T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/431 Esas KARAR NO: 2025/1437 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2023 NUMARASI : 2023/61 Esas, 2023/771 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/431 Esas KARAR NO: 2025/1437 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2023 NUMARASI : 2023/61 Esas, 2023/771 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacı şirketteki ortaklığının 2017 yılında son bulduğunu, ancak kendisine Bakırköy 32. Noterliğince düzenlenen 13/11/2020 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekaletname ile bazı konularda şirketi temsil yetkisi verildiğini, davalının bu vekaletnameyle davacının şirketin ... Bankası Çerkezköy şubesindeki hesabından 01/12/2021 tarihinde 7.560,00 Euro muktarında para çektiğini ve bu parayı şirkete teslim etmediğini, aynı gün şirket yetkilisince durumun farkedilerek paranın tesliminin istenmesine rağmen paranın iade edilmediğini, bunun üzerine 02/12/2021 tarihinde azledildiğini, davalıyla yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamaması üzerine Çorlu 4. İcra Müdürlüğünün ... İcra sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ve takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının 16/04/1998 tarihinde yayımlanan Ticaret Sicil Gazetesi ile davacı şirketin isim değişikliğine gidilmeden önceki unvanı ile ... Elektrik Elektronik Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin kurucularından olduğunu, 29/08/2001 tarihinde yayımlanan Ticaret Sicil Gazetesi ile davacı şirketin yeni ticaret unvanı olan ...Laboratuvar Malzemeleri ve ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. olarak tescil edildiğini davalının, davacı şirkette bulunan hisselerini 16/05/2017 tarihinde yayımlanan Ticaret Sicil Gazetesi ile Bakırköy 32. Noterliği'nin 02/05/2017 tarih ve ... sayılı hisse devir ve temlik sözleşmesi ile davacı şirketin şu an tek ortağı olan ...'e devrettiğini, davalının hisse devir ve temlik sözleşmesi ile hisselerini devrettikten sonra çok kez davacı şirketin hesaplarından para çektiğini ve şirketlerin piyasaya olan borçlarını ödediğini, davalının hisselerini devrettiği tarihe kadar ve hisse devrinden sonra da davacı şirkette bilfiil çalıştığını, Bakırköy 32. Noterliği'nin 13/11/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davacı şirketin tek ortağı olan ...'ün şirket adına, davalıya 13/11/2030 tarihine kadar geçerli olan bir vekaletname düzenlediğini, davalının Bakırköy 32. Noterliği'nin 13/11/2020 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile bu yeni açılacak hesaplar ile bu güne kadar açılmış mevcut hesaplar ve bu günden sonra açılacak diğer her nevi hesaplarımdan dilediği miktarda gerek Türk parası gerekse döviz olarak para çekmeye, adıma bankalara gelmiş ve gelecek olan gerek Türk parası ve gerekse döviz cinsindeki havaleleri almaya yetkili olduğu, dolayısıyla davalının, vekalet veren davacı şirketin hesabından döviz çekme işlemi hukuka uygun olduğunu, söz konusu paranın davacı şirketin tek ortağı ... tarafından bilerek davacı şirkete borçlandırılan ... Laboratuvar Hizmetleri A.Ş.nin muaccel borcu üzere yapılan ödeme tutarı 112.000,00 TL olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... Dava konusu şirket hesabından davalının davacı şirket hesabından 01/12/2021 tarihinde 7.560,00 Euro'nun çekildiği, bu çekilen paranın davalı tarafından şirket hesabına yatırıldığı veya şirketin amaçları doğrultusunda ve şirketin işleri için kullanıldığından davalı tarafından ispatlanamadığı, her ne kadar dinlenen bir kısım tanık beyanlarında şirket çalışanlarına verdiği ve şirket için kullanıldığı iddia edilmiş ise de bu hususun yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, davalının ise bu iddialarını yazılı delillerle ispat edemediği, davalının davacıya ait şirket hesabından verilen vekalet kapsamında çekmiş olduğu bedeli davalının davacıya ödediğini yazılı delillerle ispat edemediği, vekil olan davalının almış olduğu bedeli Türk Borçlar Kanunu'nun 508. maddesi gereğince vekalet verene vermekle yükümlü olduğu, ancak dosya kapsamı itibariyle 7.560,00 Euro'yu davacıya verdiğini ispat edemediği, bu suretle vekalet sözleşmesi gereğince almış olduğu parayı davacıya iade etmesi gerektiğinden davalının davacıya 7.560,00 Euro asıl alacak borcunun bulunduğu sabittir. Bu nedenle davalının asıl alacağa yapmış olduğu itirazının iptali ile, icra takibinin 7.560,00 Euro asıl alacak yönünden devamına karar verilmiştir. verilmesine karar verilmiştir." gerekçeleri ilen neticeten;-Davacının davasının KABULÜ ile,Davalının Çorlu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... İcra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin 7.560,00 Euro asıl alacak üzerinden devamına, Davalının ira dosyasında uygulanan faiz oranına yapmış olduğu itirazının kabulüne, icra dosyasında Devlet Bankalarının Euro hesabı ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarının (Merkez Bankası'nın takip tarihinde yayınladığı Euro/TL paritesindeki efektif alış kuruna göre hesap edilen, 1 Euro=16,11 TL) %20'si oranında (24.358,32 TL ) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " Şeklinde karar vermişitr. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Davacı ...Laboratuvar Malzemeleri ve ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. , ... Laboratuvar Hizmetleri A.Ş. ... Teknoloji A.Ş. ... ... (Fransa'da faaliyet gösteren Ltd. Şti.) evlilik birliği içerisinde kurulmuş ortaklıklarında davacı şirketin tek ortağı ... ve davalı müvekkilinin olduğu aile şirketleri olduğunu, bu iddianın tanık ile ispatlandığını, Davalı tanıkları ...'in ortak beyanlarıyla davacı şirket ve aile şirketleri olan ... firmasının masraf ve maaş ödemeleri davalı müvekkili tarafından yapıldığını, Ödemelerde muhatabın davalı müvekkili olup davacı şirketin tek ortağı olan ...'ün bilinmediği tanıkların ortak beyanlarıyla sabit olduğunu, ...'in gaz tesisat işini davalı tanığı... yaptığını, Bu işleme ilişkin dosyaya ibraz edilen fatura davacı şirket üzerinden kesilmiş olup 10.620,00 TL tutarındaki ödemenin müvekkili tarafından yapıldığını, davalı müvekkilinin davacı şirketten döviz çekip diğer aile şirketi ... Laboratuvar Hizmetleri A.Ş.nin sunulan ödeme dökümleri ile piyasaya olan borçlarını ödemesi güvene ve yetkiye dayalı olarak para çekilip diğer şirketlerin borçlarının kapatılması bunların aile şirketleri olmasından dolayı 23 yıldır olağan uygulama olduğunu, Delillerin toplanmadığını, yazılı delil niteliğindeki deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, Davalı müvekkilinin davacı şirketin hesabından çektiği tutar TL bazında 112.073,22 TL olup, davacı şirketin tek ortak sıfatıyla malikinin taraflar arasında görülen çekişmeli boşanma davası sebebiyle müvekkilini yıldırmak amaçlı bile bile borçlandırdığı, borca batık göstermeye çalıştığı aile şirketleri ... Lab. Hizm. A.Ş. için müvekkilinin yaptığı, celbi de talep edilen ancak ilk derece mahkemesi tarafından celp ettirilmeyen ödemeler 112.000,00 TL olduğunu, yapılan ödemeleri tam anlamıyla karşılar nitelikte olduğunu, davacı şirket hesabından para çekme işlemi hukuka ve vekaletnameye uygun olduğunu, ticari vekil açıkça yetkili kılınırsa ve düzenlediği kambiyo senedinin düzenlendiği tarih kişinin vekil olduğu döneme denk gelirse artık bu kambiyo taahhüdünün şirketi bağlayacağını, şirketin kambiyo senedi usulüne uygun düzenlendikten sonra vekili azletmesinin şirketi sorumluluktan kurtarmayacağının Yargıtay kararlarında belirtildiğini, müvekkilinin aynı şekilde diğer birçok para çekme işlemine karşı herhangi bir icra takibi yapılmayıp yalnızca işbu meblağa karşı icra takibinde ve dava ikamesinde bulunulması davacının kötü niyetli olduğunu ispatladığını, Davacı şirket tarafından davalı müvekkile karşı davaya konu para çekme işleminin amacına, iradesine ve talimatına aykırı yapıldığına ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmamış olup davacı şirket de buna ilişkin herhangi bir delil sunamamdığını, hiçbir itirazda bulunulmadığından davalı müvekkilinin ibra edildiğini, müvekkilinin vekalet sözleşmesinde kendisine düşen edimleri yerine getirdiğini, davacı tarafça müvekkilinin vekalet görevinin kötüye kullanıldığı ispatlanamadığını, müvekkilinin davacıya karşı sorumlu olmadığını,Tashih talebinin reddine ilişkin Ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru hakkını saklı tutuklarını,Faize yönelik itirazın mahkemece haklı bulunmuş olmasına rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine hükmolunmamasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davalı tarafça, davacı şirketin banka hesabından 01.12.2021 tarihinde 7.560,00 Euro karşılığı 112.073,22 TL'nin nakit olarak çekildiği, davacı şirket tarafından davalıya verilen vekaletnamenin "para çekme yetkisini" içerdiği, işlem tarihi itibarı ile davalı para çekme işleminin yetkisi dahilinde olduğu, davacı tarafın davalıyı 02.12.2021'de vekillikten azlederek 17.03.2022'de takip başlattığı, davalının ibrasının söz konusu olmadığı, TBK'nın 508.maddesi uyarınca vekilin müvekkiline hesap verme yükümlülüğü bulunduğu, davacı hesabından çekilen paranın davacı şirkete ödenmediği, davalının aile şirketi ve sair kişilere yapıldığı belirtilen ödemelere ilişkin savunmasının bankadan çekilen bu tutar yönünden davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı dikkate alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin bu hususlardaki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Davalı vekili, faize itirazın kabul edildiğini bu nedenle müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, faiz kısmının ayrıca harçlandırılmadığı, hükmün ferisi niteliğinde olup davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesini gerektiren bir durum olmadığı dikkate alındığında bu yöndeki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 9.584,82 TLTL harçtan, peşin alınan 3.000TL harcın mahsubu ile bakiye 6.584,82TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 289TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/11/2025