tutuklamayla ilgili/ilişkili davan ın beraatla veya takipsizlik karar ıyla sonuçlanmas ı şart ı aranmamaktad ır. Tutuklamaya konu davan ın beraatla veya takipsizlik karar ıyla sonuçlanmas ı şart ı 141/1-e bendi için geçerlidir. Kanaatimizce beraat veya takipsizlik halinde CMK 141/1-e bendindeki hükmün tutuklaman ın hukukili ği aç ısından birincil nitelikte etkili bir yol olmad ığını belirtmek gerekir. 141/1-e bendi uyar ınca tazminat istenebilmesi için tutuklaman ın hukuki olup olmamas ının bir önemi bulunmamaktad ır. Kişi beraat edince bu bent kapsam ında tutuklaman ın hukuki olup olmad ığına ilişkin bir tespit yap ılmadan otomatik olarak tazminat ödenmektedir. Oysa bir yolun etkili kabul edilmesi için o yolun hakk ın ihlal edildi ğini tespit edebilmesi ve ihlali giderebilmesi gerekir. 20 AİHM de Mergen ve di ğerleri karar ında benzer gerekçelerle 141/1-e bendindeki yolun tüketilmesi gerekti ği itiraz ını reddetmi ştir. Dolay ısıyla bu bağlamda 141/1- e bendinin de ğil, 141/1-a bendinin etkili bir yol oldu ğu söylenebilir. Nitekim Anayasa Mahkemesi de bu durumu göz önüne alarak bu kararlar ında 141/1-a bendine de at ıf yapma gere ği duymuştur. 141/1-a bendi beraat veya takipsizli ğe bağlı olmad ığı için tahliye durumunda da bu yolun etkisiz oldu ğunu söylemek mümkün de ğildir. Yukar ıda aç ıklanan hususlar birlikte de ğerlendirildi ğinde tutuklaman ın hukuki olmad ığı şikâyetlerine dayal ı başvurularda, tutuklaman ın ilgili/ili şkili oldu ğu davan ın mahkûmiyetle sonuçlanm ış olmas ı veya kişinin tahliye edilmi ş hallerinde de CMK n ın 141. maddesindeki tazminat yolunun tüketilmesi gerekti ği sonucuna ula şılmaktad ır. _____________________________ 19 Mustafa Avci, 35-38 20 Mergen ve di ğerleri/Türkiye karar ı, 36 Başvuru Numaras ı: 2016/22180 Karar Tarihi : 10/6/2020 21Aç ıklad ığımız gerekçelerle ba şvurunun, ba şvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekti ğini düşündüğümüzden ço ğunluğun işin esas ının incelenmesi gerekti ği yolunda olu şan görüşüne kat ılmad ık. Ba şkan ÜYE Kadir ÖZKAYA Recai AKYEL