18. Hukuk Dairesi 2014/18087 E. , 2015/7198 K. "" MAHKEMESİ . Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderleri nedeniyle idarece talep edilen toplam borcun 5.000 TL sinden borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dav…
**18. Hukuk Dairesi 2014/18087 E. , 2015/7198 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ . Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderleri nedeniyle idarece talep edilen toplam borcun 5.000 TL sinden borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 2001 yılında Hava Harp Okulunda öğrenimine başladığını, 30.08.2005 tarihinde teğmen nasbedilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başladığını, mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiğini, öğrenim masraflarının hesaplanmasında eğitim ve öğretim görevlilerinin kurs süresiyle orantılı maaşları, ek ders ücretleri ve amortismanla ibaresinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, harcamaların genel olarak hesaplandığını, faiz hesabının hatalı olduğunu ileri sürerek idarece talep edilen toplam borcun 5.000 TL sinden borçlu olmadığının tespitini istemiş, mahkemece davacının kısmi dava olarak açtığı davada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında talep konusun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının dava yoluyla ileri sürelebileceği, talep konusun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Yani bir alacakta daha fazla bir miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen alacağın bir kesimi için açılan dava kısmi davadır. Alacak bir senede veya sözleşmeye bağlanmış veya taraflar arasında uyuşmazlığın değeri konusunda tartışma bulunmadığı durumlarda kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmamaktadır. Ancak, değeri belirlemek için hesaplama veya değerlendirme yapmak gerekiyorsa, bölünebilir nitelikte bu uyuşmazlık kısmi davaya konu edilebilir. Kanun koyucunun kısmi davayı ihdas etmekteki amacı hak aramayı sınırlandırmak değil, hakkın kötüye kullanılmasına engel olmaktır. Miktarı belirlemek için belli bir hesaplama veya değerlendirme yapılması gerekmekte ise hak arayan şahsı tam miktar üzerinden dava açmaya zorlamak hak arama özgürlüğünü sınırlandırmaya neden olacaktır.