6. Hukuk Dairesi 2023/2062 E. , 2024/1319 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1761 E., 2023/5 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/82 E., 2022/211 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi…
**6. Hukuk Dairesi 2023/2062 E. , 2024/1319 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1761 E., 2023/5 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/82 E., 2022/211 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında akdedilen 10.08.2011 tarihli Özel Danışmanlık Sözleşmesi'nin 3. maddesi uyarınca davalı tarafından müvekkiline bir yıllık hizmet bedeli olarak KDV hariç 50.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu bedelin sadece davalının danışmanlığını yapması karşılığı olduğunu, davalıya müvekkil tarafından verilecek danışmanlık haricindeki her türlü işin sözleşmenin 7. maddesi uyarınca ayrıca ücrete tabi kılınacağını, davalının muhtelif iş ve işlemleri ile ilgili olarak müvekkillinin sözleşme ile yükümlendiği edimlerini yerine getirdiğini, buna ilişkin olarak davalı tarafın ekstra işlerin bedelini ödediğini, ancak danışmanlık hizmetlerine ilişkin bedelleri hiç ödemediğini, bunun için Bodrum 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/7196 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, haksız itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkil tarafından davacıya yıllık 50.000,00 TL danışmanlık ücreti ve danışmanlık sebebiyle doğacak masrafların ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzalandığı tarihten, sözleşmenin feshedildiği 29.06.2016 tarihine kadar danışmanlık işlerinin karşılığı olarak davacıya muhtelif zamanlarda 1.410.326,14 TL tutarında toplam ödeme gerçekleştirildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2022/82 Esas, 2022/211 Karar ve 29.04.2022 tarihli kararı ile özetle; taraflar arasında imzalanan 10.08.2011 tarihli Özel Danışmanlık sözleşmesi gereğince hizmetin verildiğini davacı, verilen hizmetin bedelinin ödendiğini davalının ispatlamakla yükümlü olduğu, davalının cevap dilekçesi ile davacıya 2013 yılında 623.026.94 TL, 2014 yılında 532.340.00 TL ve 2015 yılında 254.959.20 TL olmak üzere toplam 1.410.326.14 TL müelliflik bedeli ödediğini ve bu bedelin içinde danışmanlık hizmet bedelinin olduğunu savunmakla, bunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, aldırılan bilirkişi raporunda davacının davalıdan talep edebileceği miktarın 288.444,50 TL olarak belirlendiği, davalının bu durumun aksini ispata yarar bir delil sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının Bodrum 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/7196 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 288.444,50 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını davalı vekili istinaf etmiştir. B. İstinaf Nedenleri Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; yapılan bütün ödemelerin ekstra iş olduğunu iddia eden davacının, ekstra iş yaptığını ispat etmesi gerektiğini, bu ekstra işler için ne kadar bedel belirlendiğini ispatlaması gerektiğini, davacının danışmanlık işi olduğu tereddütsüz olan işleri danışmanlık ücreti karşılığında yerine getirdiğini, davacıya ödenen proje müelliflik bedelinin danışmanlık ücretini de içerdiğini, davacının kesin süreye rağmen defter ibrazı yapmadığını, danışmanlık hizmetinin proje müellifliğinden ibaret olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2022/1761 Esas, 2023/5 Karar ve 12.01.2023 tarihli kararı ile özetle; davalının 10.08.2011 tarihli özel danışmanlık sözleşmesi gereğince danışmanlık bedelini ödediği savunmasını ispatlayamamasına, davalının yemin teklif etme hakkını kullanmak istememesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını davalı vekili temyiz etmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle kararı temyiz etmiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş bedeli alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk HMK’nın 190 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 6100 sayılı HMK'nın “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinde; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bilindiği üzere hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında akdedilen 10/08/2011 tarihli sözleşme ile davacı yüklenici, davalıya yıllık 50.000,00 TL karşılığında danışmanlık hizmeti verilmesi işini üstlenmiştir. Ayrıca sözleşmenin 7. maddesinde, danışmanlık işleri haricindeki her bir ekstra işin ayrıca ücrete tabi olduğu, danışman tarafından takdir ve tayin edilen ücret mukabilinde yapılacağı, iş sahibinin bu bedel karşılığında danışmandan hizmet alıp almamakta özgür olduğu kararlaştırılmıştır. Davalı iş sahibi cevap dilekçesinde, sözleşmeye konu iş karşılığında davacıya muhtelif zamanlarda toplam 1.410.326,14 TL ödeme yaptığını savunmuş, davacı cevaba cevap dilekçesinde söz konusu ödemenin ekstra işler karşılığında yapıldığını iddia etmiş, davalı ise ikinci cevap dilekçesinde, davacının yerine getirmiş olduğu ekstra iş olmadığını, savunmuştur. Eser sözleşmesinde işin yapılıp teslim edildiğini yüklenici, iş bedelinin ödendiğini ise iş sahibi ispat etmek zorundadır. Somut uyuşmazlıkta, davacı yapılan ödemeyi kabul etmiş, ancak bu ödemenin sözleşmenin 7. maddesi kapsamında proje müellifliği hizmetine ilişkin olarak yapıldığını, danışmanlık hizmeti ödemesinin hiç yapılmadığını ileri sürdüğünden ekstra yaptığı işleri davalı iş sahibine teslim ettiğini ispat etmekle yükümlüdür. Ancak yargılama aşamasında davacı yüklenici, sözleşme dışı iş yaptığına dair herhangi bir belge ve bilgi ibraz etmediği gibi, yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ispat külfeti kendisine düşmeyen davalı tarafa yemin teklif edilerek sonuca gidilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. “Değerlendirme” bölümünün “2” nci bendi uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde iadesine, Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 07.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.