4. Hukuk Dairesi 2024/133 E. , 2024/3914 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/381 E., 2023/476 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne ve ... Vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulara
**4. Hukuk Dairesi 2024/133 E. , 2024/3914 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/381 E., 2023/476 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne ve ... Vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar SS. Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kiracısı bulunduğu Bursa İli, Kestel İlçesi, ......., Mahallesi, ........,mevkiinde bulunan 361 parselde kayıtlı taşınmazda davacı tarafından yetiştirilmekte olan gül, armut, kiraz, ayva, erik ve elma olarak yaklaşık 55.000 adet fidanın bulunduğu tarlaya 23.06.2014 tarihinde Barakfakih Sanayi Bölgesinde bulunan sanayi tesislerinden kaynaklanan evsel ve endüstriyel atık sularının taşması sonucu söz konusu ürünlerin zarar gördüğünü, zarara SS.Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi ile Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresinin neden olduğunu belirterek müvekkilinin kiracısı olduğu Bursa ili, Kestel ilçesi, Serme mahallesi, Viranbağlar mevkindeki 361 parselde meydana gelen zararın tespiti ve uğranılan zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep etmiş; talebini 140.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı Buski vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın müvekkili idareden kaynaklanmadığını, söz konusu yerde BUSKİ kanalizasyon hatlarına bağlanmış herhangi bir atık su bulunmadığından kimyasal nitelikli atık suyun kaynağı olmasının mümkün olmadığını, Barakfakih Sanayi bölgesindeki yapılardan Yeşil Çevre Arıtma tesisine giden Yeşil Çevre Kooperatifine ait atık su hattının kapasitesinin yetersiz kalması nedeniyle taşmaların meydana geldiğini, Yeşil Çevre terfi merkezinin yetersizliği nedeniyle atık suların şişerek geri tepme yaşandığını, söz konusu hatların sorumluğununu Yeşil Çevre Kooperatifinde olduğunu, Yeşil Çevre Arıtma Tesisi hattının taşmasıyla gelen pis suların cenup kanalının taşkın suları ile karışarak tarlalara yayıldığını, iddia olunan taşkının nedeninin BUSKİ değiş Yeşil Çevre Arıtma Kooperatifi ve 6200 sayılı Kanun gereği cenup kanalını işleten Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ve karayollarının geçişindeki menfezlerin yetersizliği nedeni ile Karayolları Genel Müdürlüğü olduğunu, Buski'nin bölgede arıtma tesisi bulunmadığını, davacının tek taraflı olarak düzenlediği tutanakları kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı kooperatifin dava konusu olayla hiçbir bağlantısının bulunmadığını, alınan rapor ve tutanakların her birinde kooperatife bu zarar ile bağlantısı olabileceğine dair bir açıklamanın yer almadığını, davacı yanın kiracı olduğu taşınmazda kirli su baskını nedeniyle meydana gelen zararının BUSKİ tarafından yapılan kolektör hattı ile ilgili olduğunu, bu hattın imalatı esnasında yapılan kazıların zarara sebebiyet verdiğinin açıklığa kavuştuğunu, buna rağmen davacı tarafın kooperatife davayı yöneltmesinin anlaşılamadığını, dava konusu olayda kooperatifin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın kullandığı arazide oluşan zarar ile davalı arasında illiyet bağı kurulamayacağını, müvekkiline bu dava ile husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2015/71 Esas, 2018/155 Karar sayılı kararıyla; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, davacının tarım arazisinin davalıların haksız fiil niteliğindeki eylemleri sonucu uğramış olduğu zarar iddiasının tazmin talebine ilişkin olup, davacıya ait Kestel ilçesi Serme Mahallesindeki 361 parselin kiracısı olduğu, taşınmazda meyve fidanlarının bulunduğu, 23.06.2014 tarihinde taşınmazda dışarıdan gelen 1 metreye varacak şekildeki atık sular nedeniyle meyve fidanlarının zarar gördüğü, zararın davacı tarafça 24.06.2014 tarihli tutanakla tespit ettiridiği, davalı taraf ise meydana gelen zararın kendilerinden kaynaklanmadığını, kaldı ki zararın taşınmazı atıksuların gelmesi sonucu oluştuğunun ispat edilemediğini bu nedenle davanın reddini savunmuş, mahkememizce taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, bu doğrultuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor tanzim ettirilmiş, alınan raporda da belirtildiği üzere karışık endüstriyel atık suların bitkilere zarar vererek kuruttuğu, Barakfakih Sanayi Bölgesinde faaaliyet gösetren işletmelerin izin verilen debi dışında atıksu deşarjı yapmaları asli kusur olup, işletmelerden kaynaklanan fazla atıksu deşarjlarını kontrol altına tutmakla ve yetersiz olan atıksu toplanma hatlarıyla terfi pompaları içn gerekli önlemleri zamanında almadığı için dolaylı olarak S.S. Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifinin kusurlu olduğu, BUSKİ Genel Müdürlüğünce işletmelerden kaynaklanan atıksuların, kooperatifin atıksu toplama kanalına iletmek için gerekli ve yeterli kanalizasyon sistemini sağladığından kusurlu olmadığı, ayrıca Cenup Kanalı bağlantılı olarak tarla için drenaj kanalları gerektiği gibi işlevini yerine getirerek arazi yüzeyinde biriken suları drene edemediği, yapılan incelemelerde arazi için drenaj kanallarının yetersiz ve bakımsız olmasından kaynaklandığı, Bursa İli Kestel İlçesi Serme Mahallesi, 361 parselde 2015 yılında 10.000 adet açık köklü armut, 3.000 adet açık köklü ayva, 2.000 adet açık köklü erik, 3.000 adet açık köklü elme, 2.000 adet açık köklü kiraz fidanlarının tamamının zarar görmüş olduğu toplam zararın 140.000,00 TL olarak hesaplandığı, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan süs eriği ve süs elma fidanları ile gül ağaçlarının sayısı ve gördüğü zarar miktarı konusunda kesin bir sonuca varılamadığı, kalan alanda sadece süs eriği ve süs elma fidanı yetiştiriciliği yapıldığının kabul edildiği takdirde maksimim zararun 29.430,00 TL, kalan alanda sadece gül fidanı yetiştiriciliği yapıldığı kabul edildiği takdirde maksimum 23.541,00 TL olarak hesaplandığı, dava konusu taşınmazda Barakfakih Sanayi Bölgesinde faliyet gösteren işletmelerden kaynaklanan evsel ve endüstriyel atıksuların 28.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda ve işbu raporda da ifade edilen fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkilerinden zarar gördüğü, dava konusu taşınmazda yağış olmayan dönemde evsel ve endüstriyel atıksularnı taşmasından; Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliğinin 41 inci maddesiyle BUSKİ ve kooperatif arasında yapılan 13.06.2011 tarihli protokolün 6.1.2 ve 11.1 maddelerine istinaden sorumluluğunda bulunan atık su toplama hatları ve terfi pompaları için gerekli önlemleri zamanında almadığından kooperatifin kusurlu olduğu, atıksu altyapı tesisleri yönetimi olan BUSKİ'ye ait, işletmelerden kaynaklanan evsel ve endüstriyel atıksuların deşarjı için yeterli kanalizasyon sistemi mevcut olduğundan dava konusu olayda BUSKİ'nin kusuru olmadığı rapor edilmiş, alınan raporlar bilimsel verilere uygun ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınmış, tüm bu nedenlerle meydana gelen zararda davalı BUSKİ Genel Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla BUSKİ'ye karşı açılan davanın reddine, davacının tarım arazisinde meydana gelen zararın davalının sorumluluğunda olan atık sulardan kaynaklandığı, tarım arazisindeki fidanların gelen atık suyun miktarı, yoğunluğu, içeriği dikkate alındığında fidanların başkaca bir etkenden zarar görmüş olamayacağı kabul edilerek zarardan sorumlu olan kurumun kooperatif olduğu kabul edilerek davacının talebiyle de bağlı kalınarak zarara ilişkin 30.05.2017 tarihli rapordaki hesaplamalar hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı BUSKİ’ye yönelik davanın reddine, davalı Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi yönünden kabulüne, 140.000,00 TL’nin, 5.000,00 TL'sinin faizsiz, 135.000,00 TL’sinin ise 01.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Buski vekili ve Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2020/1475 Esas, 2021/347 Karar sayılı kararıyla; davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 24.10.2022 tarihli ve 2021/16779 Esas, 2022/12868 Karar sayılı ilamı ile; "...Huzurdaki davada, dava konusu olay nedeniyle oluşan zararın davalılardan müşterek müteselsil tahsili talep edilmiştir. Bu durumda müşterek müteselsil sorumluluğu bulunduğu bildirilen davalı S.S. Yeşil Çevre Kooperatifinin müşterek müteselsil sorumluluğu bulunduğu iddia edilen davalı BUSKİ’nin sorumluluğu bulunmadığı yönündeki kararı temyiz yetkisi bulunduğu kabul edilmiştir. Mahkemece davacının taşınmazında ekili bulunan fidanların kimyasal atık içeren su baskını sonunda telef olması nedeniyle açtıkları davada mahkemece davalı BUSKİ’nin işletmelerden kaynaklanan evsel ve endüstriyel atıksu deşarjı için yeterli kanalizasyon sistemi mevcut olduğundan dava konusu olay nedeniyle kusuru bulunmadığı kabul edilmiştir. Ancak dava konusu bölgede bu tip su baskınlarının olduğu, başkaca tarla sahipleri tarafından da davalar açıldığı, söz konusu dosyalarda İlk Derece Mahkemelerince verilen kararların Bölge Adliye Mahkemelerince incelendiği ve Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararların temyizi üzerine Dairemizce 2021/733, 2021/751, 2021/758 Esas sayılı dosyalarından temyiz incelemesi yapıldığı görülmüştür. Huzurdaki dosya ve anılan Dairemiz dosyalarında bulunan bilirkişi raporlarından bölgenin özelliklerinin, BUSKİ ve arıtma tesisinin sorumluluğunda olan boru hatları, arıtma tesisi, BUSKİ tarafından oluşturulmuş terfi istasyonlarının incelendiği, boru hatlarının taşıyabileceği atıksu kapasitesi, terfi merkezinin pompalama kapasitesi, arıtma tesisinin kapasitesinin belirlendiği ve mevcut atıksu hatlarına BUSKİ tarafından ayrı bir yağmursuyu toplama hattı yapılmamış olması nedeniyle yağışlı dönemlerde temiz su karıştığı böyle dönemlerde atıksu kanallarına daha fazla yüklenme olması ve su baskınlarının daha sık görülmesi daha kuvvetle muhtemel olmasına rağmen, atıksu taşıma hatlarının kapasitesinin mevcut haliyle dahi yetersiz olduğu, atıksuyun yağışlı dönemler dışında da taşmasının mümkün olduğu belirlenmiştir. Nitekim çevrede BUSKİ’nin bu baskınlar sonrası yaptığı atıksu hat çalışmalarının ardından kimyasal atık içeren su baskınlarının durduğu da görülmektedir. Bu durumda davacının zararına katkı eden eylemlerden biri de BUSKİ’nin yeterli atıksu hattı yapmaması olup bu haliyle davalı BUSKİ’nin de zarardan müteselsil sorumlu olduğu kabul edilmelidir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu bölgede su baskınlarının olduğu, başka tarla sahipleri tarafından da davalar açıldığı, bölgenin özelliklerinin, BUSKİ ve arıtma tesisinin sorumluluğunda olan boru hatları, arıtma tesisi, BUSKİ tarafından oluşturulmuş terfi istasyonlarının incelendiği, boru hatlarının taşıyabileceği atıksu kapasitesi, terfi merkezinin pompalama kapasitesi, arıtma tesisinin kapasitesinin belirlendiği ve mevcut atıksu hatlarına BUSKİ tarafından ayrı bir yağmursuyu toplama hattı yapılmamış olması nedeniyle yağışlı dönemlerde temiz su karıştığı böyle dönemlerde atıksu kanallarına daha fazla yüklenme olması ve su baskınlarının daha sık görülmesi daha kuvvetle muhtemel olmasına rağmen, atıksu taşıma hatlarının kapasitesinin mevcut haliyle dahi yetersiz olduğu, atık suyun yağışlı dönemler dışında da taşmasının mümkün olduğu. nitekim çevrede BUSKİ’nin bu baskınlar sonrası yaptığı atık su hat çalışmalarının ardından kimyasal atık içeren su baskınlarının durduğunun da görüldüğü, bu durumda davacının zararına katkı eden eylemlerden birisinin de BUSKİ’nin yeterli atıksu hattı yapmaması olup bu haliyle davalı BUSKİ’nin de zarardan müteselsil sorumlu olduğu, davacının tarım arazisinde meydana gelen zararın davalıların sorumluluğunda olan atık sulardan kaynaklandığı, tarım arazisindeki fidanların gelen atık suyun miktarı, yoğunluğu, içeriği dikkate alındığında fidanların başkaca bir etkenden zarar görmüş olamayacağı kabul edilerek zarardan davalıların sorumlu oldukları" gerekçesiyle davanın kabulü ile 140.000,00 TL'nin 5.000,00 TL'nin faizsiz 135.000,00 TL'nin ise 01.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Buski vekili ve Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı BUSKİ vekili temyiz dilekçesinde; BUSKİ kanallarında atık su bulunmaması, baskının sebebinin atık su olması, atıksu hatlarından davalı kooperatifin sorumlu bulunması nedeniyle Buski'nin zarardan sorumluluğu bulunmadığını, yağmur sularının kanalizasyona girmesi için sebep bulunmadığını, zararın sorumluğunun Devlet Su İşleri ve Karayolları Genel Müdürlüğü'nde de olduğunu, zarardan sorumluluğu bulunan kooperatifin idarenin bünyesinde olmadığını, davacının zarara ilişkin sunduğu faturaların zararı ispatlamaktan uzak olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın davaya konu olayda kirlendiğine, kalıcı etkiye maruz kaldığına dair bilimsel bir analiz bulunmadığını, zarar ile davalıların kusuru arasında illiyetin kurulamadığını, zararın başka kirleticilerden de kaynaklanmış olabileceğini, terfi merkezi ve arıtma tesisinin yeterli olduğunu, Buski'nin temiz su için ayrı bir kolektör hattı yapmaması kolektör hatlarının hem yağmur suları hem de işletmelerin atık suyunu taşımaya yetmemesi sebebiyle zarar oluştuğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, arazinin yapısının su baskını olmasına müsait olduğunu, bu hususun gözden kaçırılmaması gerektiğini, kusurun BUSKİ'de olduğunu ve yeni hatların yapılmasının ardından su baskınlarının durduğunu, zararın varsayımsal olarak yapıldığını, varsayımsal hesabı kabul etmediklerini, ıslah edilen miktarın zamanaşamına uğradığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının taşınmazına su basması nedeniyle doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı SS Yeşil Çevre Arıtma Tesisi İşletme Kooperatifi vekili ve Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.