7. Ceza Dairesi 2025/1539 E. , 2025/5663 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/3623 D.İş Kabahatli hakkında, 5549 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 570.346,78 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Gaziantep 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/7204 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Gaziantep 3. Sulh Ceza Hâ…
**7. Ceza Dairesi 2025/1539 E. , 2025/5663 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/3623 D.İş Kabahatli hakkında, 5549 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 570.346,78 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Gaziantep 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/7204 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Gaziantep 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.09.2021 tarihli ve 2021/3623 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 06.03.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/31997 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/31997 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, 25/10/2020 tarihinde uçak ile Tokyo’dan İstanbul'a aktarmalı olarak yolculuk yapan kabahatlinin, uçağın Gaziantep Havalimanına iniş yapması üzerine, gümrüğe tabi olmayan eşyaları bulunan yolcuların yurda girişte kullandığı yeşil hattan geçişi sırasında yapılan incelemede toplam 74.204.000 ( yetmişdörtmilyonikiyüzdörtbin) Japon yeni ele geçirilmesine istinaden anılan Kurum tarafından 5549 sayılı Kanun'un 16/2. maddesi uyarınca ele geçirilen değerin onda biri kadar idari para cezası uygulandığı anlaşılmış ise de, 1- Dosyanın tetkikinde kabahatliye 5549 sayılı Kanun'un 16/2. maddesine muhalefet kabahati nedeniyle idarî para cezası uygulandığı, bu kabahati düzenleyen 16. maddenin birinci fıkrasındaki düzenlemenin "Türk parası, döviz veya bunlarla ödemeyi sağlayan belgeleri yurt dışına çıkaran veya yurda getiren yolcular, gümrük idaresinin talebi üzerine bunlarla ilgili olarak tam ve doğru açıklama yapmakla mükelleftir." şeklinde olduğu, bu mükellefiyete aykırılığın yaptırımının ise aynı maddenin ikinci fıkrasında “Yetkililerce talep edildiği halde herhangi bir açıklama yapılmaması veya yanlış ya da yanıltıcı açıklama yapılması halinde, yolcu beraberindeki değerler gümrük idaresi tarafından muhafaza altına alınır. Gümrük idaresince, açıklamada bulunmayan yolculara taşıdıkları değerin, tutar konusunda gerçeğe aykırı açıklamada bulunan yolculara ise taşıdıkları değer ile açıkladıkları değer arasındaki farkın onda biri kadar idarî para cezası kesilir. Ayrıca durum şüpheli sayılarak Başkanlığa bildirilmekle birlikte ilgili diğer mercilere de intikal ettirilir. Binbeşyüz Yeni Türk Lirasına kadar olan farklar için bu fıkra hükmü uygulanmaz.'' şeklinde düzenlendiği, bu düzenlemelere göre de atılı kabahatin oluşabilmesi için öncelikle idare tarafından kabahatliden para ile ilgili açıklama talep edilmesi buna rağmen kabahatlinin açıklama yapmaması ya da yanlış-yanıltıcı açıklama yapılması gerekeceği, somut olayda ise her ne kadar tutanakta aramadan önce kabahatliden gümrüğe tabi eşya beyanı olup olmadığının sorulduğu, kabahatlinin ise beyanının olmadığını belirttiği yazılmış ise de, bu talebin paraya ilişkin olmadığının anlaşıldığı, sonrasında da paraya yönelik bir açıklama talep edilmeden, bagajında yapılan aramada 74.204.000 Japon Yeni bulunduğu, ayrıca nakit beyan formu ya da nakit açıklama tutanağı düzenlenmediği, buna karşılık tutanağa göre kabahatliden açıklama istendiği ve kabahatli tarafından da gerekli açıklamanın yapıldığı, bu itibarla kabahatin oluşmayacağı gözetilmeden, 2- Kabule göre de, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un yukarıda belirtilen 16/2. maddesi ile 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, “Fiil, 1 inci maddede yazılı kıymetlerin izinsiz olarak yurttan çıkarılması veya yurda sokulması mahiyetinde ise 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre suç veya kabahat oluşturmadığı takdirde kişi; eşya ve kıymetlerin rayiç bedeli kadar, teşebbüs halinde bu bedelin yarısı kadar idarî para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu`nun 15.maddesinde yer alan ''Bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idari para cezası öngörülmüşse, en ağır idari para cezası verilir.'' şeklindeki düzenlenmeler karşısında fikri içtima kuralı uyarınca, kabahat teşkil eden eylem karşılığında en ağır idari para cezası olarak 1567 sayılı Kanun’un 3. maddesi uygulanması gerektiği gözetilmeden, Merciince itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) numaralı istem yönünden yapılan değerlendirmede; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gaziantep 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.09.2021 tarihli ve 2021/3623 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, kabahatli hakkında 27.10.2020 tarihli ve 20271100CK000065 sayılı idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan idari para cezasının İPTALİNE, Bozma gerekçesine göre kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.