T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/341 Esas KARAR NO : 2025/1297 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/11/2023 NUMARASI : 2023/329 Esas, 2023/749 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi ge…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/341 Esas KARAR NO : 2025/1297 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/11/2023 NUMARASI : 2023/329 Esas, 2023/749 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından müvekkili aleyhine Tekirdağ İcra Müdürlüğü'nün ... (Yenilenen E:...) Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine dayalı takip yoluyla icra takibi başlattığını, icra takibinde 100.000,00 TL tutarlı, 22/07/2019 tanzim, 10/08/2019 vade tarihli bonoya dayalı ve toplam 100.000,00 TL tutar üzerinden icra takibi başlattığını, söz konusu senedin tanzim sebebinin müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu S.S. Esentepe Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi ile müteahhit ... arasında Tekirdağ Nusratlı Köyü ... ve ... parseller için kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müteahhidin inşaatı tamamlayamaması üzerine, kurulmuş olan ... Site Yönetimi eksik işlerin tamamlanması için davalı ile anlaştığını ve sözleşme imzalandığını, müvekkilince imzalanmış olan senedin bu sözleşmeden davalı adına doğabilecek alacakların teminat altına alınması amacıyla tanzim edildiğini, yani davalının site yönetiminden alacaklarını alamaması durumunu güvenceye almak için senet düzenlediğini, 100.000,00 TL tutarlı senedin 70.000,00 TL’lik kısmının davalı tarafından icra takibine başlanılmasından önce itfa edildiğini, sundukları ödeme belgesinin davalı tarafından da imzalandığını, bu belgenin altındaki imzanın icra mahkemesinde davalı tarafından inkar edilmediğini, icra takibine karşı kısmen ödeme sebebiyle taraflarınca Tekirdağ İcra Mahkemesi'nin 2021/482 Esas sayılı dosyasında borca itiraz edildiğini, mahkemenin senedin kısmen ödenmiş olduğuna yönelik itirazlarının kabul ederek takibin 70.000,00 TL tutar yönünden iptaline karar verdiğini, kalan 30.000,00 TLlik kısmın icra kanalıyla davalıya ödendiğini, senet borcuna karşılık ödeme belgesinin düzenlenmesinin asıl sebebinin zaten kısmi ödeme yapılmış olması olduğunu iddia ederek ihtiyati tedbir kararı verilmesini, senet kapsamında ödenmiş olan 70.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini ve icra takibinin iptal edilmesini, menfi tespit talebimizin reddine karar verilmesi halinde, davanın imzası ikrar edilen ödeme belgesine istinaden davalı tarafa ödenmiş olan 70.000,00 TL ve faizleri için sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davası olarak görülmesi ve sebepsiz zenginleşme nedeni ile haksız ödenen paranın iadesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş olup yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkeme 29.05.2023 tarihli ara kararı ile davacının tedbir talebinin kabulüne, 70.000,00 TL'nin %15'i olan 10.500,00 TL teminat mahkememiz veznesine yatırıldığı ya da bu miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu verildiğinde Tekirdağ İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı ... borcuna mahsuben veya onun lehine icra veznesine girecek paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine dair karar verildiği, yatırılan teminat neticesinde tedbir kararının infazı için İcra Dairesine bildirimde bulunulduğu anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/329 Esas 2023/749 Karar 29/11/2023 Tarihli kararı;"..Dosyada ön inceleme duruşması 12.07.2023 tarihinde yapılmış, 7 nolu ara karar ile "... dosya gelince gerek görülmesi halinde teslim alan ... imzalı, tutanak başlıklı, ...'ın alacaklısı olduğu 22.07.2019 tarihinde düzenlenen 10.08.2019 vadeli senet karşılığında ...'dan 70.000,00 TL alındığına dair belgedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda davacıya isticvap davetiyesi çıkartılmasına," karar verilmiş Tekirdağ İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/482 esas sayılı dosyasının celse arasında incelenmesi sonrasında davalıya isticvap davetiyesi çıkartılmıştır. Her ne kadar davalı vekilince 04.10.2023 tarihli duruşmada ara karar tanzim edilmeden isticvap davetiyesi çıkartıldığı itirazında bulunulmuş ise de celse arasında mahkememizce inceleme yapıldıktan sonra isticvap davetiyesinin gönderilmiş olması, ara karar tanzim edilmemesi yönündeki itirazın usul ile ilgili olup esasa etkili olmaması, tayin edilen 7 nolu ara kararda zaten davetiye tebliğine denildiği, ara karar ile değerlendirme yapılması şeklinde bir karar verilmediği, ayrıca tayin edilen duruşmada davacı ve davalı asılın hazır olması nazara alınarak isticvap ve HMK 220. Madde kapsamında yemin icra ettirilmiştir.Davacının takipten önce davalıya bonoya mahsuben 70.000,00 TL ödeme yaptığı, tutanak başlıklı tarihsiz, 70.000 TL ödeme yapıldığına dair belgedeki imzanın davalıya ait olduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Davacı vekili, yapılan ödemenin takip dayanağı bono için yapıldığını iddia etmiş, davalı taraf ise taraflar arasında aynı tanzim ve vade tarihli iki adet bono imzalandığı bonolardan birinin 70.000 TL bedelli ve 100.000 TL bedelli iki adet bono düzenlendiğini, yapılan ödemenin 70.000 TL bedelli bonoya ilişkin olduğunu, ödeme yapılınca bononun davacıya verilmek üzere dava dışı ...'ya iade edildiğini savunmuştur....Davalı tarafça yapılan savunmaya göre taraflar arasında iki farklı bono düzenlendiğini, yapılan ödemenin takip konusu olmayan bonoya ilişkin olduğunu, takip dayanağı bono nedeniyle alacağın devam ettiğini ispat yükü davalı tarafa düşmektedir. Taraflarca ibraz edilen deliller çerçevesinde yapılan değerlendirmede davalı tarafça varlığı savunulan 70.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin delil sunulmaması üzerine davacı tarafa HMK 220. Madde kapsamında davacıya iade edildiği savunulan 70.000,00 TL bedelli bonoyu sunması veya bononun davacıda bulunmadığına dair yemin teklif edilmiş, davacı asıl duruşmadaki yeminli beyanında davalı ile aralarında sadece 3 tane 100.000,00 TL bono tanzim edildiğini, bu senetlerdeki borçlulardan birisinin kendisi olduğunu, senette tek borçlu olduğunu, diğer iki senedin borçlularının ... ve ... olduğunu, davalı ... lehine başkaca herhangi bir bono düzenlenmediğini, 70.000,00 TL bedelli ayrı bir bono düzenlenmediğini, yapılan ödemeden sonra kendisine davalı tarafından veya ... tarafından herhangi bir şekilde bono iadesi olmadığını, 22.07.2019 tanzim tarihli 10.08.2019 vade tarihli ...'nın borçlusu ... veya ... Ltd. Şti'nin alacaklısı olduğu bononun 70.000,00 TL bononun kendisinde olmadığını, böyle bir bononun düzenlenmediğine dair beyanda bulunmuştur. Davacı vekilince sunulan tutanak başlıklı belgede "Ben aşağıda imzası bulunan ...olarak vekaletle temsilcisi bulunduğum ... Limited Şirketi isimli şirket olarak Tekirdağ ... Sitesi yöneticiliği ile imzalamış olduğumuz sözleşme gereği ... Ve Konut Yapı Kooperatifine ait müteahhitten kalan noksan imalatlarla ilgili yapılan ve yapılacak işler için alacaklısı olduğum 22.07.2019 tarihinde düzenlenen 10.08.2019 vadeli ... imzalı senet karşılığında 70.000 TL ve yine .... ... imzalı senet karşılığında 70.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL'yi nakten tahsil ettim." şeklinde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı vekilince ve davalı tarafça bu tutanaktaki belgede belirtilen senedin alacaklısının ... Limited Şirketi olduğu savunulmuş ise de tutanakta yazılı ifadeler değerlendirildiğinde senet keşidecisi ... Limited Şirketi'nden ziyade "alacaklısı olduğum senetle" denilen ifadedede davalı ...'ın alacaklı olduğu; ayrıca senedin tanzim ve vade tarihlerinin belirtildiği, davalının aynı tanzim ve vade tarihli ve 70.000 TL bedelli olarak başka bir senet tanzim edildiği ve yapılan ödemenin bu senede ilişkin olduğu savunmasının da ispatlanamadığı kanaatine varıldığından davacının takip dayanağı bono nedeniyle 70.000 TL ödeme yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince dava dilekçesinde ayrıca 70.000,00 TL bu bedele yönelik talep edilen faiz yönünden menfi tespit kararı verilmesi isteminde bulunulmuş ve davalı tarafça 100.000 TL asıl alacağa vade tarihinden itibaren takipte 33.250 TL faiz istenmesi nedeniyle 70/100 oranında kabul oranı nazara alınarak, bir başka deyişle 33.250'nin 10'a bölümü ve 7 ile çarpılması neticesinde (33.250/10= 3.325 ; 3.325*7= 22.974) 22.974 TL işlemiş faizlerinden davacının sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı vekilince dava dilekçesinde kötü niyet tazminatı isteminde bulunulduğundan, İİK 72/5. Maddesinde "Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir." düzenlemesi nazara alınarak davalı tarafça takip başlatılırken davalının haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varılmış olduğundan %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Netice itibariyle, yapılan yargılama, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı aleyhine 100.000 TL bedelli bonoya dayalı takip yapıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş 70.000 TL bedelli başka bir bono olduğu savunmasının ispatlanamadığı, davacının takipten önce takip dayanağı bono nedeniyle 70.000 TL ödeme yaptığı anlaşılmış, davalının takip başlatırken haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın KABULÜNE, 1-Davacının Tekirdağ İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takip ve takip dayanağı bono nedeniyle davalıya 70.000,00 TL asıl alacak ve 22.974,00 TL işlemiş faiz yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Dava konusu takip değeri olan 92.974,00 TL alacağın %20'si oranında hesaplanan 18.594,08 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde; İlk derece Mahkemesi kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21 nci Hukuk Dairesi Başkanlığının 2022/582 Esas ve 2023/972 Karar sayılı kesin kararına aykırılık teşkil ettiğini, icra inkar tazminatı kararının hatalı olduğunu, sunulan belgede sadece 70.000,00 TL ödeme yapıldığı belirtildiğini, ödeme yapılan senedin miktarı açıkça yazılmadığı gibi, ödemenin kısmi olduğu da belirtilmediğini, senede açıkça yapılan bir atıf bulunmadığını, davaya konu senede ilişkin yapılan bir ödeme belgesinden söz edilemeyeceğini, isticvap konusundan farklı bir konuda 04.10.2023 tarihli celsede davalı müvekkilinin isticvap edildiğini, ara karar ve usul hukukuna aykırı olan hususlardaki isticvap sebebi ile yapılan tüm işlemler usulsüz olduğunu, 04.10.2023 tarihli isticvapta davalıya sorulacak olan hususların sadece tutanak başlıklı belgedeki imzanın davalı ...' a ait olup olmadığı konusu ile sınırlı olması lazım gelir iken, doğrudan dava konusu ile alakalı olmayan hususlardaki sorular sorulduğunu ve devamında da usul ve yasa aykırı olarak HMK madde 220 gereğince davası asile resen yemin teklif edilmesinin hatalı olduğunu, 3. şahıs olarak ismi geçen ...' nın da HMK madde 221/2 gereğince tanık olarak dinlenilemeyeceğini, adı geçen şahıs ile davalı arasında bir başka icra takibine dayalı olarak husumet mevcut olduğunu, tutanak isimli belgede ödemenin yapıldığı 70.000,00 TL. miktarın alacaklısının dahi ... olmadığını, ...LTD. ŞTİ. olduğunun tutanağın içeriğinden anlaşıldığını, alacaklıları farklı farklı olan yani 70.000,00 TL. lik ödeminin yapıldığı ve tutanak isimli belgenin konusu olan senedin davalı ...' ın lehtarı olmadığı başka bir senet olduğu, oysa dava konusu icra takibine konu ve 100.000,00 TLbedelli senedin ise alacaklısının ... olduğu ve davalının başka bir borç ödemesine ilişkin tutanak isimli belgenin dava konusu olan senede yönelik kısmi ödeme şeklindeki bir tahvil ile değiştirmeye yönelik iddialarının kesin hüküm karşısında hukuken dinlenilemez olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından; davanın kabulüne karar verilmiştir.Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı tarafından takibe konu bonoya mahsuben 70.000,00 TL ödeme yapıldığı iddia edilerek menfi tespit talebinde bulunulmuş, davalı tarafından aşamalardaki beyanlarında taraflar arasında aynı tanzim ve vade tarihli olarak 70.000,00 TL ve 100.000,00 TL bedelli iki adet bono imzalandığı, yapılan ödemenin 70.000 TL bedelli bonoya ilişkin olduğunu, ödeme yapılınca bononun davacıya verilmek üzere dava dışı ...'ya iade edildiği savunulmuşturSunulan tutanak başlıklı ve tarihsiz belgeden davacı tarafından davalıya 70.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığı gibi belgedeki imzanın da davalıya ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, iddia ve savunma kapsamından ispat külfetinin "yapılan ödemenin diğer bir bonoya ilişkin olduğunu" savunan davalı üzerinde olduğu, dosya kapsamında savunmayı ispat eder somut delil bulunmadığı, dar yetkili icra hukuk mahkemesi kararının genel yetkili mahkemeyi bağlamayacağı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.İlk derece Mahkemesince isticvap ve yemine dair yapılan usuli işlemelerde, 6100 sayılı HMK'da yer alan düzenlemeler dikkate alındığında eksiklik bulunduğu görülmekle birlikte, ispat külfetinin değerlendirilmesi kapsamında yapılan yanlışlığın somut uyuşmazlıkta esasa etkili olmadığı anlaşılmakla bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiş, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 6.351,05 TL harçtan, peşin alınan 2.015,60 TL (1.588,00 + 427,60) harcın mahsubu ile bakiye 4.335,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.23/10/2025