3. Ceza Dairesi 2010/9475 E. , 2010/14338 K. "İçtihat Metni" Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 87/3, 62/1, 50/la, 52/1-2. maddeleri uyarınca 7.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, önceki mahkûmiyeti olup, tekerrüre esas teşkil ettiğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesinin uygulanmasına dair Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2009 tarihli ve 2008/386 esas, 2009/785 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığ
**3. Ceza Dairesi 2010/9475 E. , 2010/14338 K.** **"İçtihat Metni"** Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 87/3, 62/1, 50/la, 52/1-2. maddeleri uyarınca 7.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, önceki mahkûmiyeti olup, tekerrüre esas teşkil ettiğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesinin uygulanmasına dair Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2009 tarihli ve 2008/386 esas, 2009/785 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 12.05.2010 tarih ve 30395 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2010 tarih ve 2010/133354 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur İhbarnamede; 01/01/2009 tarihinden itibaren yeni Türk lirası ibaresindeki yeni kelimesinin kaldırıldığı gözetilmeden uygulama yapılmasının mahallinde düzeltilebilir eksiklik olduğu düşünülerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde adlî para cezasına hükmedilen sanık hakkındaki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü; 5275 sayılı CİGTY'nın Adlî Para Cezasının İnfazı başlıklı 106. Maddesi "(1) Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (9) (Değişik fıkra: 01/03/2008 - 5739 S.K./5. md.) Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır." hükmünü öngörmektedir. 06.04.2006 tarih ve 26131 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük"ün adli para cezalarının infazını düzenleyen 56/9.maddesinde ise "(9) 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanamaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır" hükmü öngörülmektedir. Aynı yasanın mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin 108. maddesinde ise "(1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, c) Süreli hapis cezasının dörtte üçünün, İnfaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. (2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alman cezanın en ağırından fazla olamaz. ..." hükmüne yer verilmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 50/5. maddesinde; "uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir" denilmektedir. TCK'nın 58. maddesinde ise tekerrür hükmünün uygulanması koşulları açıklanmıştır. Anılan 58. maddenin düzenleniş biçiminde hapis ve adli para cezası ayrımı yapılmamış olmakla birlikte, 6. fıkra uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün infaz biçimini düzenleyen 5275 sayılı Yasanın 108. maddesinden, bu infaz şeklinin yalnızca hapis cezalarına ilişkin bulunduğu anlaşılmakta ve aynı Yasanın adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106. maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği ve bu nedenle adli para cezaları hakkında anılan 58/6. madde ile uygulama yapılamayacağı anlaşılmaktadır. İncelenen dosyada; TCK’nın 86/1, 87/3, 62, 50 maddeleri uyarınca hükmedilen 7.000 lira adli para cezası nedeniyle şartları oluşmamasına karşın aynı kanunun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejminin uygulanmasına karar verilmesi kanuna aykırı görülmüştür. Buna göre; Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2009 tarihli ve 2008/386 esas, 2009/785 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, sanık hakkında TCK.'nın 58/6 maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından ÇIKARILMASINA, hükmün diğer bölümlerinin AYNEN KORUNMASINA, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.