6. Hukuk Dairesi 2012/12593 E. , 2012/14790 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye ve alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile temerrüt nedeniy
**6. Hukuk Dairesi 2012/12593 E. , 2012/14790 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye ve alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ve 15.840.- TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. HMK'nun 320. maddesi Basit yargılama usulüne tabi davalarda ön inceleme ve tahkikatın ne şekilde yapılacağı düzenlemiştir. Buna göre “Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir. Daha önce karar verilemeyen hallerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hakim, tarafları sulhe teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür. Mahkeme, tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerinin yapılmasını yukarıdaki fıkrada belirtilen duruşma hariç, iki duruşmada tamamlar. Duruşmalar arasındaki süre bir aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde, hakim gerekçesini belirterek bir aydan sonrası için de duruşma günü belirleyebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir.” ayrıca basit usule tabi davalarda mahkemece davanın ve kararın niteliği gereğince duruşma yapılmasına karar verilmesi halinde taraflar HMK'nun 147/2. maddesi gereğince “Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri bildirilir.” mahkemece tarafların mazereti geçerli kabul edilmesi halinde, mazeretin kabul edildiği oturumda davanın esası hakkında karar verilemez. Aksi uygulama HMK'nun 27. maddesi gereğince hukuki dinlenilme hakkının ihlalini oluşturur. Somut olayda mahkemece davanın duruşmalı olarak görülmesi gerektiğinden bahisle, dava dilekçesi ve duruşma günü taraflara tebliğ etmiş ise de; HMK'nun 320. maddesi çerçevesinde inceleme yapmaksızın, tarafların anlaştığı ve anlaşamadıkları hususları tespit etmeksizin, duruşma gününden önce dosyayı bilirkişiye tevdi ederek, bilirkişiden rapor aldırarak, ilk oturumda da davalının mazeretini kabul ettiği halde davanın esası hakkında davanın bilirkişi raporuna göre kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yapılan yargılamada HMK'nun 320. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulündeki ön inceleme ve tahkikat hükümlerine riayet edilmemesi doğru olmadığı gibi, davalı vekilinin 17.05.2012 tarihli ilk oturumda mazereti geçerli kabul edilerek, mazeretinin kabulüne karar verilmesine göre, oturumun başka bir güne ertelenmesine karar verilmesi gerekirken, aynı oturumda davanın esası hakkında karar verilmesi, HMK'nun 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkının kapsamında olan “açıklama ve ispat hakkının” engellenmesi niteliğinde olduğundan, usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm Bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incenlemesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.