11. Ceza Dairesi 2024/1747 E. , 2024/3761 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/118 E., 2015/381 K. SUÇ : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR: Düzeltilerek onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2021/29059 Esas, 2023/9948 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2024 tarihli ve 15-2016/70294 sayılı i
**11. Ceza Dairesi 2024/1747 E. , 2024/3761 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/118 E., 2015/381 K. SUÇ : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR: Düzeltilerek onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2021/29059 Esas, 2023/9948 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2024 tarihli ve 15-2016/70294 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2024 tarihli ve 15-2016/70294 sayılı itiraz isteminin; "Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken Yerel Mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi uyarınca temel cezanın 3 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün adli para cezası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli para cezasının bir gün karşılığı 20 TL olmak üzere hesaplanan 80,00 TL adli para cezasının aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde yer alan "...Adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz" hükmü gereğince 2.048,00 TL'ye çıkarıldığı ve sanıkların neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 2.048,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verildiği ve yalnız sanıklar tarafından temyiz edilen hükümlerde 4 gün ve 80,00 TL olarak belirlenen temel adli para cezalarının Özel Dairece 85 gün ve 1.700,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verildiği olayda; Yerel Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi uyarınca hapis cezasının yanında verilmesi gereken adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katı olan 2.048,00 TL'den az olamayacağı dikkate alınıp, aynı Kanun'un 52 nci maddesi hükmü gözetilerek suçtan elde edilen menfaat miktarının iki katından az olmayacak bir miktara denk gelecek şekilde temel adli para cezalarının gün olarak belirlenip artırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılmasından sonra tespit edilen gün birim sayısının temel ceza belirlenirken düşünülen günlüğü 20 ilâ 100,00 TL arasındaki miktar ile çarpılması suretiyle sonuç adli para cezalarına hükmedilmesi ve bu şekilde temel adli para cezalarının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın hükümlerde ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, 4 gün olarak verilen gün adli para cezasının bir gün karşılığı 20,00 TL belirlenerek 80,00 TL adli para cezalarına hükmedilmesinden sonra sözü edilen düzenlemelere aykırı olacak ve adli para cezalarının infazında tereddüt oluşturacak şekilde adli para cezaları miktarının doğrudan 2.048,00 TL'ye çıkarılmasının isabetsiz olduğunun kabulü gerekmektedir. Yerel Mahkemece hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi hâlinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilecek karar ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca adli para cezalarının hapis cezasına çevrilerek hükümlerin infazının yapılacağı göz önüne alındığında Kanun'un öngörmediği bir şekilde infaz sırasında sanık aleyhine sonuç doğmasına sebebiyet verebileceği, söz konusu bu hukuka aykırılığın Özel Dairece eleştiri konusu yapılamayacağı, suç ve hüküm tarihi itibarıyla uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322 nci maddesinde sınırlı olarak sayılan Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller arasında bulunmadığı ve bu hâller dışında düzeltilerek onama yoluna giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından, belirlenen hukuka aykırılığın bozma nedeni yapılması ve aleyhe yönelen temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulması gerektiği kabul edilmelidir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, adli para cezasının 4 gün olarak alınıp sonuç cezanın 80,00 TL olarak belirlenmesinden sonra, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, gün adli para cezası belirtilmeden 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca suçtan elde edilen menfaat olan 1.024,00 TL üzerinden hesaplama yapılarak sonuç adli para cezasının 2.048,00 TL olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2021/29059 Esas, 2023/9948 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/118 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararında dolandırıcılık suçuna yönelik sanııkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe yönelen temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.