12. Ceza Dairesi 2012/14386 E. , 2012/25378 K. "" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 2-b, 62, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve C. savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 30.10.2006 tarihinde işlenen suç dolayısıyla, müştekinin 19.02.2008 tarihinde alınan kolluk ifadesinde şikayetçi olduğunu belirtmesine rağmen 6 aylık şi…
**12. Ceza Dairesi 2012/14386 E. , 2012/25378 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 2-b, 62, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve C. savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 30.10.2006 tarihinde işlenen suç dolayısıyla, müştekinin 19.02.2008 tarihinde alınan kolluk ifadesinde şikayetçi olduğunu belirtmesine rağmen 6 aylık şikayet süresi içinde herhangi bir şikayeti bulunmaması karşısında; davanın düşmesi yerine mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki davanın DÜŞMESİNE, 27.11.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ: 5271 sayılı CMK’nın 158/6. Maddesinde “Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur” hükmüne yer verilmiş, gerekçesinde; “suçun soruşturma ve kovuşturmasının şikâyete bağlı olduğunun daha sonra anlaşılması halinde doğabilecek hak kaybını önlemek amacıyla” fıkranın maddeye eklendiği belirtilmiştir. Anılan fıkranın şikâyet kurumuyla ilgili temel tercihleri değiştirmesi nedeniyle gerek öğretide gerek yargısal kararlarda konu tartışılmış olmakla birlikte genel kabul gören bir sonuca ulaşıldığı söylenemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.02.2011 gün ve 215/19 sayılı kararında açıkça; “….gerek şikayete bağlı bir suçta şikayetin bulunmadığı nazara alınmaksızın kamu davasının açılması, gerekse suçun yargılama aşamasında nitelik değiştirerek, şikayete bağlı bir suça dönüşmesi halinde açıkça şikayetten vazgeçilmedikçe yargılamaya devamla esasla ilgili olarak hüküm kurulmalıdır” şeklindeki tespitine rağmen, uygulamada, hüküm genellikle; 1-Başlangıçta şikâyete tabi bulunmayan bir suçun, yargılama aşamasında nitelik değiştirerek şikayete tabi hale gelmesi, 2-Yasal düzenlemelerle sonradan şikâyete tabi hale gelen suçlarla, Sınırlı olarak uygulama eğilimi göstermiştir. Öğretide de, gerek hükmün uygulanma alanı gerekse niteliği konusunda tam bir birliktelik olduğu söylenemez;