T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/674 - 2026/152 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/674 KARAR NO : 2026/152 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.03.2024 NUMARASI : 2023/251 Esas 2024/213 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 04.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/674 - 2026/152 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/674 KARAR NO : 2026/152 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.03.2024 NUMARASI : 2023/251 Esas 2024/213 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 04.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04.02.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 13.02.2022 tarihinde davacı ... idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın karıştığını kaza neticesinde davacı ... ve araçta bulunan ... ve ...'ün yaralandığını, olay nedeniyle ...'ün iş görmezlik zararına uğradığını, kusurun karşı tarafta olduğunu, davalı aracının zorunlu trafik sigortası kapsamında dava dışı ... Sigorta AŞ ile sulh olunduğunu ve poliçe limiti olan 500.000,00-TL'nin ödendiğini, ancak zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketi tarafından yapılan bu ödemenin davacının zararını karşılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ... için şimdilik; 250,00-TL sürekli iş göremezlik, ... ... için 7.500,00-TL manevi tazminat, ... için 7.500,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 15.250,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 22.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 310.523,88-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı nezdinde 04.12.2021-04.12.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Kasko Sigortası Poliçesi ile teminat altına alındığını, davalının poliçe kapsamında sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, bu kasko poliçesine ek sözleşmede ihtiyari mali sorumluluk poliçesi kapsamında manevi tazminat talepleri, olay başına ve yıllık toplamda 150.000,00-TL limit ile teminat kapsamına dâhil edildiğini, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, davacı tarafından sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususu Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik doğrultusunda incelenmesi gerektiğini, davacı tarafından kişisel müracaat sonucu alınan ve tek yanlı olan Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunun hükme esas alınamayacağını, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve % 1.8 teknik faiz dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, davacıya ait SGK hizmet dökümünden asgari ücret düzeyinde gelir elde etmekte olduğunun anlaşıldığını, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davalını şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminata ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ ; Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 13.02.2022 tarihinde dava dışı sürücü ...'in davalı ... sigorta AŞ'ne genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalı ... plakalı aracı ile olay mahalli kontrollü dönel kavşağa yaklaşırken aracının seyir hızını azaltarak kavşak başına yaklaşması ve kavşak başına geldiğinde de kendisine hitap eden dur-yol-ver trafik işaret levhasını gördüğünde de aracını durdurarak solundan dönel kavşağa giriş yapan davacı sürücü yönetimindeki ... plakalı araca ilk geçiş hakkını vererek onun geçişinden sonra kavşağı kullanması gerekirken, aksine hareketine bağlı kendi aracının sol ön yan, davacının aracının ön kısmı ile kavşak sisteminde çarpışarak sağa doğru da savrularak yolun sağındaki dava dışı yayaya da çarpmasıyla meydana gelen trafik kazasının oluşumunda % 80 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ün ise olay mahalli dönel kavşakta kavşaktaki sigortalı sürücünün seyir yönünde dur-yol-ver trafik işaret levhasının olmasına bağlı kavşakta her ne kadar ilk geçiş hakkına sahip olmuş olmasına rağmen araçların seyir ve çarpışma noktaları göz önüne alındığında görüş mesafesinin açık olduğu yolda kavşağa yaklaşırken aracının seyir hızını daha dikkatli ve tedbirlice kontrol etmeden kavşağa giriş yapmak suretiyle kazasının oluşumunda % 20 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik oranının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 8 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, geçici bakıcı ihtiyacının 2 hafta olabileceği, yine diğer davacıların kaza nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanmış oldukları, meydana gelen kazadan kaynaklı maddi zarardan davalı, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, davacının 310.523,88-TL'den ibaret bakiye sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat alacağının ve diğer davacıların davaya konu kaza dolayısıyla yaralanması nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirterek; davanın kabulü ile; davacı ...'ün sürekli iş göremezlikten kaynaklı bakiye 310.523,88-TL maddi, davacı ... ... için 7.500,00-TL ve yaşı küçük davacı ... için 7.500,00-TL olmak üzere toplam 15.000,00-TL manevi tazminatının 30.03.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davacı ... ve ... ... adına talep edilen ayrı ayrı 7.500,00-TL manevi tazminat talepleri kabul edilmesine rağmen her biri içi ayrı ayrı 7.500,00-TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken toplam alacak üzerinden vekalet ücretine takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacılar için ayrı ayrı vekalet ücretinin takdir edilmesi gerektiğini, davalının istinaf itirazlarının yerinde olmadığını ileri sürmüştür. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece manevi tazminat tutarı tayin edilirken değerlendirmenin hangi kritere göre yapıldığına dair kararda herhangi bir gerekçe bulunmadığını, davacı ... ... ve davacı ...'ün dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış oldukları maluliyetin bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için maluliyet raporu dahi tanzim edilmeksizin eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, davacı ile dava dışı ZMM sigortacısı arasında 02.03.2023 tarihinde sulh anlaşması yapıldığını, davacının sigortalı ve sigortalı araç sürücüsünü fazlaya ilişkin haklarına ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın ibra ettiğini, ZMM sigortacısının yapmış olduğu ödeme tarihi itibariyle davacı tarafın zararının poliçe teminat limitinin altında kaldığını, davalı tarafından kasko poliçesi tanzim edilmiş olup, ödeme tarihi itibariyle trafik poliçesi teminat limitini aşan zarar tespit edilmemiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 02.03.2023 tarihinde ZMM sigortacısı ... Sigorta AŞ ile davacı taraf arasında akdedilen Sulh Protokolü'nde; "... Sigorta AŞ tarafından yapılacak işbu ödeme nedeniyle, söz konusu trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma/maluliyetten kaynaklı tüm maddi tazminat (kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı, bakıcı gideri) talepleri yönünden ... Sigorta AŞ, sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsünün (... Sigorta AŞ tamamen, sigortalısı ve araç sürücüsü 500.000-TL teminat limiti kadar) başkaca hiçbir borcunun ve sorumluluğunun kalmayacağını,... ibra ve feragat eylediğimizi beyan ederiz." şeklinde ibare yer aldığını, ödeme tarihi itibariyle davacının alacağının 500.000,00-TL'nin altında kaldığından davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığı açık iken mahkeme tarafından davalı şirket aleyhine bakiye sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ödenen tazminat ile hesaplanan tazminat arasında fahiş fark bulunmadığından 2918 sayılı Kanun'un 111/2 hükmü uyarınca davanın reddi gerektiğini, yapılan ödemenin makbuz hükmünde sayılacak olması halinde, ZMMS poliçe teminat limiti tüketilmediğinden davalı sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 02.03.2023 tarihli sulh protokolü incelendiğinde davacı tarafa 420.000,00-TL ödendiğinin tespit edildiğini, 02.03.2023 tarihinde davacının toplam zararının 435.102,51-TL olduğunu, bu tutarın ZMMS teminat limitinin altında kaldığını, mahkeme tarafından poliçe teminat limiti yönünden feragat edildiği dikkate alınarak hatalı olarak ZMMS poliçe teminat limitinin tüketildiği kanaatine varıldığını, oysa ki sulh anlaşması iptal edilmediği gibi trafik sigortacısının 80.000,00-TL bakiye poliçe teminat limitinin bulunduğunu, davacı taraf ile trafik sigortacısı arasında akdedilen sulh protokolü kapsamında müteselsil borçlu konumunda bulunan sigortalı araç sürücüsü ve sigortalının ibra edildiğini, müteselsil borçlulardan birinin ibra edilmesi diğerler müteselsil borçlular bakımından da borcun ortadan kaldırdığını, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun 1,8 teknik faiz üzerinden yapılması gerekmekte iken progresif rant üzerinden hesaplama yapılmış olmasının yasaya aykırı olduğunu maluliyet oranının tespiti hususunda adli tıp kurumu görevlendirilmiş olmasına rağmen üniversite hastanesi tarafından alınmış maluliyet raporunun hükme esas alındığını, kusur durumunun tespiti hususunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını, mahkeme tarafından kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin yerinde olmadığını, aksi kanaatte olması halinde ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazası nedeni ile İMMS poliçesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine ihtiyati mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacı ... idaresinde bulunan araca çarpması sonucu davalı sürücü ... ve araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...'ün yaralandığını belirterek davacı ... için zorunlu mali sorumluluk sigortası tarafından karşılanmayan sürekli iş göremezlik tazminatı ve davacılar ... ve ... için manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Davalı sigorta şirketi dava konusu kazaya karışan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigorta teminatının kapsamı başlıklı 1.maddesinde sigortacı aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğu poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin edeceği düzenlenmiştir. ihtiyari mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası türü olup sorumluluk sigortaları sigortalının üçüncü şahıslara vereceği zararlar sonucu, ödemekle yükümlü olacağı tazminatların güvence altına alındığı sigortalardır. Başka bir deyişle sorumluluk sigortası sigorta ettirene sorumluluk hukuku hükümlerinden doğan tazminat taleplerine karşı koruma sağlar. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk değil, sıralı bir sorumluluk öngörmüştür. Bu nedenle, aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının, olay tarihi itibariyle aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının limitini aşan kısımdan ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır. Davalı ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminat limitleri üzerinde zararın bulunması halinde sorumluluğunun başlayacağı düzenlendiğine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası tarafından ödemede bulunmasına rağmen davacı tarafın tarafın tazminat talep etmesi nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından yapılan ödeme tarihine göre davacının zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitinin üzerinde zararın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davacı ... tarafından dava dışı ZMM sigortacısı ... Sigorta AŞ'ne karşı Ankara 11. Asliye ticaret mahkemesinin 2022/513E-2023/197K sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında dava konusu olay nedeniyle fazlaya, faize ilişkin talep ve haklar saklı kalmak üzere 250-TL geçici iş göremezlik, 250-TL sürekli iş göremezlik, 250-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 750-TL maddi tazminat talep edilmiş, yargılama sırasında varılan sulh neticesinde düzenlenen 02.03.2023 tarihli protokol ile davacının, tazminat taleplerine karşılık 420.000-TL ana para olmak üzere faiz ve dava ile icra vekalet ücretleri ile birlikte 556.915,00-TL bedel karşılığında dava konusu trafik kazasından kaynaklı tüm maddi tazminat talepleri yönünden ... Sigorta AŞ sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsünü (... Sigorta AŞ tamamen, sigortalısı ve araç sürücüsü 500.000-TL teminat limiti kadar) ibra ederek açılan davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 93. Maddesinde; Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.”hükmü mevcuttur. Dava konusu olay 13.02.2022 tarihinde meydana gelmiş olup zorunlu mali sorumluluk sigortası için sakatlık/ölüm teminat limiti kişi başına 500.000,00TL, tedavi /sağlık gideri teminatı ise kişi başına 500.000,00TL olarak belirlenmiştir. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile ödeme tarihi olarak kabul edilen protokol tarihi itibariyle yapılan hesaplama neticesinde davacının 2.983,20-TL geçici, 430.251,15-TL sürekli iş göremezlik ve 1.868,16-TL bakıcı giderine hak kazandığı, sulh sözleşmesi kapsamında davacı tarafa her üç tazminat kalemine karşılık yapılan 420.000,00-TL ödemenin tazminat kalemleri arasında garemeten paylaşıltılması neticesinde yapılan ödenmenin 2.879,65-TL'sinin geçici, 415.317,03-TL'sinin sürekli iş göremezlik, 1.803,32-TL'sinin ise bakıcı giderine ilişkin olduğu, bu kapsamda ödeme tarihi itibariyle davacının karşılanmayan sürekli iş göremezlik zararının 14.934,12-TL olduğu dikkate alındığında dava dışı ZMMS poliçesi kapsamında davacı ... için sürekli iş görmezlik yönünden yapılan ödemenin yeterli olduğu, bunun ötesinde dava dışı ZMMS poliçesi yönünden bakiye 80.000,00-TL limit bulunduğu, dolayısıyla ödeme tarihi itibariyle yapılan hesaplamada kaza tarihinde uygulanan ZMMS poliçe limiti olan 500.000,00TL'nı aşan bir sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının da bulunmadığının anlaşılması karşısında, davacı ...'ün maddi tazminat istemi yönünden davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde varılan hukuki kabulde isabet bulunmamaktadır. 2-Somut olayda, olayın oluş şekline uygun düşecek şekilde belirlenen davalı nezdinde İMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün % 80 oranında asli kusurlu eylemiyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacılar ... ... ve ...'ün basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandıkları sabit olup, davacıların mevcut bu yaralanmasına karşılık gelecek uygun bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın)giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.(Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak MK'nın 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Toplanan tüm deliller ile açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde kaza tespit tutanağı ile uyumlu olacak ve olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusurun tespit edilmesine, davalı nezdinde İMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğrayan davacıların manevi tazminata hak kazanmasına, Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre poliçe kapsamında ihtiyari mali mesuliyet klozu ile teminat altına alınmış olması nedeniyle trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat istemi bakımından davalı sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunmasına, anılan ilke ve esaslar çerçevesinde davacıların maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık davacıda, bir huzur duygusunun oluşabilmesi için kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek, manevi zararın karşılığı olarak maddi olay ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre manevi tazminat hükmü yönünden aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ. maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda hükmedilecek vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamında kaldığı aynı kanunun 326. maddesi gereğince de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden kabul ve red edilen tazminat talebi yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmelidir. (Yargıtay 4. HD'nın 29.09.2022 tarih ve 2021/22327 E. - 2022/11247 K. 20.06.2022 tarih ve 2022/3776 E. - 2022/9079 K.) Somut olayda, davacılar ... ve Ayaz yargılamada vekil ile temsil edilmiş olup mahkemece bu davacıların manevi tazminat davalarının da ayrı ayrı kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 323, 326/1. ile AAÜT 10. maddesi gereğince, her bir davacı için kabul edilen dava değerini üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davacı ...'ün maddi tazminat davasının REDDİNE, -Harçlar Kanunu hükümleri gereğince alınması gereken maktu red karar ve ilam harcı olan 732,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davalı yargılama sırasında vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi gereğince 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya ödenmesine, 2-Davacılar ... ... ve ...'ün manevi tazminat davasının KABULÜ ile davacı ... ... için 7.500,00-TL ve yaşı küçük davacı ... için 7.500,00-TL olmak üzere toplam 15.000,00-TL manevi tazminatının 30/03/2023 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, -Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.024,65-TL nispi karar ve ilam harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davacı ... ... yargılama sırasında vekil ile temsil edildiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. Maddesi gereğince 7.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine, -Davacı ... yargılama sırasındavekil ile temsil edildiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. Maddesi gereğince 7.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine, 3-Davacılar tarafından yapılan 179,90-TL başvuru, harç, peşin ve ıslah harcı olarak alınan 1.239,00-TL, 239,00-TL tebligat ücreti, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 5657,90-TL yargılama giderinden davanın red ve kabul edilen kısmına göre 260,72,TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 143,00,TL'sinin davalıdan 2.977,00-TL'sinin ise davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5- Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacılar ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsil edilerek davacı ... ve ...'e ödenmesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 346,00 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacı ...'ten tahsil edilerek davalıya ödenmesine, 4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.